HÜKÜMET KENDİ KENDİNE ÇELME TAKMIŞTIR
HSYK’nın ancak üyelerinin tamamının katılımı ile toplantı yapabildiğini, bakanlık müsteşarının da HSYK’nın tabi üyesi olduğunu hatırlatan Veli Tolu, “Yani Adalet Bakanlığı müsteşarı toplantıya girmeseydi, HSYK toplantı yapamaz ve Erzurum savcılarının yetkilerini kaldıramazdı” diye konuştu. Sorulması gereken sorunun, ‘Adalet Bakanlığı müsteşarının toplantıya neden gittiği ya da toplantıya katılmasını kimlerin istediği’ olduğunu ifade eden Veli Tolu, hükümeti bu konuda millete inandırıcı bir açıklama yapmaya çağırdı. Tolu, Başbakan Yardımcısı ve Adalet Bakanı’nın bu konuda yaptıkları açıklamaların tatminden uzak, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen siyasi değerlendirmeler olduğunu da aktardı ve ekledi: “Gördüğümüz kadarıyla yapılmak istenen şey, yeni bir gerilim ve bu gerilimden siyasi rant elde etmektir. Çünkü iktidar partisi kendi kendine çelme takıp sonra beni kim düşürdü diye çevresine saldırmayı bir alışkanlık haline getirmiştir.” Müsteşarın bu toplantıya Adalet Bakanının bilgisi dışında katılmasının mümkün olmayacağını ifade eden Tolu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i görevden alması gerektiğini belirtti. Tolu, “Eğer müsteşar bu toplantıya kendi kafasına göre gitmişse bu durum Adalet Bakanının kendi müsteşarına söz geçiremediği anlamına gelir ki bu milleten aldığı 15 milyon oya büyük saygısızlık demektir” ifadesini kullandı.
HUKUK ADAMLARININ POLİTİZE OLMASI KAYGILANDIRICI
İktidar partisinin uzunca bir süredir medya ve sivil toplum örgütleri üzerinden siyaset yapmaya başladığını da dile getiren Veli Tolu, “Bizi en çok kaygılandıran ise hukuk adamlarının politize olmasıdır. Çünkü avukatların cübbelerini giyerek politika yaptığı yerde hukuk iflas eder. Usule bakmadan neticeyi alkışlamak adaletin değil intikam duygularının hâkim olduğu bir ortam meydana getirir. Kısa süre önce “halkın avukatları platformu” adı ile ortaya çıkan ve iyi niyetli olduklarına inandığımız bir grup arkadaşımız maalesef AKP’nin avukatlığını yapma yolunu seçmişlerdir” ifadelerini kullandı.
Siyasi alanda faaliyet gösteren bu hukukçular için, “Madem siyasi alanda faaliyet yapmayı tercih etmişlerdir. Öyleyse siyasetin, yani bizim de muhatabımızdır” diyen Veli Tolu, bugüne kadar AKP yetkililerinden cevap alamadıkları sorulara kendilerinden cevap isteme hakları olduğunu belirtti. Saadet Partisi olarak demokratik sürece yapılacak her türlü plan ve müdahaleye karşı olduklarını defalarca deklare ettiklerini anlatan Veli Tolu, “Sevgili meslektaşlarımız da ortaya çıkan darbe planları ile ilgili çok güzel tepkiler gösterdiler. Biz de bu tepkileri aynen paylaşmakla beraber, eldiven, sarıkız, ay ışığı ve balyoz gibi planlara karşı daha şiddetli tepki göstermeye devam ediyoruz. İcraata geçmeyen bu planlarla ilgili demokratik tepkisini ortaya koyan arkadaşlarımız sivil hayata fiilen müdahale eden 12 Eylül darbecileri, 28 Şubat zorbaları ve 27 Nisan cuntacıları hakkında acaba neden tek kelime söz söylemiyorlar. Demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü koruma kaygısı sadece iktidarın belirlediği alanla mı sınırlıdır? İktidarın kavgaya dönüştürmediği hiçbir konu sizin için savunulmaya değmez mi? Ve neden kendi ayağına çelme takan iktidar partisini savunmak zorundasınız? HSYK kararını eleştiren arkadaşlarımız Adalet Bakanlığı müsteşarının toplantıya katılmak suretiyle karar aldırmasına neden sessiz kalmışlardır? Şemdinli soruşturmasında askerin derin devlet ilişkisini ortaya çıkardığı için, meslekten haksız yere atılan Ferhat Sarıkaya’nın hakkını savunmak için ne yapılmıştır?” diye sordu.
İYİ NİYETLERİNDEN ŞÜPHEM YOK AMA BU YETERLİ DEĞİL
Demokratik tavır adına medeni cesaret gösteren bu avukatların mesleklerinde başarılı olduğunu, pek çoğunu şahsen tanıdığını ve sevdiğini, iyi niyetlerinden de asla şüphe etmediğini dile getiren Veli Tolu, “Ancak iyi niyet tek başına çözüm değildir.
Meslektaşlarımız eğer bu sorulara cevap bulabiliyorlarsa kendilerini siyaset arenasında görmek isteriz. Yok, bu soruların cevabını veremiyorlarsa bıraksınlar bu sorulara AKP yöneticileri cevap versin” değerlendirmesinde bulundu.