Keçeden tesbih yapıldı

Yünün ya da kılın su ve sabunla çiğnenip dövülerek liflerin birbirine kaynaştırılmasıyla elde edilen ve örtü, yaygı, çadır ya da giysi yapmada kullanılan bir tür kaba kumaş olarak tanımlanan keçeden bu kez tespih de yapıldı

Eski zamanlardan beri Anadolu ve özellikle Orta Asya’da giysi, ayakkabı, ev eşyaları, çadır kaplaması dâhil her şey keçeden yapılırdı. Günümüzde de değişik yerlerde keçeden aksesuar ve süs eşyaları yapmak moda oldu. Keçeden yapılan giysi ve süs eşyaları büyük rağbet görüyor. Sergilerle unutulmuş el sanatları gün yüzüne çıkıyor. Keçeden yapılan eserler, Hz. Mevlana’nın 740. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri etkinlikleri kapsamında Mevlana Kültür Merkezi'nde yerli ve yabancı konukların beğenisine sunuldu. Kübra Berberoğlu, “Unutulmuş el sanatlarından olan keçe nakışının gelecek kuşaklara aktarılması noktasında bu serginin çok önemli olduğunu söyledi. Bazı ülkelerde keçe festivali düzenleniyor. Festival ustaların ürünlerini tanıtmalarına ve siparişler verecek müşterileri, keçe üretim sanatını öğrenmek isteyen öğrencileri bulmalarına imkan veriyor. Mevlana'yı anma etkinlikleri kapsamında biz de eserlerimizi sergileme fırsatı buluyoruz. Ham maddemiz koyun yünü. Klasik keçeyi modern hale getirdik. Keçeden akla gelebilecek herşeyi üretiyoruz. Keçe mamullerinin moda olduğu söylemek, yalnızca milyonlarca nüfuslu büyük kentler için geçerli olur. Çünkü büyük kentlerde keçe unutuldu. Kırsalda keçe az da olsa ilgi görüyor. İlk olarak semazen sikkesi yaparak başladık. Ardından çeşitlilik arttı. Keçeden toka, tesbih, sikke, kıyfat de yapıyoruz. Avrupalılar tarafından keçe büyük beğeni topluyor. Keçeden yapılan kepenekler halkı soğuktan koruyordu. Fabrikasyon ürünler keçenin belini büktü. Keçe radyosyonu da önlüyor” dedi. Keçenin tarihsel geçmişinden de bahseden Berberoğlu, “Keçenin geçmişi milattan önceki yüzyıllara dayanmakta. Koyun ve keçinin olduğu her coğrafyada yapılan kazılarda keçe buluntularına rastlanmış. Yündeki keçeleşme, dokuma ve giyim endüstrisinde, liflerin bir kusuru, bir sorun olarak görülmüş ve önlenmesi için çeşitli yöntemler geliştirilmiş. Oysa göçerler, yünün bu özelliğinden yararlanmış, üretimi oldukça zahmetli olan ve beceri gerektiren keçeyi üretirken üzerine yaptıkları motiflerle duygu ve düşüncelerini aktarmışlar ve bu ürünleri birer sanat yapıtına dönüştürmüşler. Şehirleşme ile birlikte değişen koşullarla kaybolmaya yüz tutan, günümüzde çeşitli etkinliklerle yeniden gündeme gelen keçe, unutulan geleneksel el sanatlarımızdan sadece biri” diye konuştu.

KERİM ATICI

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri