Allah’ın ve Resulu’nun Selam ve Bereketi Üzerinize Olsun Ey Hane Halkı!
"Harabat ehlini hor görme zakir, defineye malik viraneler var."
Ne güzel ifade etmiş Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri. Gerçek hayatta da zaten define avcıları genelde harabeleri mesken tutmaz mı?
Hazine deyince insanoğlu genelde, para, altın vs. algılamıştır. Bunun yegane sebebi ise , dünya hayatının geçimlik derdi veyahut tatmin olmaz isteklerin hedefe ulaştırılabilmesi içindir.
Asıl olan ahiret yurdu da, tıpkı dünya kazancın da olduğu gibi bir efora bir gayrete ihtiyaç duyar.
"Zorlaştırmayın kolaylaştırın" hadisi şerifi bizlere bu güne dek hep zor gibi görünen bu hazırlığın aslında , sanıldığı kadar zor olmadığını korkutmayın sevdirin, hitabınca da , yine sanıldığı üzere korkunun kalmayacağını açıkça belirtiyor.
**
Hiç şüphem yok ki; şu an sadece yanlış yönlendirildiği veya yanlış anlatıldığı için yüce Rabbimizin sonsuz merhametini ve latifliğini göremeyen sayısız insan var yeryüzünde. Rahmet elçisi sevgili peygamberimiz Muhammed Sav. Ayrım yapmadan tamamen şevkatle insanlara kucak açmıştır. Hatta bu konuda biraz ileri gittiğin de Rabbimiz şu ayetle cevap veriyor Resulune ve bizlere ‘’ Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz."
**
İşte farkında olmadan çoğu kez eleştirdiğimiz , neden ikna olmazsınız diye kendimizi yıprattığımız, aylarca günlerce anlatıldığı halde kalbi mütmain olmayan insanlara çokça üzüldüğümüz de bu ayet imdadımıza yetişmekte. Hatta yine zahiri haline bakıp öfkelendiğimiz de kullandığımız bir kelime ‘Allah sana hidayet versin..."
Hani Allah dilemeden hiçbirşey omazdı? Neden karışırız ki her nefsimiz kabardığın da ? kaderimi değiştirebileceğiz? Tabiki idrak zayıflığı, neyse bu konu uzar gider ve çok derin bir anlatım ister inşallah idrakımız açılırsa ilerde anlatırız.
Biz yine konumuza dönelim. Niyetimiz hazine bulmak..
**
Peki hangi hazine bizi mutlu eder ve yol gösterir? Tabiki SEVGİ! Yüce Allah; MERHAMETİM GAZABIMI GEÇMİŞTİR buyurmakta . Merhamet duygusu sevgiden ileri gelmiyor mu ? Sevgi içimizde var , işte onu gün yüzüne çıkarabilmek için birazcık merhamete ve idraka ihtiyaç duyarız.
İçimizdeki o sevgi hazinesine ulaştığımızda, o ana kadar gözümüzü perdeleyen her ne varsa ortadan kalkacaktır. İşte o an gönül gözümüz açılmış ve artık dünya hayatında ikinci bir göze sahip our ve başkalarının görmediklerini görür oluruz.
**
Hadis-i Kudsi'de Allah Teâlâ "Kulumu sevince gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olurum. Artık o benimle duyar, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür." buyurmaktadır. Bu vasfa eren bir insan dünyada kendine hiçbir şeyi dert görmez, tam aksine Allah’ın bir lütfu görür ve mutlu olur.
**
Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim de , kendisini çokça zikretmemizi emrediyor . Zikir kelime manası ile anmak hatırlamak deyilmiy di ? Bizleri yokken var eden Rabbimizi zikretmek uzak tutmak için binbir çaba harcayan iblisin askerleri olsa da çevremiz de, biz yüzümüzü çevirmediğimiz müddetçe, mutlak hedefe ulaşırız.
Zaten bu konuda da Ankebut suresinin şu ayeti bizim sığınağımız "Bizim yolumuzda cihad edenlere, yollarımızı kolaylaştırırız" Böyle Allah sevilmez mi? Her zorlukla beraber bir kolaylık var diyen ve her daim bize bizden daha yakın olan Allah’ımıza sonsuz hamd olsun..
**
İşte sevgi büyük bir hazine ki o hazineye malik olan mutlak idrakıyla gerek dünya gerek ahiret yurdunda mutluluğu kazanmıştır. Peygamberimizin şu hadisiyle yine sözümüzü bitirelim
"Her geceniz kadir , her gününüz bayram olsun" inşallah..