Kavuneker: Bu şartlarda tarımın devam etmesi çok zor

Artan girdi maliyetleri, yüksek mazot ve gübre fiyatları ile beklentilerin altında kalan ürün alım fiyatları çiftçiyi üretime küstürme noktasına getirdi. Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, "Bu şartlarda tarımın devam etmesi çok zor" dedi.

Hasat döneminin sonuna gelinmesiyle birlikte tarım sektöründeki acı tablo bir kez daha gözler önüne serildi. Mazot ve gübre fiyatlarındaki kesintisiz artışlar ile ürün fiyatlarının maliyetleri karşılamaması, üreticiyi borç sarmalına itti. Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, çiftçinin içinde bulunduğu zorlu süreci ve tarım sektörünün geleceğini tehdit eden tehlikeleri detaylarıyla değerlendirdi.

'ÇİFTÇİ BORCUNU ÖDEYEMEDİ, DESTEKLER ZAMANINDA VERİLMELİ'

Çiftçinin hasadı yeni bitirdiğini ve önümüzdeki dönem için toprak hazırlığına henüz başlamadığını ifade eden Rıfat Kavuneker, mevcut ekonomik şartlarda üretim yapmanın imkânsız hale geldiğini vurguladı. Kavuneker, "Çiftçi şu anda hasadını yeni bitirdi. Henüz önümüzdeki sezonun ekim hazırlıklarına başlamadı ancak bu şartlarda tarımın devam etmesi biraz zor. Şöyle ki; mazot yükseliyor, gübre yükseliyor. Malum ürün fiyatları da çiftçinin isteğinin ve beklentisinin altında kaldı. Üretici, borcunu ödeyemedi. Geçtiğimiz dönemde mazotunu litre hesabı borçlanarak almıştı; çünkü Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ödemeleri yeni yeni yapıyor. Çiftçi bu yıl beklediği verimi ve karşılığı alamadığı için geçmiş yıldan kalan borçlarını kapatmakta büyük zorluk çekiyor. Çiftçi borcunu ödeyemedi, destekler zamanında verilmeli. Önümüzdeki ay itibarıyla mazot ve gübre desteklerinin mutlaka verilmesi gerekiyor. Çiftçinin toprağını hazırlayabilmesi için en azından ilk etapta mazot desteğinin, hemen ardından da gübre ve tohum desteklerinin yatırılması şart. Aksi takdirde çiftçi bu ağır yükün altından çok zor kalkar. Ürün fiyatlarında bir miktar yükselme var gibi görünse de çiftçinin elinde mahsul kalmadı, malını çoktan sattı. Dolayısıyla üretici çok sıkıntılı bir dönem yaşıyor" ifadelerini kullandı.

'ÇİFTÇİ ZARARDAN ZARAR EDİYOR'

Sektörde yaşanan kayıpların boyutuna değinen Karatay Ziraat Odası Başkanı Kavuneker, çiftçinin "kârdan zarar" değil, doğrudan "zarardan zarar" ettiğinin altını çizdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ile verilen zam oranları arasındaki uçuruma işaret eden Kavuneker, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: "TÜİK’in resmi verilerine göre Türkiye’deki tarımsal girdi enflasyonu yüzde 33 seviyesinde. Buna karşılık hükümetin ürüne verdiği zam oranı yüzde 22’de kaldı. Bu şartlar altında bir çiftçinin para kazanması, çarkı döndürmesi mümkün müdür? Üstelik mazot ve gübre fiyatları durmak bilmeden sürekli yükseliyor. Önümüzde Ağustos ayı var, Eylül ayı itibarıyla yeni sezon hazırlıkları başlayacak. Hasatlar tam bitmeden Ekim ayı ekim dönemi gelecek. Çiftçi yeniden masraf yapmaya başlayacak. Bu yüzden destekleme modelinin yükseltilmesi kadar, desteklerin ödeme zamanı da doğru ayarlanmalı. Eylül ayında mazot, Ekim ayında tohum ve gübre, bahar aylarında ise gübre ve ilaç destekleri zamanında ödenmeli ki çiftçi tüccara, vadeli alımlara mahkûm olup daha da zorlanmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız ek birim desteği verileceğini söyledi. Bu destekler mazot ve gübre fiyatları daha da katlanmadan bir an önce açıklanıp ödenirse, çiftçi hiç değilse önümüzdeki sezonun girdilerini şimdiden tedarik edebilir."

'ÖNLEM ALINMAZSA TARIM TEKELLEŞİR, GIDA ENFLASYONU PATLAR'

Girdi maliyetleri karşısında ezilen küçük çiftçinin üretimden çekilme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Rıfat Kavuneker, "Eğer acil önlemler alınmazsa; küçük çiftçi, borçlu çiftçi sahadan çekilmek zorunda kalır. Saha tamamen büyük sermaye sahiplerine kalır ki bu da tarımın tekelleşmesine neden olur. Tarım tekelleşirse ne olur? Büyük şirketler ürünü kaldırır, deposuna koyar. Ne zaman piyasada fiyat yükselirse, ne zaman para ederse ürününü o zaman piyasaya sürer. Zamanında satmaz, pahalanmasını bekler. Ürün pahalı olunca da bu doğrudan gıda enflasyonuna yansır, mutfaktaki yangın büyür. Sanayide küçük işletmeleri nasıl ayakta tutmaya çalışıyorsak, tarımda ve hayvancılıkta da küçük aile işletmelerini mutlaka ayakta tutmalıyız. Bugün borsa başkanları, sanayiciler çıkıp 'Yağış çoktu, çiftçinin maliyeti düşüktü' diye ahkam kesiyor. Kimse sahaya inip çiftçiye, çobana 'Senin derdin ne, girdi maliyetin ne kadar, sulama elektriğine ne ödedin?' diye sormuyor. Oturdukları yerden konuşuyorlar. Bu, çiftçi için çok büyük bir sıkıntıdır. Daha yeni buğday çıkmadan, un ve fırın işlemleri tamamlanmadan una ve ekmeğe zam geldi. Konya'da ekmek 13 liradan 16 liraya yükseldi. Sanayici ve tüccar istediği zaman zammını alıyor ama tarımsal üretici ürününü maliyetinin altına satmak zorunda kalıyor" şeklinde konuştu.

'TMO İYİ ÇALIŞTI AMA VADE UZUN OLUNCA ÜRETİCİ TÜCCARA MAHKÛM OLDU'

Buğday ve arpa piyasasındaki son durumu da aktaran Kavuneker, alım fiyatları ve ödeme vadeleri hakkında bilgi verdi. Kavuneker, "Resmi olarak açıklanan alım fiyatları buğdayda 16 bin 750 lira, arpada ise 13 bin 250 lira olarak belirlendi. Dağlık kesimlerimiz olan Beyşehir, Seydişehir gibi yüksek bölgeler dışında ovada biçerdöverler işini bitirdi, hasat hemen hemen tamamlandı. Hükümet tarafında Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bu süreçte randevu ve alım noktasında elinden geleni yaptı, iyi çalıştı. Ancak ödeme vadesinin 21 günü bulması, acil nakit ihtiyacı ve borcu olan çiftçiyi tüccara yöneltti. Bıçağın kemiğe dayandığı noktada çiftçimiz mecburen arpasını, buğdayını tüccara 9-10 bin lira gibi düşük fiyatlardan peşin satmak zorunda kaldı. Ödenen destekler de 6 ay, 1 yıl sonra yatınca enflasyon karşısında eriyip gidiyor" dedi.

'TARIM, SAVUNMA SANAYİİ KADAR STRATEJİKTİR'

Girdi maliyetlerinin dünya standartlarına çekilmesi gerektiğini söyleyen Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: "Tarım asla göz ardı edilecek bir sektör değildir. Bugün Türkiye'nin en kritik, en stratejik sektörlerinin başında geliyor. Biz ülke olarak sağlıkta, ulaşımda, savunma sanayiinde nasıl büyük aşamalar kaydettiysek ve bu alanlara önem verdiysek, aynı önceliği ve hassasiyeti tarıma da göstermek zorundayız. Türk çiftçisinin dünya çiftçisiyle rekabet edebilmesi, üretime devam edebilmesi ve ülkesini doyurabilmesi için girdi maliyetlerinin acilen düşürülmesi şarttır."


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Konya Haberleri