Katsayıda hukuk çiğnendi

Katsayı adaletsizliğini kaldıran kararın Danıştay tarafından durdurulmasına sivil toplum kuruluşları tepki gösterdi. STK temsilcileri, kararın hukuka aykırı olduğunu vurguladı. TİMAV, kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyabileceğinin sinyalini ver

ANAYASAL EŞİTLİK İLKESİ İHLAL EDİLDİ

Danıştay’ın kararının hukuk adına şaşkınlık yaşattığını kaydeden Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı Ecevit Öksüz, “Yürütmenin durdurulmasıyla ilgili gerekçe incelendiğinde davanın bir anlamda esastan çözümlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum da açıkça hukuka aykırıdır” değerlendirmesini yaptı. Öksüz, gerekçenin bizatihi kendisinin anayasal eşitlik ilkesini ihlal ettiğini vurguladı.
ÇOCUKLARIN HAKLARI ELLERİNDEN ALINDI
Kararla ilgili olarak hukuki yollara müracaat edeceklerini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne müracaatı değerlendireceklerini dile getiren Öksüz, bu kararın hukuki geçerliliği tartışmalı bir statü farklılığına dayanarak çocukların geleceğine yön verme haklarını ellerinden aldığını bildirdi. Öksüz, “Bu çocuklar istedikleri okullara girdiklerinde kimin ne gibi bir zararı olacaktır merak etmekteyiz” dedi.
ÖĞRENCİLERİ BAYRAMDA AĞLATTILAR
Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi de, Danıştay’ın kararının sevinci hüzne dönüştürdüğünü dile getirdi. Selvi, “Meslek liseli öğrenciler bayrama ağlayarak girmiştir. Karara ÖSYM başkanı bile isyan etmiş, belirsizliğin sonlandırılmasını isteyerek, yetkilileri acilen bir düzenleme yapılması için uyarmıştır” dedi. Selvi, seçkincilerin hegomonyasından arındırılan katılımcı bir yönetimin önemine vurgu yaptı.
“BARO BU OLAYDA TARAF DEĞİLDİR”
Öte yandan bir grup öğrenci, katsayı farkını kaldıran kararı Zafer Alanı’nda protesto etti. Öğrenciler adına konuşan Yaşar Güner, “Siz kararı değil, bizim hayatımızı donduruyorsunuz” dedi. Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyesi Ali Eröz de, “İstanbul Barosu bu olayda taraf değildir. Danıştay da daha önce aldığı bir kararla yetkisizliğini ilan etmiştir. Yani şıracının şahidi bozacıdır” dedi.



Hukuk adına şaşkınlık

 TİMAV Genel Başkanı Ecevit Öksüz, katsayı farkını kaldıran kararın yürütmesinin durdurulmasıyla ilgili, davanın hiç esasa girmeden reddedileceğini umduklarını belirterek, ''Bu, bizim için büyük oranda hukuk adına şaşkınlık yaşamamıza sebep oldu'' dedi

Öksüz, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) olarak bu kararla ilgili hukuk komisyonlarıyla değerlendirme yapıp gerekli girişimlerde bulunacaklarını belirtti. Davayı açan İstanbul Barosu'nun böyle bir davayı açabilmek için taraf ehliyeti olmadığını düşündüklerini ifade eden Öksüz, şunları kaydetti: ''Biz, davanın bu nedenle hiç esasa girilmeden reddedileceğini umuyorduk. Hukukun temel prensipleri bunu gerektiriyor. Bu bizim için büyük oranda hukuk adına şaşkınlık yaşamamıza sebep oldu. Yürütmenin idari yargılama hukukunda durdurulması kurumu bir tedbirdir ve davanın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilemez. Oysa yürütmenin durdurulmasıyla ilgili gerekçe incelendiğinde davanın bir anlamda esastan çözümlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum da açıkça hukuka aykırıdır. Gerekçeye baktığımızda 'farklı hukuki statüdeki öğrencilerin aynı konumda değerlendirilmesi sonucu anayasal eşitlik kuralıyla çelişkili bir durum yaratıldığı, bu uygulamanın hukuksal statüsü farklı olanlarla eşit koşullara tabi kılınarak hak kaybı ve ihlaline sebep olacağı' iddiasının yer aldığı görülmektedir. Bu gerekçe kendisi bizatihi Anayasadaki eşitlik ilkesinin ihlalidir.'' 
''HUKUKİ STATÜSÜ FARKLI ÖĞRENCİ NE DEMEKTİR'' 
Öksüz, ''Hukuki statüsü farklı öğrenci'' ifadesine anlam veremediklerini belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü: ''Bu mantıkla yaklaşıldığında Anadolu Liseleri ile Fen Liseleri ve düz liselerin de farklı statülerde olduğunun kabulü gerekmez mi? Bu okullar için de üniversiteye giriş sisteminde ayrı statülerine göre katsayı belirlenmesi gerekmez mi? Meslek lisesi ayrımının yukarıda verdiğimiz örnekte olduğu gibi Anadolu ve Fen Liseleri ayrımından hiçbir farkı yoktur. Meslek lisesinde okuyan çocukları belli bir dar alanda yüksek öğrenim görmeye mahkum eden anlayışın eşitlik ilkesinden dem vurarak sözde eşitliği korumak adına böyle bir hukuk garabetine imza atılmış olması son dönemde zaten tartışmaların odağındaki hukuk sistemimizin ve hukuk anlayışımızın geldiği nokta bakımından oldukça düşündürücü ve üzüntü vericidir. Biz de bu konuda gerek sivil toplum kuruluşu olarak gerekse bir veli olarak hukuki anlamda yapabileceğimiz girişimlerle ilgili hukukçulardan görüş alıyoruz. Bu çalışmanın sonucunda ortaya çıkacak hukuki yollara müracaat etme konusunda geri durmayacağız. Hatta konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne müracaat bağlamında yeniden değerlendireceğiz.'' Yürütmeyi durdurma kararının Anayasanın 42. Maddesi'ne açıkça aykırı olduğunu düşündüklerini söyleyen Öksüz, bu kararın hukuki geçerliliği tartışmalı bir statü farklılığına dayanarak çocukların geleceğine yön verme haklarını ellerinden aldığını savundu. Yürütmenin durdurulması kararının verilebilmesi için idari yargılama usul kanununun aradığı şartların mevcut olmadığını ileri süren Öksüz, açıklamasını şöyle tamamladı: ''Soyut olarak telafisi imkansız zararların doğacağından bahsediliyor. Buradaki zarardan kastedilen üniversite sınavına girecek bir kısım çocukların diledikleri okula girebilme adına verecekleri yarış mıdır, telafisi imkansız zarar. Bu çocuklar istedikleri okullara girdiklerinde kimin ne gibi bir zararı olacaktır merak etmekteyiz. Ülkemizin kalkınmasında, gelişmesinde ve uluslararası arenada daha itibarlı, daha başarılı ve daha önde yer alabilmesi millet olarak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluğu en derinden hisseden ve taşıyan insanlar arasında meslek liseleri ve imam hatip liseleri mezunları ve mensupları en ön sıralardadır.''

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri