KAMPANYALAR İNANDIRICI DEĞİL
Yaşanan ekonomik krizle birlikte yeni abone ve kullanıcı bulmakta zorlanan GSM bayileri ve bankalar, kaldırımlarda stant açmaya başladı. Önceleri insanların almak için uğraştığı telefon hatları ve kredi kartları şimdi vatandaşın ayağına getiriliyor. Bu duruma ise vatandaşlar temkinli yaklaşıyor. Vatandaşlar kriz yokken bu tür kampanyaların olmadığını belirterek, kriz döneminde kampanyaların yapıldığını bununda pek inandırıcı olmadığını dile getiriyor.
KALDIRIMLAR İNSANLARIN ÖZGÜR ALANI
Tüketici Hakları Uzmanı Kemal Özer ise, kaldırımlarda GSM hattı ve kredi kartı satışı yapılmasının suç olduğunu belirterek vatandaşların bu tür satış yapan stantları ilgili yerlere şikâyet edebileceklerini belirtti. Özer, kaldırımların insanların özgürce dolaştığı yerler olduğuna değinerek, sokaklarda ve kaldırımlarda ticari kazanç sağlayan hiçbir şeyin satılamayacağını söyledi.
Simit, GSM hattı, kredi kartı
GSM hattı satış standları, bankaların pazarlama elemanları ve simitçiler aynı kaldırımlarda….
Bir zamanlar sadece simitçilerin ve seyyar satıcıların olan kaldırımları, günümüzde bankaların kredi kartı, GSM operatörlerinin hat pazarlama elemanları paylaşıyor. Yeni abone ve kullanıcı bulmakta zorlanan GSM bayileri ve bankalar, simitçilerle, seyyar satıcılarla, dilencilerin durduğu kaldırımlarda stant açmaya başladı. Vatandaşlar ise kaldırımlarda simit, GSM hattı ve kredi kartı alma noktasında kararsız kalıyor.
NEREDEN NEREYE?
Eskiden simitçileri, seyyar satıcıları, dilencileri gördüğümüz kaldırımlara son yıllarda GSM bayileri ve kredi kartı stantlarını da görmek mümkün. Yaşanan krizle birlikte tüm sektörler ürün satışlarında müşteri bulmakta zorlanıyor. Özellikle, GSM operatörleri ve bankalar krizle birlikte yeni abone ve kullanıcı bulmakta zorlanıyor. Bu durum ise GSM şirketlerini ve bankaları simitçilerle, seyyar satıcılar ve dilencilerle aynı kaldırımlarda buluşturuyor. Önceleri insanların almak için uğraştığı telefon hatları ve kredi kartları şimdi vatandaşın ayağına getiriliyor. Kaldırımlarda yapılan satışlarda ise yeni aboneler bulmak için birçok kampanyada yapılıyor. Bu duruma ise vatandaşlar tepki gösteriyor. Vatandaşlar, şirketlerin ve bankaların kriz olmadan önce bu tür kampanyaların olmadığını belirtirken, kriz olduğu zaman kampanyaların başladığını bununda pek inandırıcı olmadığını dile getiriyor.
KELİME OYUNU YAPILIYOR
Uğur Tuna isimli vatandaş, kaldırımlarda yapılan bu tür satışların insanları kandırmaktan başka bir şey yapılmadığını dile getiriyor. Tuna, satışlarda yapılan kampanyalarla ile ilgili olarak ise şirketlerin kelime oyunu yaptıklarını belirtiyor. Tuna, yapılan kampanyaların hiçbir zaman gerçekleşmediğini aktararak, kampanyaların kriz döneminde ortaya atılmış söz oyunları olduğunu anlattı. Vatandaşta para varken kampanya olmadığını fakat para yokken kampanyaların başladığına vurgulayan Tuna, bu yüzden vatandaşlar kaldırımlarda yapılan satışlara çok fazla güvenmemesi gerektiğini söyledi.
Yasin Yıldırım adlı vatandaş ise, telefon hattı ve kredi kartı gibi satışların sokakta yapılmasının krizin büyüklüğünün işareti olduğunu açıkladı. Yıldırım, eskiden bankalara ve GSM bayilerine bireysel olarak başvurulduğunda birçok belgenin istendiğini anlatarak, şimdi ise kendilerinin bu tür ürünleri alması konusunda vatandaşın ayağına geldiklerini belirtti. Yıldırım, insanların zorla tüketime alıştırılmaya çalışıldığını belirterek, küresel ekonominin çirkin yüzünü her şartta gösterdiğinin bir işareti olduğunu ifade etti.
KALDIRIMLAR YAYALARINDIR!
Tüketici Hakları Uzmanı Kemal Özer ise, kaldırımlarda GSM hattı ve kredi kartı satışının yapılmasının suç olduğunu belirterek vatandaşların bu tür satış yapan stantları ilgili yerlere şikâyet edebileceklerini söyledi. Kaldırımların yayaların özgürce yürüdüğü bir yer olduğunu dile getiren Kemal Özer, bu yüzden kaldırımlarda ticari ve kazanç sağlayan hiçbir şeyin satılamayacağını ifade etti. Özer, İsteyen vatandaşların kredi kartı stantlarına karşı bankaları BDDK’ya şikâyet edebileceğini bildirdi. Özer, kaldırımlarda kredi kartı konusunda Bankacılık Denetleme Kurumu(BDDK)’nın yerel bazda denetiminin çok az olduğunu fakat bireysel yapılan şikâyetleri dikkate aldığını aktardı. Satışları yapanlara karşı belediyenin izin vermemesi gerektiğine dikkat çeken Özer, “Belediye bu satışlara izin veriyorsa suç işliyor. Çünkü bu satışlar doğrudan kapıdan satış muamelesi görüyor. İnsanların tüketim hakları vardır. İhtiyaç olmayan bir şeyi zorla bu tür yöntemlerle satılamaz. Özellikle GSM hattı ve kredi kartı gibi ürünler öyle ayaküstü karar verilecek şeyler değildir” diye konuştu. Özer özellikle bankaların tüketime özendirme noktasında kendi binalarının önünde bile kredi kartı satışı yapamayacağını da aktardı. Yapılan kampanyalara vatandaşların dikkatli olması gerektiğini anlatan Özer, kaldırımlarda alınan bi ürünün için 12–24 ay bedel ödenebileceğini belirterek, kampanya, promosyon, reklam indirimi gibi sözlerin eşittir yalan olduğunu belirtti. Sokaklarda seyyar satıcılara, dilencilere izin vermeyen belediye yetkililerinin güce tolerans göstermeden her türlü satışlara karşı izin vermemesi gerektiğine dikkat çekti. Bu noktada vatandaşları kaldırımlarda yapılan satışlara karşı şikâyet etmeye çağıran Özer, satışlara izin veren yetkilileri iç işleri bakanlığına şikâyet edebileceklerini söyledi.
HASAN AYHAN
KALDIRIMLAR İNSANLARIN ÖZGÜR ALANI
Tüketici Hakları Uzmanı Kemal Özer ise, kaldırımlarda GSM hattı ve kredi kartı satışı yapılmasının suç olduğunu belirterek vatandaşların bu tür satış yapan stantları ilgili yerlere şikâyet edebileceklerini belirtti. Özer, kaldırımların insanların özgürce dolaştığı yerler olduğuna değinerek, sokaklarda ve kaldırımlarda ticari kazanç sağlayan hiçbir şeyin satılamayacağını söyledi.
Simit, GSM hattı, kredi kartı
GSM hattı satış standları, bankaların pazarlama elemanları ve simitçiler aynı kaldırımlarda….
Bir zamanlar sadece simitçilerin ve seyyar satıcıların olan kaldırımları, günümüzde bankaların kredi kartı, GSM operatörlerinin hat pazarlama elemanları paylaşıyor. Yeni abone ve kullanıcı bulmakta zorlanan GSM bayileri ve bankalar, simitçilerle, seyyar satıcılarla, dilencilerin durduğu kaldırımlarda stant açmaya başladı. Vatandaşlar ise kaldırımlarda simit, GSM hattı ve kredi kartı alma noktasında kararsız kalıyor.
NEREDEN NEREYE?
Eskiden simitçileri, seyyar satıcıları, dilencileri gördüğümüz kaldırımlara son yıllarda GSM bayileri ve kredi kartı stantlarını da görmek mümkün. Yaşanan krizle birlikte tüm sektörler ürün satışlarında müşteri bulmakta zorlanıyor. Özellikle, GSM operatörleri ve bankalar krizle birlikte yeni abone ve kullanıcı bulmakta zorlanıyor. Bu durum ise GSM şirketlerini ve bankaları simitçilerle, seyyar satıcılar ve dilencilerle aynı kaldırımlarda buluşturuyor. Önceleri insanların almak için uğraştığı telefon hatları ve kredi kartları şimdi vatandaşın ayağına getiriliyor. Kaldırımlarda yapılan satışlarda ise yeni aboneler bulmak için birçok kampanyada yapılıyor. Bu duruma ise vatandaşlar tepki gösteriyor. Vatandaşlar, şirketlerin ve bankaların kriz olmadan önce bu tür kampanyaların olmadığını belirtirken, kriz olduğu zaman kampanyaların başladığını bununda pek inandırıcı olmadığını dile getiriyor.
KELİME OYUNU YAPILIYOR
Uğur Tuna isimli vatandaş, kaldırımlarda yapılan bu tür satışların insanları kandırmaktan başka bir şey yapılmadığını dile getiriyor. Tuna, satışlarda yapılan kampanyalarla ile ilgili olarak ise şirketlerin kelime oyunu yaptıklarını belirtiyor. Tuna, yapılan kampanyaların hiçbir zaman gerçekleşmediğini aktararak, kampanyaların kriz döneminde ortaya atılmış söz oyunları olduğunu anlattı. Vatandaşta para varken kampanya olmadığını fakat para yokken kampanyaların başladığına vurgulayan Tuna, bu yüzden vatandaşlar kaldırımlarda yapılan satışlara çok fazla güvenmemesi gerektiğini söyledi.
Yasin Yıldırım adlı vatandaş ise, telefon hattı ve kredi kartı gibi satışların sokakta yapılmasının krizin büyüklüğünün işareti olduğunu açıkladı. Yıldırım, eskiden bankalara ve GSM bayilerine bireysel olarak başvurulduğunda birçok belgenin istendiğini anlatarak, şimdi ise kendilerinin bu tür ürünleri alması konusunda vatandaşın ayağına geldiklerini belirtti. Yıldırım, insanların zorla tüketime alıştırılmaya çalışıldığını belirterek, küresel ekonominin çirkin yüzünü her şartta gösterdiğinin bir işareti olduğunu ifade etti.
KALDIRIMLAR YAYALARINDIR!
Tüketici Hakları Uzmanı Kemal Özer ise, kaldırımlarda GSM hattı ve kredi kartı satışının yapılmasının suç olduğunu belirterek vatandaşların bu tür satış yapan stantları ilgili yerlere şikâyet edebileceklerini söyledi. Kaldırımların yayaların özgürce yürüdüğü bir yer olduğunu dile getiren Kemal Özer, bu yüzden kaldırımlarda ticari ve kazanç sağlayan hiçbir şeyin satılamayacağını ifade etti. Özer, İsteyen vatandaşların kredi kartı stantlarına karşı bankaları BDDK’ya şikâyet edebileceğini bildirdi. Özer, kaldırımlarda kredi kartı konusunda Bankacılık Denetleme Kurumu(BDDK)’nın yerel bazda denetiminin çok az olduğunu fakat bireysel yapılan şikâyetleri dikkate aldığını aktardı. Satışları yapanlara karşı belediyenin izin vermemesi gerektiğine dikkat çeken Özer, “Belediye bu satışlara izin veriyorsa suç işliyor. Çünkü bu satışlar doğrudan kapıdan satış muamelesi görüyor. İnsanların tüketim hakları vardır. İhtiyaç olmayan bir şeyi zorla bu tür yöntemlerle satılamaz. Özellikle GSM hattı ve kredi kartı gibi ürünler öyle ayaküstü karar verilecek şeyler değildir” diye konuştu. Özer özellikle bankaların tüketime özendirme noktasında kendi binalarının önünde bile kredi kartı satışı yapamayacağını da aktardı. Yapılan kampanyalara vatandaşların dikkatli olması gerektiğini anlatan Özer, kaldırımlarda alınan bi ürünün için 12–24 ay bedel ödenebileceğini belirterek, kampanya, promosyon, reklam indirimi gibi sözlerin eşittir yalan olduğunu belirtti. Sokaklarda seyyar satıcılara, dilencilere izin vermeyen belediye yetkililerinin güce tolerans göstermeden her türlü satışlara karşı izin vermemesi gerektiğine dikkat çekti. Bu noktada vatandaşları kaldırımlarda yapılan satışlara karşı şikâyet etmeye çağıran Özer, satışlara izin veren yetkilileri iç işleri bakanlığına şikâyet edebileceklerini söyledi.
HASAN AYHAN