420 BİN ÖĞRENCİ BUGÜN KARNE ALACAK
2009-2010 eğitim-öğretim yılının sona ermesi nedeniyle Konya’da okul öncesi ilköğretim ve ortaöğretimdeki yaklaşık 420 bin öğrenci bugün karne heyecanı yaşayacak. Karneyle birlikte öğrenciler 3 aylık süreyle tatile girecek. Veliler ise çocuklarının karnelerine e-karne aracılığıyla ‘e-okul.meb.gov.tr/logineOkul.aspx’ adresine girerek bakabilecek.
2009-2010'U SORUNSUZ BİR ŞEKİLDE BİTİRDİK
2009-2010 eğitim-öğretim yılını sorunsuz bir şekilde tamamladıklarını ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, yıl içerisinde müfredatta belirtilenlerin yanı sıra öğrencilerde davranış bilincini de geliştirdiklerini söyledi. Karne zayıflarıyla ilgili velilere tavsiyede bulunan Şahin, çocuklara ceza verilmemesi gerektiğini vurguladı.
ÇOCUĞA CEZA YERİNE SEVGİ VERİLSİN
Karnenin bir değerlendirme sonucu olduğunu ve bu değerlendirmeyi de okul yönetiminin yaptığını hatırlatan SÜ Eğitimde Psikolojik Hizmetler Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Üre de bu nedenle anne-babalara çocuklarına karnelerinde zayıf olduğu gerekçesiyle ceza vermemesini önerdi. Üre, çocuğa geleceği açısından ceza yerine sevginin verilmesine dikkat çekti.
Karne dolayısıyla anne-babalara tavsiyede bulunan eğitimciler, zayıf karne dolayısıyla çocukların cezalandırılması yerine kendilerinin her şeyden daha çok sevildiğinin gösterilmesi gerektiğini aktardı.
Konya’da okul öncesi ilköğretim ve ortaöğretimdeki yaklaşık 420 bin öğrenci bugün karne heyecanı yaşayacak. 2009-2010 eğitim-öğretim yılı bugün itibariyle bitiyor. Karneyle birlikte öğrenciler 3 aylık, 20 bin öğretmende 2 aylık süreyle tatile girecek. Veliler ise çocuklarının karnelerine e-karne aracılığıyla bakabilecek. Veliler, ‘e-okul.meb.gov.tr/logineOkul.aspx’ adresine girerek açılan sayfadaki giriş kodu, kullanıcı adı ve şifre hanelerini doldurarak giriş yaparak, çocuklarının karnelerini görebilecek.
SORUNSUZ ŞEKİLDE EĞİTİMİ TAMAMLADIK
2009-2010 eğitim-öğretim yılını sorunsuz bir şekilde tamamladıklarını ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, yıl içerisinde müfredata uygun eğitim ve öğretim gerçekleştirilmesinin yanında öğrencilerde davranış bilincini de oluşturduklarını söyledi. Eğitim ve öğretimin başında belirledikleri planı olumsuzluklara meydan vermeyecek şekilde tamamladıklarını aktaran İl Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, “Kültürel ve bilimsel çalışmalara ağırlık verdik. Uluslararası ve ulusal programlar düzenledik. Çocuklara iyi yurttaş, iyi insan bilincini de öğrettik. Özel eğitim kapsamında okula gelemeyen 70 öğrencimize evde eğitim verdik. Onlarda karne heyecanını evlerinde yaşayacak. Şuan itibariyle 300 bin ilköğretim, 90 bin ortaöğretim ve 30 bin okul öncesi öğrencimiz karne alacak” dedi. Karnesinde zayıf dolayısıyla çocuklarına kızmaması konusunda velilere tavsiyede bulunun Şahin, çocuklara kendilerini her şeyden daha çok sevildiğinin gösterilmesi gerektiğini aktardı.
ÇOCUĞUN GELECEĞİ AÇISINDAN CEZA YANLIŞTIR
Türkiye’de eğitimin 30-40 yıl öncesine göre önemli bir iyileşme yaşadığını ifade eden Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Üre de eğitim alanında başarı gösterilebilecek yeni uygulamaların getirilmesiyle bu iyileşmenin daha da hızlandığını bildirdi. Fakat eğitimde hâlâ meslek kazandırma konusunda ciddi sorunların olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Üre, bu sorunun da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Karnenin bir değerlendirme sonucu olduğunu ve bu değerlendirmeyi de okul yönetiminin, öğretmenin yaptığını hatırlatan Üre, “Bu nedenle anne-babalar çocuklarına karnelerinde zayıf olduğu gerekçesiyle ceza vermesin. Çocuğun cezalandırılması istenilen şey değildir. Çocuk tatilini istediği gibi yaşamalıdır. Çocuğu ceza vermek amacıyla bir mesleğe vermek ya da kendi iş yerimizde çalıştırmak yanlıştır. Anne ve baba çocuklarının kendilerinden daha iyi bir konumda görmek istiyorlarsa, çocuklarını kendi işlerinde dahi çalıştırmamalıdır. Ceza yolu olarak çalıştırırsak biz kendimize ceza veririz. Çünkü çocuk ‘nasıl olsa mesleğim var’ deyip lise veya üniversiteyi bırakabilir” diye konuştu.
Çocuğa her şeyden daha çok sevildiğini kendisine hissettirilmesi gerektiğine dikkat çeken Üre, bu yapılmadığı takdirde çocuk yetişkin birey olduğunda anne ve babasına karşı sevgisinin azalacağını ve bunun da istenmeyen bir durum olduğunu dile getirdi.
HASAN AYHAN