Kardinal Tilkisi Fener Papazı Bartholomeos, 15 Ağustos 2010 günü, Sümela Manastırı’nda hem ayin yaptırdı hem de ayini yönetti. 15 Ağustos özenle seçilmiş bir gündür. 15 Ağustos 1461’de, Trabzon’daki Bizans varlığının devamı sayılan “Trabzon Rum İmparatorluğu” Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi. Ayin için bugünün seçilmesi tesadüf değildir.
Sümela Manastırı, adı üzerinde bir “Manastır”dır. Manastırlar ise ibadet yeri değil, Hıristiyan din adamı yetiştirilen mekânlardır. Kandinal tilkisi Bartholomeos’un bu konu ile ilgili planı şudur: “Bakın sakince ibadet yaptık, kimseye bir zararımız olmadı, Sümela’yı eğitime açsak ne olur?”
“Kardinal tilkisi” Bartholomeos neden Sümela’yı faaliyete geçirmek için bu kadar çaba sarf ediyor?
1. Fener Patrikhanesi’nin “Ekümenik Patrikliği”ni sürekli gündemde tutmaya çalışıyor. Zaten Patrikliğin “Ekümenik” olduğunu daha önce söylemişti. Bunu Hıristiyanlar arası bir mesele gibi görenler olabilir ama öyle değildir. Meselenin ardında AB, ABD vardır. Mesele; AB ve ABD’nin Rusya ile arasındaki bir çıkar çatışmasıdır. Rus Ortodoks Kilisesi’nin 250 milyonluk cemaati yerine, binlerle ifade edilebilen cemaati bulunan İstanbul’daki Fener Rum Ortodoks Kilisesi konulmak istenilmektedir. Çünkü Globalizm, NATO, Kapital gibi emperyal emellerin tahakkuku için devrede tutan ABD ve AB, Ortodoksluğu, rakip güç olarak gördükleri Rusya’nın elinden almak için, Vatikan’ı devreye sokmuştur. Kısacası Amerika ve Avrupa İttifakı, bu konuda, Rusya ile Türkiye toprakları üzerinde çarpışmaktadır.
2. Vatikan’a göre bu topraklar, “kadim Hıristiyanlağın” vatanıdır. Bunun için bugün Anadolu’da yoğun bir misyonerlik faaliyeti yürütülmektedir. Ancak Müslüman Türk Milleti’nin “millî refleksi” bu faaliyetlerin önünde bir kale gibi durmaktadır. Bartholomeos bu girişimleri ile Türkiye’deki Hıristiyanlara ve misyoner olarak çalışan askerlerine “moral” vermiş, bizim devletimizden de, onların önündeki engellerin kaldırılması talebini, gülücüklerle, Türkiye güzel mesajlar vererek, hoş görünerek istemiştir.
3. Batı’da artık, kilise ve papalık kimsenin umurunda değildir. Papalık inandırıcılığı iyice yitirmiştir. Gittikçe dinsizleşme veya Hıristiyanlıktan vazgeçip başka dinlere intisap artmıştır. Onlarca yıl eğitim verilerek, on binlerce misyoner vasıtasıyla, yüz milyarlarca lira harcanarak, birkaç cahil ve ekonomik bakımdan muhtaç Müslüman’ı Hıristiyan yapabilirken, Müslümanlar hiçbir misyonerlik faaliyetinde bulunmadığı halde, Batı’nın araştırmacı, yazar, düşünür aydını kendiliğinden Müslüman olmaktadır. Vatikan bundan çok rahatsızdır. Bunun için Hıristiyanlara bir “millîlik kazandırmak” istemekte, bu amaçla yeniden Müslümanları ve İslâmiyetin hizmetkârı Türk Milleti’ni “öteki” olarak hedef göstermektedir. “Kardinal tilkisi” bu niyetinden dolayı, özellikle Türkiye üzerinde oyunlar oynamak istemektedir.
Millete doğruları anlatmak, aydın olmamın birinci özelliğidir. Kardinal tilkisi Bartholomeos’un başında bulunduğu patrikhane bir fesat yuvasıdır. Bu memlekete yıllardır nifak tohumları ekmiştir. Kardinal tilkisinin ardında başta Yunanistan olmak üzere Hıristiyan dünyası vardır. Yunanistan’daki Osmanlı Dönemi’ne ait cami, medrese, kervansaray ve diğer kültürel değerlerin tamamı ya yok edilmiş, ya da yıkılmaya terk edilmiştir. Biz bugüne kadar Yunanistan’da bir tane bile camiyi ya da medreseyi tadilat yapalım ve ibadete açalım dedik mi? Hayır. Böyle bir talep olsa Yunanistan kabul eder mi? Hiç birinizin “evet” dediğini duyamıyorum!
“Baltanın sapı bizden olan” içimizdeki aydınlara bir kez daha hatırlatıyorum: Sizin şirin görünme telaşınız, düşmanınız açısından asla bir şey ifade etmez. Onlara asla ve asla yaranamazsınız! Bakara 120’de Cenabı Allah (c.c.) ne buyuruyor? “Onların dinine uymadıkça, senden hoşnut olmazlar.”
Sizin yaptığınıza; “petrus şarabı içinde damlatılmış zehiri, bu millete içirmek” denir.
“Kardinal tilkisi” Bartholomeos neden Sümela’yı faaliyete geçirmek için bu kadar çaba sarf ediyor?
1. Fener Patrikhanesi’nin “Ekümenik Patrikliği”ni sürekli gündemde tutmaya çalışıyor. Zaten Patrikliğin “Ekümenik” olduğunu daha önce söylemişti. Bunu Hıristiyanlar arası bir mesele gibi görenler olabilir ama öyle değildir. Meselenin ardında AB, ABD vardır. Mesele; AB ve ABD’nin Rusya ile arasındaki bir çıkar çatışmasıdır. Rus Ortodoks Kilisesi’nin 250 milyonluk cemaati yerine, binlerle ifade edilebilen cemaati bulunan İstanbul’daki Fener Rum Ortodoks Kilisesi konulmak istenilmektedir. Çünkü Globalizm, NATO, Kapital gibi emperyal emellerin tahakkuku için devrede tutan ABD ve AB, Ortodoksluğu, rakip güç olarak gördükleri Rusya’nın elinden almak için, Vatikan’ı devreye sokmuştur. Kısacası Amerika ve Avrupa İttifakı, bu konuda, Rusya ile Türkiye toprakları üzerinde çarpışmaktadır.
2. Vatikan’a göre bu topraklar, “kadim Hıristiyanlağın” vatanıdır. Bunun için bugün Anadolu’da yoğun bir misyonerlik faaliyeti yürütülmektedir. Ancak Müslüman Türk Milleti’nin “millî refleksi” bu faaliyetlerin önünde bir kale gibi durmaktadır. Bartholomeos bu girişimleri ile Türkiye’deki Hıristiyanlara ve misyoner olarak çalışan askerlerine “moral” vermiş, bizim devletimizden de, onların önündeki engellerin kaldırılması talebini, gülücüklerle, Türkiye güzel mesajlar vererek, hoş görünerek istemiştir.
3. Batı’da artık, kilise ve papalık kimsenin umurunda değildir. Papalık inandırıcılığı iyice yitirmiştir. Gittikçe dinsizleşme veya Hıristiyanlıktan vazgeçip başka dinlere intisap artmıştır. Onlarca yıl eğitim verilerek, on binlerce misyoner vasıtasıyla, yüz milyarlarca lira harcanarak, birkaç cahil ve ekonomik bakımdan muhtaç Müslüman’ı Hıristiyan yapabilirken, Müslümanlar hiçbir misyonerlik faaliyetinde bulunmadığı halde, Batı’nın araştırmacı, yazar, düşünür aydını kendiliğinden Müslüman olmaktadır. Vatikan bundan çok rahatsızdır. Bunun için Hıristiyanlara bir “millîlik kazandırmak” istemekte, bu amaçla yeniden Müslümanları ve İslâmiyetin hizmetkârı Türk Milleti’ni “öteki” olarak hedef göstermektedir. “Kardinal tilkisi” bu niyetinden dolayı, özellikle Türkiye üzerinde oyunlar oynamak istemektedir.
Millete doğruları anlatmak, aydın olmamın birinci özelliğidir. Kardinal tilkisi Bartholomeos’un başında bulunduğu patrikhane bir fesat yuvasıdır. Bu memlekete yıllardır nifak tohumları ekmiştir. Kardinal tilkisinin ardında başta Yunanistan olmak üzere Hıristiyan dünyası vardır. Yunanistan’daki Osmanlı Dönemi’ne ait cami, medrese, kervansaray ve diğer kültürel değerlerin tamamı ya yok edilmiş, ya da yıkılmaya terk edilmiştir. Biz bugüne kadar Yunanistan’da bir tane bile camiyi ya da medreseyi tadilat yapalım ve ibadete açalım dedik mi? Hayır. Böyle bir talep olsa Yunanistan kabul eder mi? Hiç birinizin “evet” dediğini duyamıyorum!
“Baltanın sapı bizden olan” içimizdeki aydınlara bir kez daha hatırlatıyorum: Sizin şirin görünme telaşınız, düşmanınız açısından asla bir şey ifade etmez. Onlara asla ve asla yaranamazsınız! Bakara 120’de Cenabı Allah (c.c.) ne buyuruyor? “Onların dinine uymadıkça, senden hoşnut olmazlar.”
Sizin yaptığınıza; “petrus şarabı içinde damlatılmış zehiri, bu millete içirmek” denir.