Karatay Üniversitesi

.
Geçen hafta içerisinde şehrimize gelen bir konuğumu gezdirdiğimi sizlere kısa da olsa aktarmaya çalışmıştım. Bugün de o geziden bazı notları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Binlerce kişinin ‘Aşıklar Kabesi’ olarak tanımladığı Mevlana Dergahı ‘Asitane’si, Mevlana Türbesi, Mevlana Müzesi’ne çok yakın olan ‘Şehitler’ abidesi ‘Müzesi’ni gördükten sonra Mevlana Kültür Merkezi’ni de dışarıdan gezme imkanımız oldu. Biraz daha ilerledik Konya’mızın bir başka kültür merkezini de gösterdim.
Ticaret Odamızın girişimleriyle eğitim ve öğretime gelecek yıllarda açılacak olan Karatay Üniversitesi’ni ve yanındaki kültür parkı da gezdik. Karatay Üniversitesi’nin özel bir üniversite olduğunu, rektörünün de belirlendiğini, gelecek eğitim ve öğretim yılına da öğrenci alması için çok büyük ve yoğun bir çalışma yapıldığını, binasını da bitirmek için de Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Üzülmez ve arkadaşlarının gayret harcadıklarını konuğumla paylaştım.
Karatay Üniversitesi’nin isminin Karatay Medresesi Müderrisi Celaleddin Karatay’dan aldığını aynı zamanda Karatay Medresesi’nin çini eserler müzesi olarak hizmet verdiğini, Selçuklulardan günümüze kadar gelmiş olan nadide bir okul olduğunu ifade ettim ve bu Karatay Müzesi’nin yani Karatay Medresesi’nin Karatay Üniversitesi’ne 49 veya 99 yıllığına bakımı onarımı için özelleştirmesinin yapılabilmesi için de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gerekli öneride bulunduğumu fakat yetkili ve ilgili kişiler olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanı da dahil hiçbir kimseden bir cevap alamadığımı da konuğuma özellikle söyleme gereğini duydum. Bizler neleri özelleştirmiyoruz? Karatay Müzesi’ni de özelleştirelim, bakımı, onarımı ve işletmesini de Karatay Üniversitesi’ne verdiğimiz zaman ne kaybederiz? Ne kazanırız diye de soru sormaktan da kendimi alamadım.
Karatay Üniversitesi, Karatay Medresesi Konya’nın simgesidir. Nasıl Selçuklular denince akla Konya, Konya denince de akla Selçuklular gelirse Konya’nın simgesi olan Selçuk Üniversitesi gibi Konya’nın bir başka simgesi olur. Duramadım şunları söylemeden de geçemedim. Karatay Müzesi’nin yakınında Adliye binası yıkıldı ve şimdilerde belediye otobüs park yeri olarak kullanılmakta olduğunu, buraya Karatay Üniversitesi’ne geçici de olsa belediyemizin bağış yapmasını, Karatay Medresesi’nin mimarisine uygun olarak buraya Karatay Üniversitesi Rektörlük binasının da yapılabileceğini, böylelikle bir bütünlük kazanacağını da konuğumun kulağına fısıldamadan geçemedim.
Adalet Sarayı’nı gezdirmeyi ihmal etmedim. Adliye Sarayı’nın çok büyük gibi göründüğünü bazı kişilerin içerisinde kaybolduğunu söylendiğini ifade ettim ve ömrümüz olursa 10-15 yıl sonra bu binanın da küçük geleceğini hatırlattım. Yıkılan Adliye Binası’nın Sedat Çumralı zamanında yapılmıştı. O günlerde de böyle söylentiler olmuştu fakat gün geldi Konya’nın nüfusu arttı ve bu bina ihtiyaca cevap veremez hale gelmişti. Şimdi de bu bina büyük gibi görünse de yarınlarda küçülecektir. O zaman hemen daha büyük bina yapılmamış diyecek olanlar çıkacaktır. Konuğuma son söz olarak şunu söyledim: Kültür ve Turizm Bakanımız duyarlıdır, birileri çıkar bizim bu sözlerimize tercüman olan Kültür ve Turizm Bakanımız da duyarlılığını gösterir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri