Karanlık aydınlar (!)

Dr. İbrahim Büyükeken

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde görev yapan 1128 akademisyen"Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı sözde barış bildirisi yayınlandı. Evde hasta yatarken bildiriyi okuma fırsatım olmadı. Fakat içimden iyi niyetli bir bildiridir (!) diye geçirdim ama tepkilerin çığ gibi büyümesi üzerine bildiriyi sonuna kadar okudum... Tepkilerin haklılığına kanaat getirdim....

**

Barış bildirisi değil bildiğiniz ihanet bildirisi (!) olmuş. Devleti katliam yapmakla suçlayan bir bildiri. Bu tür bildiriler bu ülkede iç savaş çıkartır. Bu devletin ekmeğini yiyen, bu devletin verdiği maaşla çoluk çoçuğunu geçindiren insanlar nasıl olur da böyle bir bildiriye imza atar anlamak mümkün değil...

**

Hepsi de mürekkep yalamış insanlar. Bu ülkenin kalkınmasını sağlamak, araştırmalar yapmak yerine ülkenin baş belası haline gelmiş, 40 bin insanımızın canına kastettmiş PKK'ya yardakçılık yapmak vatana ve millete ihanettir. Daha önceki gün sivil insanların kaldığı lojmanlara saldırdılar. Aralarında 3 bebeğin de bulunduğu 6 kişi hayatını kaybetti...

**

Bu ülkenin sözde aydınları karanlık yüzlerini bir kez daha gösterdi. Aydın insan dediğin ülkedeki kanın durdurulması için çaba gösterir. Ülkenin birliğine, beraberliğine kast etmiş yabancı ülkelerin maşalığını yapan terör örgütünün avukatlığını yapmaz. Aydın insan vatanseverdir. Ülkesini ve milletini herşeyden önde tutar. Aydın insan yardan geçer, serden geçer fakat vatandan vazgeçmez...

**

Ükemizdeki aydın insan profili nedense karanlık bir profil çiziyor. Her fırsatta devletini kötülüyen, geçmişe küfreden bir profil çizen aydınlarımız ülkemizi karanlığa gömdüklerinin farkındadır umarım. Hükümetler eleştirilir, yerden de yere vurulur. Ama devlet bizim için mukaddesttir. Onun dokunulmazlığı ve mahremiyeti korunmalıdır...

**

Sözde aydınlar maalesef AK Parti hükümeti zamanında şımartılmıştır. Bu aydın dediğimiz isimler bundan 7-8 ay önce buna benzer bir açıklama yapsaydı, yandaş medya bunları yere göğe sığdıramazdı. Bu aydınlara ne kadar tepkiliysek, geçmişte bunlara benzer açıklama yapan hükümete yakın isimlere de o kadar tepkiliyiz. Bugüne kadar teröre dolaylı ya da dolaysız yoldan destek veren herkes bedel ödemelidir...

**

Kundaktaki bebeklere kurşun sıkan katillerle müzakere yapılamayacağı en baştan belliydi. 2013 yılından bu yana terör örgütü lojistik anlamda kendini güçlendirdi. Yandaş basın barış türküsü söylerken, terör örgütü şehirlere silah yığıyordu, yollara mayın döşüyordu. Kandiline otobüs dolusu genç gidiyordu. Bütün bunları herkes biliyordu...

**

Teröre karşı yürütülen yanlış politikaların sonuçlarını artık kundaktaki bebekler bile öder hale geldi. Ülkemize gezmeye gelen 10 Alman turist, İstanbul'un göbeğinde misafir odamızda canlı bomba saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Ankara'da, Şanlıurfa'da insanlar hayatını kaybetti. 1 Kasım'dan sonra istikrar beklerken, tam tersi bir süreç yaşanıyor...

**

Ülke olarak, millet olarak huzura hasret kaldık. Her gün askerlerimiz şehit oluyor, polislerimiz şehit oluyor. Bir taraftan PKK terörü, bir taraftan IŞİD terörü. 2012 yılına kadar dünyada parmakla gösterilen örnek ülkeydik. Şimdi durum tam tersi.. Cennet vatan oldu, cinnet vatan...

**

MUSTAFA ŞAHİN'E TEBRİKLER

Selçuk Üniversitesi'nde yeni rektör sonunda belli oldu. 700 akademisyenin oyunu alan ve önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ataması yapılan Selçuk Üniversitesi'nin yeni rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin'i tebrik ediyorum. Mustafa hoca rektörlüğe yakışan vizyon ve misyon sahibi bir isimdi ve üniversite akademisyenlerinin sandıktaki iradesi tecelli etti. Prof. Dr. Mustafa Şahin'in Selçuk Üniversitesi'ne önemli hizmetlerde bulunacağından şüphemiz yok. Allah utandırmasın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.