Kaostan beslenenler!

Recep Çınar

Konya’nın toprağının altının erenler ve evliyalarla, toprağının üstünün de fitne fesatlarla dolu olduğu söylenir…

Ne kadar doğru bilmiyorum…

Biraz abartılı bir tanımlama olsa da, yaşantımıza bakıldığı zaman, sanki biraz gerçeklik payı var gibi!

Evet burası Konya…

Altında ne kadar ermiş, üstünde ne kadar ermemiş var bilemem, ama şunu net biliyorum ki, bu şehirde zaman zaman iki kere iki dört etmez…

Etmiyor zaten...

Çünkü, Konya’da herkes her şeyi çok iyi biliyor, her şeyden iyi anlıyor…

Konya’nın mekteplisi de, alaylısı da, zır cahili de siyaseti bilir, sanatı bilir, sporu bilir, yöneticiliği bilir, teknik direktörlüğü bilir, bunlar yetmezmiş gibi belediye başkanlığına bile soyunur, ama iş icraata gelince kaçacak delik arar…

Böyle bir şehir bizim Konyamız.

xxx

Konuyu Konyaspor’a getirecem…

Hilmi Kulluk başkanlığında yönetim, tüzük değişikliği için “Seçimli Olağanüstü Genel Kurul” kararı aldı…

Olabilir…

Daha güzel işlerin yapılması adına böyle bir karar alındı, bundan da daha doğal bir şey olamaz…

Ancak, bazı sazanlar hemen atladı...

Konya’nın toprağının üstündeki fitneci fesatlar, gerek sosyal medya hesaplarından, gerekse kapalı kapılar arkasından “tekere nasıl çomak sokarız”ın derdine düştüler…

Puslu havayı sevenlere de malzeme çıktı!

Puslu havayı sevenler mi?

Onlar birazdan ararlar beni…

Yazıyı okur okumaz, telefona sarılırlar…

Bilirim ben bunları...

Sorarlar “kim bu puslu havayı sevenler?” diye…

Kendilerini bu şekilde ele verirler...

Bunlar, her zaman olduğu gibi, yine “Fırkı’nın kızı” gibi attılar kendilerini ortalıklara…

Maksat kaos çıksın!

Diyelim ki çıktı kaos…

Size ne yararı olacak?

Başınız göğe mi erecek?

Ya da elinize ne geçecek?

Dertleri üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek.

xxx

Bir de dalkavuklar var…

Konyaspor’da olağanüstü genel kurul kararı alındı ya, dalkavuklar ve padişahları tek tek hortlamaya başladılar…

Kendi çıkarları doğrultusunda iş yapacak padişahları ve vezirleri pompalıyorlar...

Dertleri eski padişahın tahta çıkması değil, kendi çıkarlarını tahta çıkarmak...

Günümüzde de var bu dalkavuklardan...

Kime yaranacaklarsa?

Korkarım ki, üzülecekcekler…

Çünkü, Hilmi Kulluk’un karşısına bırakın şunu bunu veya eski başkanları ya da başkan adaylarını, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbol adamı Pele bile Brezilya’dan çıkıp gelse kazanma şansı sıfır…

Sebep?

Sebep ortada…

Sadece futbol takımından ibaret olan Konyaspor kulüp olma yolunda dev adımlar atıyor…

Konyaspor, sadece bir futbol kulübünden öte, sosyal sorumluluk projeleri ile de gündeme damgasını vuruyor, takip ediliyor, Türkiye’deki bütün kulüp taraftarlarından alkış alıyor, bu anlamda rol model olmaya da devam ediyor…

İki yavşak çıkıyor, Hilmi Kulluk ve yönetimini karalamaya çalışıyor…

Hıyarağaları.

xxx

Hilmi Kulluk’un “iş hayatındaki başarısını disiplinli çalışmaya ve insana yaptığı yatırıma borçlu olduğunu” söylerler yakın dostları…

Kimseye eyvallahının olmadığını da...

Doğrudur…

Bunu kimse inkar edemez…

Ticaret hayatındaki başarılı ve sürekli yükselen grafiği kendisini “futbol sahalarına” sonrasında “yöneticiliğe” ve en sonunda da “kulüp başkanlığı” gibi, büyük bir sorumluluğa taşıdı…

Hilmi Kulluk, sıradanlaşmış bir kulüp başkanı değil, “nevi şahsına münhasır” bir insandır…

Atalarından kendisine kalan en büyük miras “Kulluk” soyismidir…

Kulluk” soyismi, onun için anadır, babadır, dosttur, dosttan gelen selamdır…

Kirlenmesine ve dil uzatılmasına kesinlikle müsaade etmez.

xxx

İki tane kıçı kırık çıkıyor, güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyor…

Kaostan ve reklamın iyisi kötüsü olmazdan besleniyorlar…

İstedikleri kadar çamur atsınlar, Hilmi Kulluk leke tutmaz...

Çünkü, Hilmi Kulluk götüren değil getiren, kendini değil, kulübü parlatan bir başkan olarak tarihe geçecektir…

Diyeceksiniz ki, “kusursuz mu?”

Haşa…

Kusursuz olan “Yüce Allah”tır.

NOT: Görev alınca Konyaspor’lu, görev almayınca Patagonyasporlu olanlardan değilim. Konyaspor şampiyonlar liginde oynasa da Konyasporluyum, amatör kümeye düşüp, semt sahalarında ya da kaldırımlarda oynasa da Konyasporluyum. Yeni yönetimde büyük bir ihtimalle görev almayacağım, ama bir hakkı teslim etme noktasında hissiyatımı hassasiyetlerinize sundum. Bu yazıyla alakalı kimsenin öküz altında buzağı aramasına gerek yok…

Umarım meramımı anlatabilmişimdir..

Nokta.