Kanıksadıklarımız ve temsil ettiklerimiz

Süleyman Küçük

Ülkemizin ve ülkemizle birlikte dünyadaki insanları din, dil, ırk ve renk ayırmaksızın hizmet etmekle mükellef olduklarını iddia eden insanların dün ve bu gün temsil ettikleri değerlerin değişerek kanıksanmış bir hale geldiğini görüyoruz.

Herkesin imani ve itikadi düşüncelerinde değişime hatta erozyona sebep olacak bir mazeretleri vardır diyerek temsil ettikleri değerleri kanıksanmış değerler haline dönüştürenlerin varlıkları bu toplumdaki bozulmanın temel sebepleri gerçeğini tespit ettikten sonra kanıksadıklarımızı sıralayalım.

Özellikle eğitim hayatlarındaki dönemlerinde mezuniyetlerinden sonra alacakları görevler ne olursa olsun hiç bir dünyevi maksat, makam mevki para pul menfaat peşinde olmaksızın sırf Allah(cc) rızası için çalışmaya söz verenlerin şimdiki bulundukları makam ve mevkilerde yaptıklarını garipsediğiniz oldu mu?

Oldu ise tekrar bir düşünün garipsediğiniz bu durumu yaşantılarının merkezine aldıkları için temsil ettikleri düşünce ve inançlarındaki inanılmaz değişimin nasıl inanılmaz ve üzücü bir farkındalık olduğunun da farkında mısınız?

Ya da biraz şöyle gerilere gidelim.

Bu günlerde moda mecmualarından çıkmış gibi makyajlı tesettürlü halleriyle mağazalardan caddelere, okullardan alışveriş merkezlerine, iş yerlerinden parti binalarına kadar her yerde görmeye alıştığımız genç kızlar ve hanımların garipsenmeden kanıksandığını görüyoruz.

Hâlbuki onlar da bir süre önce sırf Allah(cc) rızasını kazanmak için İslam’ın emrettiği gibi bir tesettüre girdikleri için garipsenmeye devam ediyorlar.

Hatta aileleri ve çevrelerinde garipsenmenin da daha fazlasıyla da karşılaştıkları ve karşılaşmaya da devam ettiklerine artık eskisi kadar dikkat çekmiyor çünkü kanıksadık onları.

Kendimiz ve evlatlarımız için Bu çağın kahramanları olarak rol model olarak kabul ettiğimiz Müslümanlar için televizyon ve basın yayın organlarında gördüğümüz izlediğimiz vahşete varan uygulamalar hatta idamları kanıksadık mı? 

Evet kanıksadık.

Çünkü özellikle televizyon ekranlarında canlı yayınlanan işgal ve savaş hatta idam görüntüleri bizlerin mücadele enerjimizi azalttığı gerçeğini yaşadık yıllarca.

Dünyada olduğu kadar ülkemizde de farklı siyasi görüşte olsa da 1000 lerce katil zihniyetli öldürmek için eğitilmiş veya öldürmeyi kanıksamış kişiler rahatça dolaşıyor.

Adı ve milliyeti ile düşüncesi hatta inancı ne olursa olsun kendisini bir dava için adadığını söyleyebilen bu katil dava adamlarını da kanıksadık mı?

Evet kanıksadık.

Çünkü toplumda yaşayan herkes için büyük bir tehlike olmasına rağmen hdp den pkk ya, işid den ırkçı faşist yapılanmalara kadar muhatap olduğumuz yapılanmaların içlerinden birini canlı bomba veya infazcı olarak görevlendirmelerinin sebebinin temsil ettikleri düşüncelerinden dolayı olduğu konusunda ikna edildik.

Ama kanıksadığımız bu olaylarda her şeyin göründüğü gibi olmayabileceği gerçeği bile bizim kanıksamamızı ortadan kaldıramadı.

Çocuklarımızla ve ailelerimizle kontrolsüz bir biçimde karşısına geçip seyrettiğimiz televizyonlarda uyuşturucu etkisiyle kanıksamaya sebep olan, fetö cemaatine karşı gibi gözükürken farklı adlarla karşımıza çıkan modern siyasi ve dini cemaatlere yönlendiren türk yapımı dizi ve filmler de temsil ettiğimiz değerlerden kanıksadığımız değerlere geçişimizde rol oynadılar.

Çünkü aldığımız terbiye ve eğitim gereği bizim için iyi ve kusursuz insan denildiğinde Hz. Peygamber(sav) den başlayan bir silsileyi tarih boyu takip eden ilim erbabı ile ecdadımız akla gelirken şimdilerde kusursuz, hatasız ve masum olmak bir yana iyilik(!) adına insanları öldürmeyi bile mubah gören ve hata ve kusurları art arda olsa bile affedilen hatta gençler için model olarak gösterilen katillerin kahraman olmalarını kanıksadık.

Temsil ettiğimizi iddia ettiğimiz tarihimizi böyle mi temsil etmek istiyorduk ki bu neticeye ulaştık toplum olarak?

Dini değerleri yok etmeye çalışan militan seküler demokratlara karşı dini inanç ve değerleri ayakta tutmaya çalışacaklarına söz veren dindar muhafazakârların temsil ettiklerinden kanıksadıkları değerlere gelince;

İktidar nimetleri ile obezleşen muhafazakâr dindarlar artık haramların helal hale gelmesini kabul etmemiş görünseler de, haramların mubah hale gelmesini ve dolayısıyla aleni olarak işlenmesini kanıksamış görünmektedirler.

Temsil ettiklerini söyledikleri dini ve ahlaki değerler gündeme geldiğinde inançları gereği elleri ile düzeltme yolunu terk ederek imanlarının en basit belirtisi olarak en azından kalben buğz etmeyi kanıksadıkları için haramlar, isyanlar, fısk ve günahlar normal yaşam tarzı haline geliverdi.

Hz. Peygamberimizin(sav) uyarılarının göz ardı edilmesi sonucunda Allah(cc) için yapılmayan ilim çalışmalarının toplumda kötülükleri engellememesi sebebiyle helal haram ayrımının terk edilmesi ile elde edilen servetlerin insanları haram ve günah işlemeye sevk etmesinin yanında oluşturulan siyasi boşluğun zekânın insanları aldatma aracı olarak kabul edilmesi sonucunu da oluşturmuştur.

Şimdi temsil ettiklerimizin mi yoksa kanıksadıklarımızın mı arttığı konusunda tekrar kendimize bakıp karar verme durumundayız


 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.