Karlı yaptığı açıklamada, doğaya karşı değil, doğayla çalışan bir tarım kültürünün benimsenmesi gerektiğini belirterek, doğayı korumaya önce yakın çevreden, insanların içinde yaşadığı ev ve bahçeden başlanması gerektiğini ifade etti.
Kalıcı tarımın (Perma Kültür) toprağın sürülmemesi, kimyasal gübrelerin kullanılmaması, yararsız otların sürülerek veya kimyasal ilaçlarla ayıklanmaması ve herhangi bir kimyasal maddeye bağımlı olmamak gibi 4 temel prensibe dayandığını ifade eden Karlı, şunları kaydetti:
''Toprağı sürmek, burada yaşayan canlılara zarar veren en önemli unsurlardan biri. Kimyasal gübreler kullanmak yerine, toprağı oluşturan bitki ve hayvanların toprağı üretmelerini sağlamak. Yararsız otların sürülerek veya kimyasal ilaçlarla ayıklanması yerine yararsız otların kullanılması, doğal yollarla kontrol altına alınması veya ara sıra kesilmesi gerekiyor. Özellikle böcekler, hastalıklar ve yararsız otların kendi kontrol mekanizmaları vardır. Bırakın bu mekanizmalar çalışsın. Kalıcı tarıma geçmek zorundayız. Kalıcı tarım, tüm canlı varlıklar için sürdürülebilirliği olan bütünleyici ancak sürekli değişen sistemini ayakta tutmayı amaçlıyor.''
Karlı, kalıcı tarımın temelinde, ekolojinin prensipleri ve enerji akışlarının etkin şekilde kullanıldığı bir arazi planlamasının yattığını anlatarak, ''Perma kültürde, uygulanacak tüm alan bölgelere göre algılanıyor ve doğal geçişlerle ayarlanıyor. Bu, araziyi farklı bitki ve hayvanların ziyaret ihtiyacına göre tasarlamayı kolaylaştıran bir çalışma'' dedi.
Kalıcı tarıma geçmek zorundayız
Sarayönü Tarım İlçe Müdürü Mehmet Karlı, kalıcı tarımın önemine dikkat çekerek, bu yöntemin yakın gelecekte dünyada büyük bir kesim tarafından uygulanacağını söyledi.
İlk yorum yazan siz olun