Kadının Siyasetteki Yeri

.

Kadının siyasetteki yeri, diğer alanlarda olduğu gibi ne yazık ki iç açıcı değildir. Nüfusun yarısını kadınların oluşturduğu ülkemizde başta siyasette, sosyal yaşamda, çalışma hayatında olduğu gibi eşitsizlikle karşılaşmaktayız.

Kadının toplum ve aile içindeki yeri ve önemi gerçekten büyüktür. Kadın hakları, namus ve töre cinayetleri kadına yönelik şiddet, çalışma alanları gibi sorunların baş gösterdiği  ülkemizde, çözüm odağında kadınların olması gerekmektedir. Bu çözüm aşamasında erkeklerin ne kadar eşitlikte ve verimli olacağı düşündürücüdür. Sorunun başlangıcında ve sonunda yer alması bunu da siyasette fazlaca kadının var olmasıyla çözüme ulaşılacağına inanıyorum.

Kadına verilen haklar ve değerler ne kadar sevindirici olsa siyasette karar verme noktasında istenilen seviyede ne yazık ki değildir. 1934 yılında kadına seçme ve seçilme hakkı verilmiş olmasına rağmen, şu an mecliste temsil etme açısından oldukça gerilerdedir. Siyasetteki konumunda yapılan olumlu gelişmeler olsa da ne yazık ki hala kadının varlığı ve etkisi hissedilmemektedir. Siyasal süreçlerde doğrudan temsilinin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar ise, teşkilatlar tarafından simgesel olup olmadığı düşündürücüdür. Demokratikleşmenin en sağlam adımlarından yerel yönetimlerde, yer almaması yerel yönetimlerin en zayıf noktalarından biridir.

Peygamber Efendimiz döneminde Efendimiz, mübarek eşleriyle istişare eder, fikirlerine önem verir ve onların sosyal hayata katılmalarını desteklerdi. Efendimizin eşi Meymune Hatun'un kılıç kullandığı ve Tebuk Savaşı’na katıldığı bilinmektedir. Hudeybiye Barışı imzalandıktan sonra, birçok mü'min gücenmiş ve kurban kesmek istememiştir. Peygamber Efendimiz üzülerek eşi Ümmü Seleme'ye durumu anlatmıştır. Ümmü Seleme de "Sen kurbanını kesersen onlar da keser." diyerek fikir yürütmüştür. Bunun üzerine Efendimiz kurbanını kesmiş, öteki mü'minler de O'nu izlemiştir. Kurtuluş Savaşımızın tüm evrelerinde kadının etkisi büyük olmuştur. Kara Fatma, bağımsızlık savaşımızda görev almış, yaralanmış, esir ve üsteğmenlik rütbesine kadar yükselmiştir.

Günümüz de ise bu kadar zorluklarla karşılaşmasak da, kadın eli değen her yer farklılığını hissettiriyor. Biraz ÖZGÜVEN, biraz CESARET, biraz DESTEKLE......

Seyhan TAŞBAŞI

 

Kadının Siyasetteki Yeri

 

Kadının siyasetteki yeri, diğer alanlarda olduğu gibi ne yazık ki iç açıcı değildir. Nüfusun yarısını kadınların oluşturduğu ülkemizde başta siyasette, sosyal yaşamda, çalışma hayatında olduğu gibi eşitsizlikle karşılaşmaktayız.

Kadının toplum ve aile içindeki yeri ve önemi gerçekten büyüktür. Kadın hakları, namus ve töre cinayetleri kadına yönelik şiddet, çalışma alanları gibi sorunların baş gösterdiği  ülkemizde, çözüm odağında kadınların olması gerekmektedir. Bu çözüm aşamasında erkeklerin ne kadar eşitlikte ve verimli olacağı düşündürücüdür. Sorunun başlangıcında ve sonunda yer alması bunu da siyasette fazlaca kadının var olmasıyla çözüme ulaşılacağına inanıyorum.

Kadına verilen haklar ve değerler ne kadar sevindirici olsa siyasette karar verme noktasında istenilen seviyede ne yazık ki değildir. 1934 yılında kadına seçme ve seçilme hakkı verilmiş olmasına rağmen, şu an mecliste temsil etme açısından oldukça gerilerdedir. Siyasetteki konumunda yapılan olumlu gelişmeler olsa da ne yazık ki hala kadının varlığı ve etkisi hissedilmemektedir. Siyasal süreçlerde doğrudan temsilinin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar ise, teşkilatlar tarafından simgesel olup olmadığı düşündürücüdür. Demokratikleşmenin en sağlam adımlarından yerel yönetimlerde, yer almaması yerel yönetimlerin en zayıf noktalarından biridir.

Peygamber Efendimiz döneminde Efendimiz, mübarek eşleriyle istişare eder, fikirlerine önem verir ve onların sosyal hayata katılmalarını desteklerdi. Efendimizin eşi Meymune Hatun'un kılıç kullandığı ve Tebuk Savaşı’na katıldığı bilinmektedir. Hudeybiye Barışı imzalandıktan sonra, birçok mü'min gücenmiş ve kurban kesmek istememiştir. Peygamber Efendimiz üzülerek eşi Ümmü Seleme'ye durumu anlatmıştır. Ümmü Seleme de "Sen kurbanını kesersen onlar da keser." diyerek fikir yürütmüştür. Bunun üzerine Efendimiz kurbanını kesmiş, öteki mü'minler de O'nu izlemiştir. Kurtuluş Savaşımızın tüm evrelerinde kadının etkisi büyük olmuştur. Kara Fatma, bağımsızlık savaşımızda görev almış, yaralanmış, esir ve üsteğmenlik rütbesine kadar yükselmiştir.

Günümüz de ise bu kadar zorluklarla karşılaşmasak da, kadın eli değen her yer farklılığını hissettiriyor. Biraz ÖZGÜVEN, biraz CESARET, biraz DESTEKLE......

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri