Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. (Tibet Atasözü)
Öncelikle iyiyi değerlendirerek yazımıza başlayalım; Alaeddin Tepesi gibi tarihi kültür merkezinin kalbi konumundaki bir yerin her türlü yapılaşmadan arındırılması tartışılmaz bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda Dışişleri Bakanı ve Konya Milletvekili Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay nezdindeki girişimlerinin ardından Alaeddin Orduevi’nin boşaltılması kararı şehir açısından son derece isabetli ve olumludur. Konya ile ilgili büyük bir duyarlılık taşıyan, şehrin ihtiyaçlarını göz önüne alarak soruna çözüm üreten Bakan Davutoğlu’nu ve askeri yetkililerimizi kutluyorum. Şüphesiz ki böyle olumlu bir adım milletimizin takdirini kazanacaktır…
Diğer taraftan madem ki böyle bir karar alındı, Alaeddin Tepesi’ndeki Nikah Sarayı başta olmak üzere, diğer yapılaşma unsurları da ortadan kaldırılmalı, bölge yapılacak kazılarla ‘tarihi bir cazibe merkezi’ haline getirilmelidir. Orduevi ile ilgili kat edilen olumlu mesafe, mevcut Nikah Sarayı’nı yıkarak, başka bir bölgeye ihtiyaca uygun yeni bina inşa etmeyi zorunlu kılıyor…
KÖTÜ: TABELA DEĞİŞİKLİĞİ İLE ÜNİVERSİTE!
Konya için iyi ve kötü gelişmenin aynı zaman dilimine denk gelmesi, planlanmış bir şey midir, yoksa tevafuk mudur bilmiyorum. Kötü olan; üniversite meselesi ve Konya’nın 3’üncü devlet üniversitesi, toplamda ise 5’inci üniversite şansını yitirmiş olması, Konya Üniversitesi’nin ölü bir üniversite olarak doğması ve Selçuk Üniversitesi’nin sakat bırakılması… Selçuk Üniversitesi’nin en önemli gelir kaynağı niteliğindeki 3 fakültenin Konya Üniversitesi’ne bağlanması başka nasıl yorumlanabilir? İyisinde olduğu gibi Konya için bu menfi gelişmede de Bakan Davutoğlu’nun başrolde olması ilginç bir detaydır. Bu, Bakan’ın Konya ile ilgili ilk önemli hatasıdır. Bakan Davutoğlu böyle bir yanlışa nasıl düştü, anlamak mümkün değil…
Mesele tabela değişikliğinden ibaretse, Konya Üniversitesi’nin kurulmasının hiçbir esprisi yoktur…
GÜZEL: GERİ SAYIM CİHAZLARI VE EMNİYET
Bu köşeden haklı olarak çok defa eleştirmiştik, güzel bir şey, yani işin doğrusu yapıldığında da takdir etmekle mükellefiz. Konya İl Emniyet Müdürlüğü, şehrin sokaklarını da, kimyasını da, insanların zihinlerini de kirleten fuhuş kartları ile ilgili önemli bir operasyon yaparak bu işin elebaşlarını içeri tıktı. Uzun süren teknik takip ve titiz çalışma, operasyonun netice vermesini sağlamış gibi görünüyor. Konya İl Emniyet Müdürlüğünü insanlarımızı kötülüklerden korumayı sağlayacak bu önemli operasyonundan dolayı kutluyorum…
Bir diğer güzel gelişme ise trafik ışıkları ile ilgili… Geri sayım cihazları yanlış bir kararla kaldırılmaya başlanmıştı. Görünen o ki; sürücülerin ışıklarda işini kolaylaştıran geri sayım cihazları geri gelmiş. Yani; yanlıştan dönülmüş…
Bir cümle ile diğer bir güzel gelişmeyi de aktaralım; Türk Hava Yolları talepleri dikkate alarak bir süre önce Konya’dan da online check-in hizmeti sunmaya başladı…
ÇİRKİN: ELDE PATLAYAN ŞEB-İ ARUS BİLETLERİ
VE UÇUŞLARDA İKİNCİ SINIF MUAMELESİ…
Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün şehirle kopukluğu ve Şeb-i Arus’taki organizasyon hatalarının bu köşede daha önce eleştirmiştik. Bize gelen bilgiler, ‘bilet beceriksizliği’nin diğer boyutlarını da ortaya koyar mahiyette. İddiaya göre; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Şeb-i Arus’a (17 Aralık) ait 450 adet bileti, ‘her ihtimale karşı’ elinde tutmuş. 17 Aralık günü saat 16.30 civarına gelindiğinde ise bu biletlerin bir an önce dağıtılması talimatı verilmiş. Ancak iş son ana kaldığı için, biletler dağıtılamamış. Kısacası; Şeb-i Arus biletleri Kültür Müdürlüğünün elinde patlamış!
Bir yandan günlerce ‘bilet yok’ çekip, talepleri geri çevirirken, diğer yanda biletler elinizde kalıyor. Bu beceriksizlik değil de nedir?
**
Çirkin bulduğumuz ikinci husus ise, hava yolu ulaşımında Konyalıların maruz kaldığı ‘ikinci sınıf muamele.’
Önce Konya Havaalanı’ndan başlayalım. Havaalanındaki tuvaletlerin bir kısmı bakımsız ve arızalı. Şehrin dışa açılan penceresi niteliğindeki bu mekanla ilgili olumsuzluk kabul edilemez….
Neredeyse her havaalanında inen-kalkan uçaklara havaalanlarında uçaklara körük yaklaşırken ne hikmetse Konya’dan İstanbul’a gidişte de, İstanbul’dan Konya’ya dönüşte de körük uygulaması yok. Nedense THY, Konya yolcularını yürütmeyi tercih ediyor. Burada itiraz yürümeye değil; iller arasında uçuş standartlarında ayrım yapılmasınadır…
Bize gelen şikayetlere göre; 16 Aralık’ta Atatürk Havaalanı’na inen Konya uçağına körük yanaşmadığı gibi 15 dakika boyunca merdiven de eklenememiş. Bu nedenle kapı geç açılmış, dış hatlara giden kimi yolcular da sıkıntı yaşamış…
30 Aralık’ta aynı Konya-İstanbul uçağının da şaşırtıcı derecede kirli olması, yolcuların tepkisini çekmiş.
Bir başka husus; THY’nin Miles-Smiles kartlarındaki miles uçuş puanları ile ilgili. Ne hikmetse Konya hattında uçuşlara verilen puanlar, diğer hatlardakinin yarısı kadar!
Anlaşılan o ki; hava yolunda Konya’ya negatif ayrımcılık yapılıyor… Bunun tek istisnası olarak; yukarıda ifade ettiğimiz gibi THY’nin Konya Havaalanı’nda artık online check-in imkanı sunmasını gösterebiliriz.
THY yolcuları diyor ki; THY bunca başarıyı elde ederken bir taraftan da hantallaşıyor. Temennimiz, bu hantallaşma başka sorunları doğurmasın!
Öncelikle iyiyi değerlendirerek yazımıza başlayalım; Alaeddin Tepesi gibi tarihi kültür merkezinin kalbi konumundaki bir yerin her türlü yapılaşmadan arındırılması tartışılmaz bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda Dışişleri Bakanı ve Konya Milletvekili Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay nezdindeki girişimlerinin ardından Alaeddin Orduevi’nin boşaltılması kararı şehir açısından son derece isabetli ve olumludur. Konya ile ilgili büyük bir duyarlılık taşıyan, şehrin ihtiyaçlarını göz önüne alarak soruna çözüm üreten Bakan Davutoğlu’nu ve askeri yetkililerimizi kutluyorum. Şüphesiz ki böyle olumlu bir adım milletimizin takdirini kazanacaktır…
Diğer taraftan madem ki böyle bir karar alındı, Alaeddin Tepesi’ndeki Nikah Sarayı başta olmak üzere, diğer yapılaşma unsurları da ortadan kaldırılmalı, bölge yapılacak kazılarla ‘tarihi bir cazibe merkezi’ haline getirilmelidir. Orduevi ile ilgili kat edilen olumlu mesafe, mevcut Nikah Sarayı’nı yıkarak, başka bir bölgeye ihtiyaca uygun yeni bina inşa etmeyi zorunlu kılıyor…
KÖTÜ: TABELA DEĞİŞİKLİĞİ İLE ÜNİVERSİTE!
Konya için iyi ve kötü gelişmenin aynı zaman dilimine denk gelmesi, planlanmış bir şey midir, yoksa tevafuk mudur bilmiyorum. Kötü olan; üniversite meselesi ve Konya’nın 3’üncü devlet üniversitesi, toplamda ise 5’inci üniversite şansını yitirmiş olması, Konya Üniversitesi’nin ölü bir üniversite olarak doğması ve Selçuk Üniversitesi’nin sakat bırakılması… Selçuk Üniversitesi’nin en önemli gelir kaynağı niteliğindeki 3 fakültenin Konya Üniversitesi’ne bağlanması başka nasıl yorumlanabilir? İyisinde olduğu gibi Konya için bu menfi gelişmede de Bakan Davutoğlu’nun başrolde olması ilginç bir detaydır. Bu, Bakan’ın Konya ile ilgili ilk önemli hatasıdır. Bakan Davutoğlu böyle bir yanlışa nasıl düştü, anlamak mümkün değil…
Mesele tabela değişikliğinden ibaretse, Konya Üniversitesi’nin kurulmasının hiçbir esprisi yoktur…
GÜZEL: GERİ SAYIM CİHAZLARI VE EMNİYET
Bu köşeden haklı olarak çok defa eleştirmiştik, güzel bir şey, yani işin doğrusu yapıldığında da takdir etmekle mükellefiz. Konya İl Emniyet Müdürlüğü, şehrin sokaklarını da, kimyasını da, insanların zihinlerini de kirleten fuhuş kartları ile ilgili önemli bir operasyon yaparak bu işin elebaşlarını içeri tıktı. Uzun süren teknik takip ve titiz çalışma, operasyonun netice vermesini sağlamış gibi görünüyor. Konya İl Emniyet Müdürlüğünü insanlarımızı kötülüklerden korumayı sağlayacak bu önemli operasyonundan dolayı kutluyorum…
Bir diğer güzel gelişme ise trafik ışıkları ile ilgili… Geri sayım cihazları yanlış bir kararla kaldırılmaya başlanmıştı. Görünen o ki; sürücülerin ışıklarda işini kolaylaştıran geri sayım cihazları geri gelmiş. Yani; yanlıştan dönülmüş…
Bir cümle ile diğer bir güzel gelişmeyi de aktaralım; Türk Hava Yolları talepleri dikkate alarak bir süre önce Konya’dan da online check-in hizmeti sunmaya başladı…
ÇİRKİN: ELDE PATLAYAN ŞEB-İ ARUS BİLETLERİ
VE UÇUŞLARDA İKİNCİ SINIF MUAMELESİ…
Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün şehirle kopukluğu ve Şeb-i Arus’taki organizasyon hatalarının bu köşede daha önce eleştirmiştik. Bize gelen bilgiler, ‘bilet beceriksizliği’nin diğer boyutlarını da ortaya koyar mahiyette. İddiaya göre; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Şeb-i Arus’a (17 Aralık) ait 450 adet bileti, ‘her ihtimale karşı’ elinde tutmuş. 17 Aralık günü saat 16.30 civarına gelindiğinde ise bu biletlerin bir an önce dağıtılması talimatı verilmiş. Ancak iş son ana kaldığı için, biletler dağıtılamamış. Kısacası; Şeb-i Arus biletleri Kültür Müdürlüğünün elinde patlamış!
Bir yandan günlerce ‘bilet yok’ çekip, talepleri geri çevirirken, diğer yanda biletler elinizde kalıyor. Bu beceriksizlik değil de nedir?
**
Çirkin bulduğumuz ikinci husus ise, hava yolu ulaşımında Konyalıların maruz kaldığı ‘ikinci sınıf muamele.’
Önce Konya Havaalanı’ndan başlayalım. Havaalanındaki tuvaletlerin bir kısmı bakımsız ve arızalı. Şehrin dışa açılan penceresi niteliğindeki bu mekanla ilgili olumsuzluk kabul edilemez….
Neredeyse her havaalanında inen-kalkan uçaklara havaalanlarında uçaklara körük yaklaşırken ne hikmetse Konya’dan İstanbul’a gidişte de, İstanbul’dan Konya’ya dönüşte de körük uygulaması yok. Nedense THY, Konya yolcularını yürütmeyi tercih ediyor. Burada itiraz yürümeye değil; iller arasında uçuş standartlarında ayrım yapılmasınadır…
Bize gelen şikayetlere göre; 16 Aralık’ta Atatürk Havaalanı’na inen Konya uçağına körük yanaşmadığı gibi 15 dakika boyunca merdiven de eklenememiş. Bu nedenle kapı geç açılmış, dış hatlara giden kimi yolcular da sıkıntı yaşamış…
30 Aralık’ta aynı Konya-İstanbul uçağının da şaşırtıcı derecede kirli olması, yolcuların tepkisini çekmiş.
Bir başka husus; THY’nin Miles-Smiles kartlarındaki miles uçuş puanları ile ilgili. Ne hikmetse Konya hattında uçuşlara verilen puanlar, diğer hatlardakinin yarısı kadar!
Anlaşılan o ki; hava yolunda Konya’ya negatif ayrımcılık yapılıyor… Bunun tek istisnası olarak; yukarıda ifade ettiğimiz gibi THY’nin Konya Havaalanı’nda artık online check-in imkanı sunmasını gösterebiliriz.
THY yolcuları diyor ki; THY bunca başarıyı elde ederken bir taraftan da hantallaşıyor. Temennimiz, bu hantallaşma başka sorunları doğurmasın!