İtiraf

İtiraf

Taşra-merkez engelleri, “…içre”, aralıklar, isterse “dış kapının mandalı(!)” olsun, tanımlar değerlendirme ve belirlemeler zaman mekân, an, hadiseler yumağı, sev(me)diğimiz her şey, hepsi öğrenimimizin, talebeliğimizin belki de bir parçası; ilerlemek, açmak, aşmak için bir merhale olabilir diye düşünürüm bazen.

Önemli olan süzmeler, yön, pusula, vakaların kabuğunu kırmak, ibretli yeni bakışlar.

Yazıcılığıma da bu şekilde baktım. Gariban bir yazardım nihayetinde. Fakat Tanrı’nın nasip ettiğince, (kendimce) kelimelerle birbirimizi donattık.

Onları bir anne şefkatiyle besledim, ihtimam gösterdim; palazlandılar, sağla solla dövüştüklerinde barıştırdım, korudum.

Taraf tuttum, yatıştırdım. Saçımı süpürge(!) ettim; giydirdim kuşattım.

Bazı merkeze nanik yapsalar da, yine de zaman zaman iltifat görmek isteyen, üzerindeki baskı devam eden, terbiye görmüş taşra çocuklarıydı.

Kiminde sizi boğarlardı, zihin mahbesinden kaçıp kurtulmak ister, güne güneşe çıkmak murat ederlerdi.

Gerçi hürdüler, diledikleri yere gidebilirlerdi. Ellerinden kulaklarından tuttum, diyar diyar gezdim dolaştım(!) hizaya gelmeleri için haylazları bir bir yayıncıya götürdüm.

Ara sıra, “sizin artık vaktiniz geçti, devir falan filan…” ağızlı, gençlik meraklısı bilgiç sorguculara rastlarım, “tamam mı devam mı, kitap okuyan pek yok, rakamlar nasıl?” diye kurcalar dururlar.

Pazarlamacılık yapmadım; bu âleme sayılar, kat’i(!) planlar üzerinden bakmadım.

İlerde hayatla her konuda münasebetimiz nasıl devam eder, şartlar vaziyet ne gösterir, bilemem meçhul. İddialı, keskin konuşmaları da arzu etmem.

Fakat okurla buluşmuş her kitap bir armağandı, bizi mesut etti. Basamaktı, âdeta sırlı hoş bir geleceği buyur etti.

Nereye varacağımı öğrendim en azından, mütevazı küçük de olsa, sahnede gözükmesi, az ama nitelikli geri dönüşler bir muvaffakiyet gibi geldi. Hiç dünyaya gelmeseydi ne yapacaktım ki…Kitabın yaşantısını merak ediyor, adımlarını sayıyordum; beni topallıktan suskunluktan, durgunluk veya bir takım sıkıntılardan kurtarıyordu. Sanki ikinci ve önemli gördüğüm bir tarafımı ortaya çıkarıyordu.

Geleceğe göz kırpıyordu. Zamanın silgisi değil.. (Edebî) hayatımda, özelimde bir bakıma öncekilerden başka doğuşlara, silinmez izlere yol açmasıydı önemli olan.

Sayısız düşüncenin disiplini, mütevazı fikir ve hayallerin saygın bir bedene varlığa bürünmesiydi.

Ayrıca bu yetenek küsmek kırılmak, küçümsemek, bir köşeye çekilmek, hadsiz bir başarı hırsıyla (en başta) kendi kuyusunu kazmak için verilmemişti. İmkânlarımız sınırlı bulunsa dahi azimle çalışacaktık.

Üstelik dayanışmalar, meslekî muhabbet güzeldi. Her kitap, her yazar farklı açılardan hocaydı belki; Yüce Yaratıcıya, Gönderen’e işaretti. Açılımdı, hediyeydi.

Seçmeceleri, zihin ve gönül gıdasıydı, zarif istikamet güzelleriydi.

Tabii ki mevzuyla ilgili değişik görüşlere saygılıyız, her yazarın karakteri ortamı, gidiş yolu farklıdır.

Bizimkisi şimdilik kısaca böyle…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri