Kendilerinin sadece bir Milli görüş hareketin temsilcileri olarak değil, tarihin akışına yön vermiş, hak mücadelesi vermeyi ve her zaman hakkın üstün olduğunu kabul ettiklerini belirten AGD Karatay İlçe Başkanı Mehmet Fatih Kocaman, Müslümanlar ve insanlığın ortak vicdanının sesi olarak Kültürpark meydanında Kubbetüssahra'nın yanında basın açıklamasında bulundu.
Gazze'de sözde ateşkes olmasına rağmen 7 Ekim 2023' ten bugüne devam eden vahşetin hiç durmadığını söyleyen Fatih Kocaman, durumun artık bir savaş değil, modern dünyanın gözleri önünde icra edilen sistematik bir soykırım olduğunu ifade etti.
'SİYONİST SOFRALARINDA YER BULANLAR, SELAHADDİN'İN MİRASINA İHANETTEDİR'
Siyonist işgal rejiminin bebekleri uykusunda katlederek, hastaneleri enkaz yığınına çevirerek ve fırın kuyruklarını bombalayarak insanlık onurunu ayaklar altına aldığını dile getiren Fatih Kocaman, kendilerinin zulmedenlere meyli olmadıklarını söyledi. İmkanları dahilinde zulmü engellemeye çalıştıklarına vurgu yapan Kocaman, "Bir zulmü engelleyemiyorsanız, onu herkese duyurun diyen bir Peygamberin (sav) ümmetiyiz.
İslam tarihi, sadece zaferlerin değil, adaletin ve izzetli duruşun tarihidir: Hayber’in ruhu diridir. Siyonist akıl, bugün Gazze’yi aşılmaz duvarlar ve teknolojik kalelerle kuşattığını sanıyor. Ancak unuttukları bir şey var: Hayber’in o sarsılmaz kaleleri, Hz Peygamberin idaresindeki cihad eri mücahid sahabelerin ve Allah’ın aslanı Hz. Ali’nin imanı karşısında nasıl yerle bir olduysa, bugünün teknolojik kaleleri de mücahitlerin azmi karşısında öyle çökecektir. Selahaddin’in emaneti olan Kudüs bize Haçlı sürülerine karşı şehri savunan Selahaddin Eyyubi’nin emanetidir. Selahaddin, Kudüs işgal altındayken gülmeyi kendine haram kılmıştı. Bugün Gazze kan ağlarken gülenler, Siyonist sofralarında yer bulanlar Selahaddin’in mirasına ihanet içindedir" diye konuştu.
'SİYONİSTLERLE İŞ BİRLİĞİ KESMEYEN BÜTÜN YÖNETİMLER KATLİAMA ORTAKTI'
Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid Han’ın Filistine olan tutumunu göz önünda bulundurarak, Filsitin topraklarının önemine değinen AGD Karatay İlçe Başkanı Kocaman, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: "Kanla alınan toprak çizgisi Abdülhamid Handan gelen bir çizgidir. Sultan Abdülhamid Han, kendisine gelen Siyonist heyete 'Bu topraklar kanla alınmıştır, ancak kanla verilir' diyerek tarihi bir ayar vermişti. Bizler o ecdadın torunları olarak, Siyonizmin Büyük İsrail hayallerini tarihin çöp sepetine atmaya yeminliyiz Buradan sesleniyoruz: Bu soykırıma lojistik destek sağlayanlar, limanlarını Siyonist gemilere açanlar, ticaretini "stratejik ortaklık" kılıfıyla sürdürenler! Elinizdeki kanı hiçbir diplomatik hamle temizleyemeyecektir. Boykot bir silah değildir, imandır ve cihattır. Peygamberimiz (sav) döneminde Müslümanlara uygulanan Şi’b-i Ebi Talib boykotunu hatırlayın. O gün müşrikler Müslümanları açlığa mahkum ederek diz çöktürmek istemişti. Bugün ise biz, Siyonist sermayeye karşı ekonomik bir sur örmek zorundayız. Siyonizme giden her kuruş, Gazzeli bir çocuğun göğsüne saplanan kurşundur! Boykotu gevşeten, safını terk etmiş sayılır. Siyonist rejimle askeri, siyasi ve ticari iş birliğini kesmeyen her yönetim, bu katliamın ortağıdır. Uhud’da yerini terk eden okçular gibi ganimet peşinde koşanlar, İslam coğrafyasının kalbine saplanan bu hançerin sorumluluğundan kurtulamayacaklardır."
'İSLAM ÜLKELERİ LİDERLERİNİN SUSKUNLUĞU, GAZZE ÇOCUKLARININ FERYADINDAN DAHA KORKUNÇ'
İşgal hükümeti saldırılarını durdurması ve işgal ettiği topraklardan derhal çekilmesi gerektiğini belirten Mehmet Kocaman, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: "Sözde ateşkes özde olmalıdır. Sınır kapıları prangalarından kurtulmalı. Hz. Ömer’in adaletiyle fethettiği bu topraklara insani yardımın girmesini engellemek, tüm insanlığa savaş açmaktır. Refah başta olmak üzere tüm kapılar kayıtsız şartsız açılmalı; Gazze’ye yardım denizi akıtılmalıdır. Yeniden İmar Başlatılmalı: Gazze bir açık hava hapishanesi değil, özgür bir vatan olarak küllerinden doğmalıdır. Garantörler Mesuliyet Alsın: Ateşkesin garantörü olduğunu iddia eden devletler, Siyonist şımarıklığa karşı somut yaptırımlar uygulamalıdır. Unutmayın ki; 'Zulme rıza, zulümdür.' Haykırıyoruz: Gazze İnsanlığın Onur Sınavıdır! Ey dünya liderleri! Ey İslam ülkelerinin yöneticileri! Suskunluğunuz Gazze’deki çocukların feryadından daha korkunçtur. Unutmayın; Firavun’un sarayı varsa, Musa’nın asası vardır. Nemrut’un ateşi varsa, İbrahim’in Rabbi vardır! Siyonizm’in demir kubbesi varsa, mazlumun da Arş-ı Alâ’yı titreten ahı vardır!"