İsrail saldırısının ardından günün gelişmeleri / video

İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısının ardından, yaşanan gelişmeler...
480 YOLCU GÖZALTINDA

İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısının ardından, gemideki yolculardan 480'inin gözaltında bulunduğu belirtildi.
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısının ardından, gemideki yolculardan 480'inin gözaltında bulunduğu belirtildi.
İsrail devlet radyosundaki haberde, 48 kişinin ise sınır dışı edilmek üzere olduğu ifade edildi.
Çoğu Türk 45 yolcu tedavi görüyor
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısının ardından, çoğu Türk 45 yolcunun çeşitli hastanelerde tedavi altında olduğu bildirildi.
İsrail devlet radyosundaki haberde, olay sırasında 6 İsrail askerinin yaralandığı belirtilirken 480 yolcunun Aşdod'da bir cezaevinde toplandığı, 48 kişinin de ülkelerine sınır dışı edilmek üzere Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'na götürüldüğü kaydedildi.
Haberde, Aşdod'da tutulan kişilerin gün içinde sorgulanacağı, İsrailli yetkililerin bu kişilerin serbest bırakılıp bırakılmayacaklarına ya da soruşturma açılıp açılmamasına karar vereceği de ifade edildi.
Bu arada, İsrailli Arapların İsrail'i protesto etmek için bugün geçerli olacak bir genel grev çağrısında bulunduğu, polisin de olası düzensizliklere karşı alarma geçirildiği belirtildi.



YARARILAR TÜRKİYE'YE GETİRİLİYOR

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Türkiye'den, Gazze'ye yardım götürmek üzere yola çıkan yardım gemilerinden Mavi Marmara'ya gerçekleştirilen İsrail saldırısı sonucunda yaralanan 20 Türk vatandaşının getirilmesiyle ilgili olarak yaptığı yazlı açıklamada, ''Genelkurmay Başkanlığı'na ait ikisi saat 08.50'de İsrail'e hareket etmiştir. Sağlık Bakanlığına ait uçağın ise saat 10.30'da hareket etmesi planlanıyor'' denildi.
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:
''Ülkemizden Gazze'ye yardım götürmek üzere yola çıkan gemilerinden Mavi Marmara'ya 31 Mayıs 2010 tarihinde sabah saatlerinde, uluslararası sularda İsrail tarafından yapılan askeri müdahale sonucunda yaralanan, 20 vatandaşımızın ülkemize getirilmesi için Genelkurmay Başkanlığı;na ait 2 adet ambulans uçak ile Sağlık Bakanlığına ait bir adet ambulans uçak görevlendirilmiştir.
Askeri ambulans uçaklardan 1'i Haifa, diğer 2 uçağımız ise Telaviv'deki yaralıları alarak ülkemize getirecektir. Başkanlığımızca; Genelkurmay Başkanlığı,  Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında sağlanan koordinasyon sonucu, yaralı 20 vatandaşımızın ülkemize getirilmesi için görevlendirilen uçaklardan Genelkurmay Başkanlığına ait 2;si saat 08.50;de İsrail;e hareket etmiştir.  Sağlık Bakanlığına ait uçağın ise saat 10.30;da hareket etmesi planlanmıştır. Yaralılar, Sağlık Bakanlığınca planlanan Ankara;daki çeşitli hastanelerde tedavi altına alınacaktır. Ayrıca diğer vatandaşlarımızın ülkemize dönüşünün sağlanması amacıyla THY'ya ait 3 adet uçak hazır bekletilmektedir.''


BAŞBAKAN ANKARA'YA GELDİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, THY'ye ait 'Anadolu' uçağı ile Ankara'ya geldi.
Erdoğan'ı Esenboğa Havalimanı'nda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel ile diğer yetkililer karşıladı.
Başbakan Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile çok sayıda iş adamı ve basın mensubu da Ankara'ya geldi.

GEMİDE YARALANANLARIN İSMİ AÇIKLANDI

İsrail'in, Gazze'ye insani yardım götüren gemilere saldırısında yaralananlardan 20'sinin ismi açıklandı.
İHH İnsani Yardım Vakfından alınan bilgiye göre, yaralıların isimleri şöyle:  ''İmdat Avli, Mustafa Batırhan, Revaha Gümrükçü, Cevdet Ökenek, Erkan Bayçidan, Muhyettin Yıldırım, Osman Çalık, Suat Koşmaz, Şahin İbrahim Güleryüz, Şükrü Peker, Mehmet Murat Yıldırım, Canip Tunç, Sadrettin Furkan, Kenan Akçil, Fatih Kabaktan, Ayatullah Tekin, Muharrem Güneş, İsmail Yeşildal, Mehmet Yıldırım ve soyadı henüz belirlenemeyen Mehmet Ali.''

BM GÜVENLİK KONSEYİNDEN KINAMA

Türkiye'nin talebi üzerine acil olarak toplanan BM Güvenlik Konseyi, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere müdahalesini kınadı.
Yaklaşık 12 saat süren kapalı danışma toplantısında kabul edilen başkanlık bildirisinde Konsey, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere uluslararası sularda yaptığı askeri operasyon sırasında güç kullanımı sonucunda insanların hayatını kaybetmesinden ve yaralanmasından büyük üzüntü duyduğunu belirtti.
Konsey, en az 10 kişinin hayatını kaybetmesine, çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan eylemleri kınadığını ve ölenlerin ailelerine başsağlığı dilediğini kaydetti.
Konsey'de okunan başkanlık açıklamasında, İsrail tarafından tutulan gemilerin ve sivillerin derhal bırakılması talep edilirken, acil, tarafsız, güvenilir ve şeffaf soruşturma yapılması çağrısında bulunuldu.

İSRAİL DEVLET RADYOSU: 480 YOLCU GÖZALTINDA

İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısının ardından, gemideki yolculardan 480'inin gözaltında bulunduğu belirtildi.
İsrail devlet radyosundaki haberde, 48 kişinin ise sınır dışı edilmek üzere olduğu ifade edildi.
Haberde, olay sırasında 6 İsrail askerinin yaralandığı belirtilirken 480 yolcunun Aşdod'da bir cezaevinde toplandığı, 48 kişinin de ülkelerine sınır dışı edilmek üzere Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'na götürüldüğü kaydedildi.
Haberde, Aşdod'da tutulan kişilerin gün içinde sorgulanacağı, İsrailli yetkililerin bu kişilerin serbest bırakılıp bırakılmayacaklarına ya da soruşturma açılıp açılmamasına karar vereceği de ifade edildi.
Bu arada, İsrailli Arapların İsrail'i protesto etmek için bugün geçerli olacak bir genel grev çağrısında bulunduğu, polisin de olası düzensizliklere karşı alarma geçirildiği belirtildi.

DAVUTOĞLU: 9 ÖLÜ OLDUĞU SÖYLENDİ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere düzenlediği saldırıda eldeki son verilere göre 9 ölü ve onlarca yaralı olduğunu söyledi.
Bakan Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in Gazze'ye yardım gönderen gemilere saldırmasının ardından yapılan olağanüstü toplantıda Türkiye'nin konuyla ilgili görüşlerini anlattıktan sonra Türkevi'nde basın toplantısı düzenledi.
Davutoğlu İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak ile telefonda yaptıkları görüşmede, Bakanın kendisine 9 ölü, 25 civarında yaralı olduğunu söylediğini, ancak daha fazla yaralının olmasından endişe duyulduğunu açıkladı.
Türkiye'nin sözkonusu yardım filosunun hazırlıkları sırasında İsrail tarafıyla değişik temaslarda bulunduğunu ve kendilerine itidal tavsiye ettiklerini belirten Davutoğlu, "Sivil ve uluslararası nitelikli bu yardım konvoyunun amacının herhangi bir şekilde saptırılarak bir insanlık trajedisine yol açılmaması konusunda gerekli uyarılarda bulunmuştuk. Ancak maalesef bütün bu uyarılarımıza rağmen, bugün sabah 4.30 gibi İsrail güvenlik güçleri bu gemilere müdahalede bulundular ve bunun sonunca ciddi can kaybı ve yaralanmalar sözkonusu oldu" dedi.
Olayın öncesinde Dışişleri Bakanlığında 24 saat görev yapan bir kriz masası oluşturduklarını ve kendisinin de bu merkezle temas halinde olduğunu anlatan Davutoğlu, Washington'a giderken BM Güvenlik Konseyi toplantısı için New York'a geldiklerini anımsattı.
Gemilere saldırının ardından hemen tedbirler aldıklarını vurgulayan Bakan Davutoğlu, öncelikle BM Güvenlik Konseyi'ni acil olarak toplantıya çağırdıklarını, ABD'nin bugün tatil olmasına rağmen bu toplantının Türkiye'nin çağrısıyla saatler içinde gerçekleştiğini söyledi.
Konsey'in hemen hemen bütün üyelerinin mutabakat halinde bu saldırıyı kınadıklarını, İsrail'in bu konuda açıklama yapması gerektiği konusunun altını çizdiklerini ifade eden Bakan Davutoğlu, Konsey üyelerinin Gazze'deki ablukanın sona ermesi gerektiğini bir kez daha dile getirdiklerini de kaydetti.
Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyi'nde bir başkanlık bildirisinin kabul edileceğini, daha sonra BM'de olayı yakınen takip etmeye devam edeceklerini belirtti.
-"UÇAKLARIMIZ HAREKETE HAZIR HALDEDİR"-
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere yaptığı saldırıda yaralanan Türk vatandaşlarının Türkiye'ye intikali için iki ambulans uçak, Hava Kuvvetlerine ait 2 uçak ve THY'na ait 3 uçağın harekete hazır olduğunu vurguladı.
İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'la telefonda görüştüklerini ve Türkiye'nin tepkisini en net ifadeyle kendisini aktardığını belirten Davutoğlu, "Bütün yaralılarımızın en kısa zamanda Türkiye'ye intikali için gereken tüm kolaylıkların gösterilmesi konusunu hatırlattım, ayrıca gemilerin biran önce salıverilmesini ve bu konuda çok net bir şekilde İsrail'in hem Türk hem uluslararası kamuoyundan özür dilemesini talep ettik" dedi.
Bağımsız bir uluslararası komisyonunda bu olayın sorumlularının bulunmasının takipçisi olacaklarını belirten Davutoğlu, "Kesinlikle bu eylem uluslararası hukuka aykırı bir eylemdir, uluslararası hukuka aykırı bir saldırıdır, İsrail'in karasularından 72 mil uzaklıkta açık sularda seyreden bir gemiye gerekçesi ne olursa olsun müdahalede bulunmak gayrimeşrudur. Bu bir korsanlıktır, bu korsanlığın bir devlet tarafından ya da kimliği meçhul korsanlar tarafından yapılmış olması bir şeyi fark ettirmez" dedi.
Ehud Barak'la konuşmasında bu konuda her türlü gerekli adımı atacaklarını kendisine söylediğini anlatan Davutoğlu, Sağlık Bakanlığıyla hemen temas kurduklarını, iki ambulans uçak, Hava Kuvvetlerine ait 2 uçak ve THY'na ait 3 uçağın yaralıların Türkiye'ye getirilmesi için harekete hazır olduğunu, en kısa sürede yaralıların Türkiye'ye getirileceğini vurguladı. Telaviv'deki Dışişleri Bakanlığı mensuplarının yaralı Türk vatandaşlarının durumlarını bizzat takip ettiklerini belirten Davutoğlu, "Vatandaşlarımızın müsterih olmasını rica ediyorum" diye konuştu.
Cenevre'deki BM İnsan Hakları Konseyi nezdinde girişimde bulunduklarını, Türkiye'nin girişimiyle İKT'nin acil toplantısının 5 Haziran tarihinde yapmasının beklendiğini dile getiren Davutoğlu, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ile görüştüğünü, Musa'nın birliği acil toplantıya çağırdığını, Türkiye'nin de toplantıya bir mesaj göndereceğini vurguladı.
Gemide pek çok Avrupa ülkesinden parlamenterlerinin de bulunması nedeniyle AB ile yakın temasta olduklarını, AB'nin dışilişkilerden sorumlu komiseri Katherine Ashton ile kapsamlı görüşme yaptıklarını, kınamalarını ilettiklerini söyledi. NATO Konseyinin de bilgilendirileceğini ve gerekli girişimlerin yapılacağını söyleyen Bakan, AGİT'te de Türkiye'nin ulusal beyanda bulunacağını, Uluslararası Denizcilik Örgütü teknik komitesinde de İsrail'in yaptığı ihlal konusuna girişimde bulunacaklarını belirtti.
Türkiye'nin olay karşısında uluslararası girişimlerinin devam edeceğini belirten Davutoğlu, Gazze'deki ablukanın ne kadar büyük bir risk içerdiğini, bölgesel barışı ne ölçüde tehdit ettiğini bu olayın bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. "Gazze'yi gettoya dönüştüren bu ablukanın biran önce kalkmasını bekliyoruz, bütün ülkeleri dayanışmaya davet ediyoruz. Bu, sadece Türkiye ile İsrail arasında değil, İsrail ile uluslararası toplum, İsrail ile uluslararası vicdan arasında bir sorundur" dedi.
-SORULAR-
Davutoğlu basın toplantısında önce Türk gazetecilerin sorularına da yanıt verdi.
Bir soru üzerine ölü ve yaralı sayısıyla ilgili bilgileri yineleyen Davutoğlu, gemiler Aşdod limanına çekildiği için İsrail dışında sağlıklı bir bilgi kaynağının bulunmadığını, sayıları en kısa zamanda teyit edeceklerini, yaralıların isimlerinin bazılarının kendilerine intikal ettiğini, ailelerin bilgilendirildiğini söyledi. Davutoğlu "Biz yaralılarımızın biran önce Türkiye'ye getirilmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınamayacağız" diye konuştu.
Ölenlerin hepsinin Türk vatandaşı olup olmadığının sorulması üzerine ise Davutoğlu, "Hayır, bu konuda net bir bilgi elimizde yok, 700 civarındaki yolcunun 300-350'si Türk, dolayısıyla ölenler arasında diğer ülke vatandaşlarının olduğunu biliyoruz, 32 ülkeden ve hemen hemen her dinden insan olduğunu biliyoruz" dedi.
Başkanlık bildirisinin bugün kabul edilmesinin planlandığını, Türkiye'nin hazırladığı taslağın Konsey'de görüşüldüğü bilgisini veren Davutoğlu, "Biz bu taslağın değiştirilmeden onaylanmasını istiyoruz, açık söyleyeyim en sert şekilde kınanması konusunda ısrarlıyız. Bizim için bu en temel taleplerimiz arasında. Hiçbir gerekçe bu saldırıyı mazur gösteremez veya daha hafif ifadelerle geçiştirilmesine izin veremez" şeklinde konuştu.
Gemide silah taşındığına yönelik iddialara da yanıt veren Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Hiçbir gemi uluslararası sularda herhangi bir başka gemiye müdahale etme hakkına sahip değildir, ne taşıyorsun diye sorma hakkına sahip değildir, silahın var mı yok mu? diye de sorma hakkına sahip değildir. Bu gemi 04.30 itibariyle uluslararası sularda, karadan 72 mil açıkta seyretmektedir. Bunu sorgulamaya kimsenin hakkı yok. İsrail gibi tam teçhizatlı bir askeri birlik müdahale ediyor ve karşısındakilerin silahlı olduğu iddiasında bulunuyor. Olacak şey mi bu? İki taraf arasında bir güç mukayesesi yapılabilir mi? O zaman sorarlar ne işiniz var o gemide, hangi hakla o gemiye iniyorsunuz. Ayrıca gemide herhangi bir silah olduğuna dair hiçbir bilgi yok. Bize Ehud Barak tarafından ifade edilen husus, İsrailli bir askerin silahının alınarak kullanıldığı şeklinde, yani İsrailli bir asker saldırmak için gemiye iniyor, oradaki yolcular kendilerini korurken onun silahını alıyorlar ve o silahla mukabelede bulunuyorlar."
Bunun kendini savunma hakkı olduğunu belirten Bakan Davutoğlu, "İsrail'in Orta Doğu'da bu kadar ateşli bir ortamda Türkiye'yi neden karşısına aldığına" yönelik bir soru üzerine ise, "Bunu İsrailli yetkililere sormanız lazım, ama şu ana kadar Türkiye'yi karşısına alan hiçbir devlet bundan karlı çıkmamıştır, bunun bilinmesi lazım" dedi.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri