İSRÂİL MUTLAKA DURDURULMALIDIR

Nurten Selma Çevikoğlu

Kâtil İsrâil bugün çoluk-çocuk-bebek, kadın, yaşlı-engelli demeden önüne geleni öldürüyor. Korunaksız sivilleri, hastâneleri, câmi-kilise gibi ibâdet mahallerini, okulları, resmi kurumları, Pazar yerlerini bombalıyor, yakıyor, yıkıyor. Ne kadar yerleşim yeri varsa, ayakta kalan bina varsa, mülteci kamplarına, Birleşmiş Milletler kurumlarına kadar her yeri vuruyor. Kimseyi dinlemiyor. Âdeta gözü dönmüş câniler gibi bu savunmasız mazlum, mağdur insanlara yaşadıkları yeri cehenneme çeviriyor. Bu yapılanlar katliamdır. Haydut isrâil Filistinlilere soykırım uyguluyor. Yaptıklarıyla gözü dönmüşçesine dehşet saçıyor. Orantısız güç kullanıyor, Toplu olarak Gazzelileri cezâlandırıyor. Bu kabul edilemez. Neredesiniz dünya?

Su ânâ kadar II: Dünya Savaşında ABD’nin Japonya’da Hiroşima’ya atılan bombanın neredeyse iki katı kadar bomba atıldı Gazzelilere. Bu nasıl zâlimlik! Nerde insanlık! Hâni ağızlarından ‘insanlık-barış-adâlet’ kelimeleri düşmeyenler, neredesiniz? Ölenler Müslüman olunca bu kural geçerli değil mi? Sizin insanlığınıza, insan hakları fikirlerinize yazıklar olsun. Üç maymunu oynayan Batı dünyâsı ve o kâtiller sürüsüne destek verenler, sizlere yazıklar olsun. İnsan diye gezmeyin dünyâda sizler ve bir daha da ‘insanlık’ kelimesini asla ve asla ağzınıza almayın. Bir daha bize insanlık dersi vermeye kalkmayın. Mehmetçik, Güneydoğu’da bizi bölmek için oluşturulan terör koridorunu bozmak adına düzenlediği harekâtlarda, bir tane sivilin canına kıymamak için âdeta iğneyle kuyu kazar gibi operasyonlar yaptı. Kendi askerlerinden yedi yüzün üzerinde şehit verdi. Sen ne yapıyorsun kâtil isrâil? Gazze’de Hamas var diye bütün bir Gazze’yi hayâlet şehir hâline getirdin. Beter olasın emi!

Yaptıklarının hepsi savaş suçudur. Bugün sözüm ona kazanıyor gibi görünüyorsun ama nâfile, ey isrâil sen öyle bir kaybettin ki, hem dünyâda hem öbür dünyâda. Kötülükler asla asla kişilerin, devletlerin yanına kar kalmaz. Elbette dönüp bir gün hesap vereceksin. Ey Netenyahu sonun tıpkı halefin Ariel Şaron gibi olacak, biz göreceğiz ölemeyeceksin bile. Zâlim askerlerin de sen de yerin dibine batacaksın, battın da zâten. Çünkü sen şerefli Kur’ân’a göre aynen; ‘BELHUM EDAL’sın yâni, ‘AŞAĞILARDAN AŞAĞISIN.’ Bir de tutmuş Müslümanlara; ‘İnsan değil bunlar hayvan’ diyorsun. Kişi aynaya bakar, ancak kendini görür. Küçük yeni yetişen gençlerine de bunu aşılıyorsun. Bu çarpık, alçak ve şerefsiz davranış videolara da yansıdı. Müslüman kişiyi öldürmüşler, çırılçıplak bir vaziyette yerlerde, üzerine 13-15 yaşlarındaki gençler tuvaletlerini yapıyorlar, sonra da ayağıyla tekmeler atıyorlar ölüye. Be hey utanmazlar, sizin hiç mi kutsalınız yok. Bizim Peygamberimiz aleyhisselam başka dinden olanların cenâzesini gördüğünde, insan olduğu için ayağa kalkıyor. Bu fazilettir. Tabi siz bu kelimeleri bilmezsiniz. Hatta kendi aranızda birbirinize dahi fazilet kelimesi geçerli değildir. Sizin ölçüleriniz tamamen madde-dünya ve güç eksenlidir. Şeref, haysiyet, onur sizde var mı? Ya vicdan, acıma hisleri bulunur mu siz de? Vah size dünyâda güzel giyimli, güzel görünümlü cehennem odunları!!! Bu yaptıklarınızla gelecek nesillere ne cevap vereceksiniz? Nasıl bir kanlı ve iğrenç bir târih bırakacaksınız neslinize? Utanç duymalısınız. Târih sizi affetmeyecek, ey şerefsiz, kâtiller sürüsü.

Her gün her gün medyada bugün şu kadar ölü, bu kadar ölü diye sayı veriliyor. Yüreğimiz kaldırmıyor, o sebeple biz ölü sayısı söylemek istemiyoruz. Zâten onlar bize göre şehid mâsumlar. Dünya yönüyle kayıptayız ama ebedi yurdumuz adına o mâsumlar ebedi bir cennet hayâtına uyanmak üzere bizi terk ettiler. Aslında onlar ölü değil kalan vicdansızlar ölüdür. Gazze’de vicdansızlık hat safhadadır. Yemek yok, içmek yok, ilaç yok, elektrik yok, hayat durmak üzere. Bu gidişin daha fazla kötüye gitmemesi için kâtil isrâil’in durdurulması lâzımdır. Zâten bunun daha ötesi salgın hastalıklar, toplu ölümler gelecektir. Zulümle âbâd olunmaz. Zulümle, haksızlıklarla, eziyetlerle kim başarı ve zafer kazanmış? Eden bulur, derler. Bu zâlimlikleri yapanlar, destek olanlar er geç aynı âıbetin daha fenâsına kendileri düçâr olacaklardır. Geçmiş târih buna şâhittir.

Ey Müslüman kardeşim! Sen de artık safını belli et, kimden yanasın? Mazlum ve mâsumları katledenlerden mi yanasın yoksa şerefiyle vatanını savunanların yanında mısın? Şu zâlim, katil, isrâil’in mallarını alma, boykot et. Hem dînî hem resmi en yetkili kurumlar onların mallarını almanın haram olduğunu söylüyor. Geçen de değerli bir yetkili, isrâil’in en meşhur üç markasını, üç gün almayın bakın nasıl dibe vururlar, dedi. O sebeple onların mallarını almayın, isrâil ürünlerinin yemeyin, içmeyin, kullanmayın, ölmezsiniz ya. Bir sürü muadili var. Her şeyi artık kendimiz de yapabiliyoruz. Bu da yetmez, o kâtillerin ürünlerini satan mağaza ve market zincirleri de boykot etmeli. Her şeyin bir bedeli var elbet. Filistinli kardeşlerimiz o kutsal bölgeleri canı pahasına bedel ödeyerek koruyorlar. Biz de bedel ödemek durumundayız.

Yanı sıra, oraya yardım götüren gönüllü kuruluşlara yardımlar yapalım. Duâlarımızla da destekleyelim. Her bulunduğumuz ortama isrâil’in bu yaptığı vahşeti anlatalım, yayalım, Gerek sosyal medya gerekse sosyal hayâtın içindeki protestolara katılalım, Durmayalım, zâlimin zulmünü, kâtilin kâtilliğini, vicdansızların vicdansızlıklarını haykıralım. Onlarla gönül gönüle olalım inşallah. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Filistinli kardeşlerimizi Cenâbı Hak muhafaza etsin, güç ve kuvvet versin, azimleri artsın hiç eksilmesin. Ümmeti Muhammedi daldığı gaflet uykusundan uyandırsın. Birlik, berâberlik ve vahdet şuuru versin inşallah. Mübârek Cuma günü Müslümanlara hayırlar getirsin.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.