İsraf Dersi

.

Öğretiyoruz, eğitemiyoruz, davranış kazandıramıyoruz. Okullarda öyle bir öğrenci yetiştiriyoruz ki, ”burnu yere düşse, eğilip yere alamayan,” bir nesil yetiştiriyoruz. Sınıfında oturup sırasının altını kirleten öğrenci, sırasının altını, sınıfını kirleten öğrenci sınıfının çöpünü toplamıyor.
Eskiden mıntıka temizliği, sınıf nöbeti usulü her sınıfın belirli bir alanı olurdu. Böylece öğrencilere okul bahçesinin temizliği yaptırılırdı. Okul bahçesi tertemiz olurdu. Öğrenci bahçeyi ve sınıfını temizleyerek sorumluluk ve çevreyi temiz tutma davranışı kazanırdı. Şimdi öyle bir nesil yetiştirmeye başladı ki sınıfta yanan lambayı söndürmeyi dahi düşünmüyor. Okul tuvaletine girip, çıkıyor musluğu kapatmıyor. Kapatmayı dahi düşünmüyor. Neme lazım bir nesil yetişiyor.
Yıllar önce bir okulda çalışıyordum. Öğretmen arkadaşım bir gün dert yandı:
- Sınıfa geçen gün okul bahçesindeki çöpleri toplattım, diye; öğrenci velileri:
- Vay! Efendim. Biz çocuklarımızı buraya çöp toplamaya mı gönderiyoruz, diye; idareye şikâyet manasında dert yanmışlar.
Yıllar önce bir okulda çalışıyordum. Öğrenciler okul bahçesini o kadar kirletiyorlar ki bir teneffüsten diğer teneffüse kadar müstahdemin biri sürekli öğrencilerin attığı çöpü toplamakla meşgul olmaktaydı. Okulun topladığı aidat parasının bir kısmı bu kâğıt toplayan, dışardan aylıkla tutulan müstahdeme veriliyordu. İdare aidat getirin diye öğrencilere rahat rahat konuşuyor; lakin öğrencilere bahçenin çöplerini toplayın diyemiyordu. Eğer öğrencinin attığı çöpü öğrencinin kendine toplatsan kesinlikle bu kadar kirletmezdi, hem de çöpleri yere atmama alışkanlığı kazanırdı. Yaşadığı sokağı caddeyi de temiz tutmayı öğrenir, kirletmemeyi öğrenirdi. Düşünün okullarda yüz binlerce musluğun açık bırakıldığını, yüz binlerce lambanın açık bırakıldığında boşa giden su ve enerji maliyetini bir hesaplayın, milyonlarca cips boş paketinin ve milyonlarca boş yere yırtılan kâğıtların maliyetini birde bunları okul bahçelerinden kaç kişinin toplayacağı iş gücü maliyetin hesabını yapıp düşünün. Okullardaki musluklar ısıya duyarlı, okul lambaları gün ışığına ayarlı olarak yapılırsa belki bir nebze çözüm olur. Esas olan öğrenciye davranış kazandırmaktır.
“İsraf ve Tasarruf Dersi” yapmacık haftalarla öğrencilere kavratılamaz. En az bu konuyla ilgili metinler olmalıdır. Metinler bir hafta boyunca işlenerek öğrencilere tutum ve tasarrufun davranışa dönüştürülecek şekilde işlenmelidir. Öğrenci güneşli günde bir lambanın yandığında onu kapatmayı bir vazife bilecek. Yerde bir çöp gördüğünde onu almayı vazife bilecek. Sokakları ve çevreyi temiz tutmayı vazife bilecek şekilde yetiştirmelidir.
“İsraf ve Tutum Dersi” Birinci sınıfta başlamalı her yıl bir iki metinle; ilkokul, ortaokulda da devam ederek işlenmelidir. Metinler birinci dönemim başlangıcı ikinci haftası ile ikinci dönemin başlangıcının üçüncü haftası olacak şekilde olmalıdır ki öğrenci yılda en az bu konuyla iki defa uyarılmalı davranışları ve bilgileri pekişmelidir. Konu işlenirken öğrencinin bulunduğu sınıf seviyesine ve uygun şeklide hazırlanmalı metin işlenerek konu pekiştirilmeli başta; ekmek, su, kâğıt, ilaç, kıyafet, zaman israfının zararları öğrencinin iliklerine işleyecek şekilde işlemelidir. Öğrenci yaşadığı çevreye, topluma ve kendine karşı sorumlulukları ve vazifeleri olduğunu bilmelidir. Dünyanın nimetlerinin sınırlı insan ihtiyaçlarının sınırsız olduğunu ve israfın önüne geçerek daha müreffeh bir toplum olunacağını çocuklar öğrenmelidir. Çocuklara, tasarruf etme israftan kaçınma ruhu aşılanmalı. Çocuklara, tutumlu olmayı ve israftan kaçınmayı lafla değil, davranışa dönüştürerek öğretmeliyiz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri