İslam Ülkelerinde Ticari Enerji Kullanımı

.
Enerji tüketimi bir ülkedeki ekonomik faaliyet ve hayat standardı seviyesini gösterir. Bunun için enerji üretim kabiliyetini ifade ettiğinden insan hayatının önemli bir parçasıdır. Ticari enerji kaynakları petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtları, nükleer enerji gücünü ve yenilenebilir enerji kaynaklarını içerir. Yenilenebilir enerji kaynakları hidroelektrik olanlar ve hidro-elektrik olmayanlar diye ikiye ayrılır. Jeotermal elektrik, rüzgar elektrik, güneş, gel-git, dalga ve piller hidro-elektrik olmayan yenilenebilir elektriktir. Bunlar gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmaktadır.
Ülkeler çevreye duyarlılıktan dolayı yenilenebilir elektrik üretimine daha fazla kaynak ayırmaktadır. Bir diğer faktör de, enerji piyasalarında yaşanan belirsizliklerdir.
İslam Konferansı Örgütüne bağlı 56 ülkede ticari enerji kaynakları ve kullanımı raporuna göre (15 April 2009, SESRIC, http://sesric.org/baseind_1.php) ticari enerji kullanımı daha çok fosil yakıtlara dayanmaktadır. 2006 yılında toplam ticari enerji 52.0 katrilyon BTU (British termal ünitesi), fosil yakıtlar bunun 49.7 katrilyon ünitesidir. (Türkiye’nin buradaki payı 3.91 katrilyon ünitedir) Bu ülkelerdeki enerji kullanımı, milli gelirdeki artışa bağlı olarak yıllar itibariyle artmaktadır.
Enerji kaynakları içinde petrolün değeri 23.4, doğal gazın 22.7 ve kömürün 3.5 ve nükleer ve yenilenebilir kaynakların değeri 2.31 katrilyon BTU’dur. Buna göre yenilenebilir enerji kaynaklarının payı toplam içinde % 4’tür. Hidroelektrik kaynaklar 2000-2006 döneminde % 4.5 yıllık artışla 2.13 katrilyon BTU’a ulaşmıştır. Bilindiği gibi bu ülkeler içinde sadece Pakistan nükleer enerji üretebilmektedir. Bu da çok düşük düzeydedir.
Rapora göre İslam ülkeleri mali sorunlar veya ilgisizlikten dolayı enerji potansiyellerini tam olarak kullanamamaktadır. Halbuki enerji bolluğu veya yenilenebilir enerji kaynaklarının büyük bir kısmına sahiptirler. Enerji piyasaları bölgesel veya küresel düzeyde işbirliğine hazır vaziyette bulunmaktadır.
Enerji haritası yeni enerji anlaşmalarıyla şekillenmektedir. Bu tür anlaşmalar tüm taraflarına karlı bir iş sağlamak yanında ilgili ülkelerin kalkınmasına destek verecektir. İslam ülkelerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmalarında büyük fırsatları vardır. Üstelik diğer İslam ülkeleriyle işbirliği yapma imkanı da bulunmaktadır. Bu sebeple İslam ülkelerinin enerjiye bakışları, artan enerji yatırımı ve enerji etkinliğine sıkıca bağlıdır.
2006 yılı Türkiye’nin bazı göstergeleri: petrol tüketimi 1.373, kömür tüketimi 0.9596, doğalgaz tüketimi 1.141, yenilenebilir enerji 0.439, hidroelektrik 0.434 katrilyon BTU olarak verilmektedir.
Türkiye enerjinin önemli bir kısmını ithalatla sağladığı için yukarıda belirtilen hususlar, bir kat daha önem kazanmaktadır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri