Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini yayımladı. Açıklanan rakamlara göre tüketici fiyatları nisanda aylık bazda yüzde 4,18 artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,37 seviyesine yükselirken, yılbaşından bu yana fiyat artışı yüzde 14,64 olarak kaydedildi.
Enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından Esnaf ve Sanatkarlar Derneği (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık, esnaf ve sanatkarların enflasyon yükü altında ezildiğini söyledi.
‘ENFLASYONUN SEBEBİ SAVAŞ DEĞİL, YANLIŞ POLİTİKALAR’
Borca ve faize dayalı yanlış ekonomi politikalarının sahadan kopuk uygulamaların ve günü kurtarmaya yönelik kararların enflasyona etki ettiğini dile getiren Latif Işık, “Rakamlar ortadadır, gerçekler açıktır ve en çok da sahada, çarşıda, pazarda, alın teriyle ayakta kalmaya çalışan esnaf ve sanatkârımız bu yükü iliklerine kadar hissetmektedir. Her fırsatta dış gelişmeler, küresel krizler ya da savaşlar gerekçe olarak sunulmaktadır. Ancak herkes çok iyi bilmektedir ki savaşın başladığı tarih 28 Şubat'tır ve birinci ve ikinci ay enflasyon rakamları da ortadadır. Yani ortaya bir savaş bahanesini de getirmek mümkün değildir. Bu durumda sorulması gereken soru nettir. Bu enflasyon neden bu kadar yükselmektedir? Bu sorunun cevabı da açıktır; borca ve faize dayalı yanlış ekonomi politikaları, sahadan kopuk uygulamalar ve günü kurtarmaya yönelik kararlar. Ekonominin temel dinamiklerinden uzaklaşıldığı, üretimin değil tüketimin teşvik edildiği, esnafın değil büyük sermayenin öncelendiği bir düzenin sonuçlarını bugün hep birlikte yaşıyoruz” diye konuştu.
‘ESNAF NEFES ALAMIYOR’
Esnaf ve sanatkârlar için durumun artık dayanılmaz noktaya geldiğine dikkat çeken Işık, “Artan maliyetler, sürekli yükselen kira bedelleri, enerji giderleri, vergi yükleri ve düşen alım gücü karşısında ayakta kalmaya çalışan esnafımız adeta nefes alamaz hale gelmiştir. Raflar dolu olsa da müşteri yok, müşteri olsa da alım gücü yok. Bu bir kısır döngü değil, bu bir çöküşün habercisidir. Bugün gelinen noktada güven ciddi şekilde sarsılmıştır. Piyasanın en temel ihtiyacı olan “öngörülebilirlik” ortadan kalkmış, esnaf yarını göremez hale gelmiştir. Esnafımız artık plan yapamıyor, yatırım düşünemiyor, birçok esnaf ve sanatkârlarımız mevcut işini sürdürebilme konusunda dahi tereddüt yaşıyor” ifadelerini kullandı.
‘UMUT YERİNİ HAYAL KIRIKLIĞINA BIRAKTI’
“Ekonominin başında bulunan Sayın Mehmet Şimşek’in uyguladığı politikalar da bu tablonun iyileşmesine katkı sunmak yerine, maalesef süreci daha da ağırlaştırmıştır” diyen Latif Işık, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Kaldı ki mesele zaten şahıslar meselesi değil sistem meselesidir. Bazı kesimler için Sayın Mehmet Şimşek için beklentiler büyüktü, umut vardı; ancak gelinen noktada bu umut yerini hayal kırıklığına bırakmıştır. Artık sahadaki karşılığı olmayan politikaların sürdürülebilir olmadığı açıkça görülmektedir. Esnafın diliyle ifade edecek olursak: “Güvenimiz bitti… Deniz bitti… Kum dahi bitti... Umut bitti... Bu sözler bir serzeniş değil, bir gerçeğin ifadesidir. Bu sözler, sabah dükkânını açarken neyle karşılaşacağını bilmeyen, akşam kepenk kapatırken zarar mı ettiğini kar mı ettiğini hesaplayamayan esnafın feryadıdır.”
‘ARTIK BAHANE DEĞİL, ÇÖZÜM ZAMANI’
Bahanelerin arkasına sığınmak yerine gerçeklerle yüzleşilmesi gerektiğinin altını çizen Işık, “Artık yapılması gereken bellidir. Bahanelerin arkasına sığınmak yerine gerçeklerle yüzleşmek, hatalardan dönmek ve üretimi, istihdamı, alın terini önceleyen faizsiz, adil bir ekonomik düzene anlayışına geçmek zorunludur. Aksi halde bu tablo sadece esnafı değil, topyekûn bir toplumsal yapıyı derinden sarsacaktır. Unutulmamalıdır ki; esnaf çökerse şehir çöker, şehir çökerse ülke çöker. Bu nedenle esnafın sesi duyulmalı, yükü hafifletilmeli ve yeniden ayağa kalkması için somut adımlar atılmalıdır” dedi.
‘FAİZ YÜKÜ KALDIRILSIN, ESNAF RAHATLASIN’
Esnafın üzerindeki faiz yükünün ivedilikle ortadan kaldırılması gerektiğine vurgu yapan ESDER Konya Şube Başkanı Latif Işık, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Acilen bir sosyal güvenlik ve vergi borcu yapılandırması yoluna gidilmeli esnafımızın üzerindeki faiz yükü ivedilikle ortadan kaldırılmalıdır. Seçim öncesi söz verilen Bağ-Kur emekli prim gün sayısının 7200 güne düşürüleceği sözü tozlu raflardan acilen indirilmelidir. Borcu olan esnafımıza uygulanan e-haciz işlemleri acilen durdurulmalıdır. Esnafımıza kredi garanti fonu ve esnaf kredi ve kefalet kooperatifleri aracılığıyla faizsiz can suyu kredileri verilmelidir. Ekonomi bürokrasisinin imtiyazlı holdinglere gösterdiği anlayışı, tutum, davranış ve pozitif ayrımcılığı biz esnaflara da göstermesini beklemek en doğal hakkımızdır.”