Orta Doğu’da tansiyon yeniden yükselirken, İran ile ABD arasındaki gerilim dikkat çeken açıklamalarla daha da tırmandı. Tahran yönetimi, hem askeri hem de diplomatik cephede peş peşe hamleler yaparken, özellikle nükleer program konusunda geri adım atmayacağını net bir şekilde ortaya koydu.
HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN KAPATILDI
İran Devrim Muhafızları, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını duyurdu. Açıklamada, bu kararın ABD’nin uyguladığı deniz ablukasına karşı alındığı belirtildi. İranlı yetkililer, boğazın İran kontrolünde olduğunu ve ABD geri adım atana kadar bu durumun süreceğini vurguladı.
Uluslararası denizcilik otoritelerine yapılan bildirim sonrası bölgedeki gemilere telsiz uyarıları geçilirken, Reuters’a yansıyan bilgilere göre boğazdan geçmeye çalışan iki gemiye ateş açıldığı iddia edildi.
“URANYUMU TESLİM ETMEYECEĞİZ” ÇIKIŞI
Gerilimi tırmandıran en önemli açıklama ise İran cephesinden gelen nükleer mesaj oldu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Seyid Abbas Katibzade, ülkenin zenginleştirilmiş uranyumunu ABD’ye vermeyeceğini açıkça ilan etti.
Katibzade, ABD’nin taleplerini “aşırı” olarak nitelendirirken, “Savunmamızı sürdüreceğiz” diyerek olası bir çatışma ihtimaline karşı hazırlıklı olduklarını dile getirdi. Bu açıklama, nükleer müzakerelerde yeni bir çıkmazın habercisi olarak yorumlandı.
HAMANEY’DEN ASKERİ GÜÇ VURGUSU
İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney de yaptığı açıklamada, ülkenin askeri kapasitesine dikkat çekti. İran donanmasının bölgedeki caydırıcılığının arttığını belirten Hamaney, olası bir çatışmada “düşmanlara ağır bedel ödetileceği” mesajını verdi.
Bu açıklamalar, Tahran’ın sadece diplomatik değil askeri olarak da sert bir duruş sergileyeceğini ortaya koydu.
BARIŞ GÖRÜŞMELERİ ASKIDA
İran, devam eden müzakerelere ilişkin de net bir mesaj verdi. Tahran yönetimi, ABD’nin taleplerinden geri adım atmaması halinde yeni görüşme turuna katılmayacağını açıkladı. İranlı yetkililer, “anlamsız müzakerelerle zaman kaybetmek istemiyoruz” diyerek diplomatik süreci askıya alabileceklerinin sinyalini verdi.
Tüm bu gelişmeler, özellikle nükleer program ve enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip bölgede gerilimin kısa vadede düşmeyeceğini gösteriyor.