İran-1

İran-1

Üç hafta dinlenmenin ardından yeniden yazı yazmaya devam ediyorum inşallah. Zaten gazetemizin yazar kadrosu epeyce güçlü kalemlere sahip olup, köşe yazısı konusunda da sıkıntı çekilmediği gibi üstelik fazlası var, eksiği yok evelallah.

Ben daha önce İran konusunda bir yazı yazmıştım. Durum onu gösteriyor ki; daha çok yazılar yazılacak gibi. Hani bizim meşhur sözümüz: “ Sen de bu evlat acısı, ben de bu kuyruk acısı olduğu müddetçe artık biz dost olamayız....” Bunun gibi bu İsrail burada olduğu müddetçe, bu Trump ABD'nin başında olduğu müddetçe, ayrıca bu Müslüman ülkelerin başındaki bu yöneticiler olduğu müddetçe biz daha çok İran türküsü çağırırız.

Maalesef bu konuda okuması ve bir bilgi sahibi olma yönüyle en düşük seviyedeki vatandaşlarımız da dahil konuya İslam’ca bakmıyorlar. Konuya cahilce ve eski defterleri kurcalayacak şekilde bakıp fitne kazanının altına odun atıyorlar.

Hacımız, hocamız sözde entelektüel tayfada meseleye olumsuz ve fitneci gözle bakıyorlar. Halbuki söz konusu İsrail kafiri ve Siyonizm’in patronu ABD olunca; Müslümanların eski defterleri kurcalayıp küffarın işine yarayacak şekilde hareket etmeleri haramdır. Savaş esnasında ya da korunma, direnç gösterme (soğuk savaş dönemleri) savunma paktında velev ki gayri müslim olsun aleyhinde iş yapılmaz. Mekke içinde daha henüz Müslüman olmamış Huzaa Kabilesi anlaşma gereği Muhammed (asv) ve Müslümanlar yanlısıydı. Müslümanlara iyi davranıyorlar ve onlara Mekke'den bilgiler ak tarıyorlardı. Yani beraber bir savunma ve Müslümanların direnmesi için kurulan birlikti. Birlik aleyhine işler yapılmaz.
Ülkemizde maalesef haber alma-iletişim kanalları %95 Yahudi'nin kontrolünde. İran bugün Telaviv’e kadar girse bizim Medya “İsrail Tahran'a girdi.” yazar ve böyle haber sunarlar. Çünkü şu anki durum İran halkının %85 rejimine sahip çıktığını gösteriyorken tam tersine haberler yayıyorlar. Kışkırtma ve manipülasyonlarla ajan provokatörler ortalığı karıştırıyorlar. Ama görünen o ki İran baharı olmaz, olmayacak inşallah.

İran'ın bugün yanında yer almayan birçok sözüm ona Siyonist uşağı sözde İslam ülkeleri yarın sıra kendilerine geldiği zaman başını yaslayacak bir omuz bulamayacaklar.
Bu böyle olmaaaz! Birazcık vicdanı olan Müslüman kişiler veya kuruluşlar-teşkilatlar Gazzeli kardeşlerine yardım etmek için %70 İsrail'i besleyip şişirip Gazzelilere suyunun suyunun suyunu verebildiler. Yani gönderdikleri paraları İsrail bankalarından gönderdiler.

Evet İran'ı bir bela bekliyor. Mısırı, Türkiye'yi, yeniden Suriye'yi, yeniden Irak'ı da...vs. bir bela bekliyor. Eğer bu hedefteki ülkelerden üçü birleşsin her şeyin kaderi değişir. Birleşmezler ve Siyonizm aleyhine ağızlarını bile açamazlar!.. Açar gibi yaparlar, açamazlar sebebi belli.
Bugünkü bu tablodan kaba saba şekliyle pek umut yok gibi gözükse de öyle umut verici tablolar var ki olay hiç de öyle gözüktüğü gibi değildir.

Mesela artık İslam ülkelerindeki gençler sahte kabadayı liderlerine güvenmiyor ve sevmiyorlar. Artık ölümden korkmayan yeni bir İslamcı gençlik geliyor.

Akıllı ve uluslararası kuvvet dengelerine uygun birlik fikri İslam dünyasında yer etmeye başlamıştır. “Biz onların ellerindeki mevcut teknolojik güçlerini hem yenebiliriz ve hem de daha üstününü üretebiliriz...” fikri iyice yaygınlaştı ve eylemsel duruma geçer hale geldi... Buna benzer en az elli madde sayabilirim.

Allah var keder yok. Allah'ın takdirinin dışında bir şey olmaz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri