İpotekli satış patladı

Bankaların sözde düşük faiz oranlarıyla verdiği, “Konut Kredisi”ne başvurular baş döndürücü bir hızda devam ediyor. 200 bin liraya kadar çekilebilen krediler 120 ay boyunca faiziyle birlikte ödeniyor. Konya'da evlerin yüzde 70'i ipotekli satılıyor

Türkiye'de ve Konya'da sıcak parayla konut alımı neredeyse sona erdi. Geçen yılın Ocak ayına göre konut satışlarında yüzde 1,7 azalmasına rağmen, ipotekli konut satışında ise yüzde 3,5'lik artış gerçekleşti. TÜİK 2014 yılı konut satışı istatistiklerine göre Türkiye’de 2015 Ocak ayında 86 bin 167 konut satıldı. Konya’da ise 2014 yılında bin 924 konut satış sonucu el değiştirdi. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışın payı yüzde 38,5 oldu. İpotekli satışların artması da vatandaşın bankalara bağlandığını gösteriyor. Bankalar, “Konut Kredisi” adı altında vatandaşa evin değeri kadar kredi veriyor. Vatandaş da, “Kira ödeyeceğime kredinin aylık taksidini öderim” diyerek yıllarca bankanın sömürüsü altında kalıyor. Bir ay bile taksidi ödeyemediğinde, yüksek oranda o ayın faizini ödemek zorunda kalıyor. Vatandaş, aynı zaman da farkına varmadan faiz tuzağına düşüyor.

KONYA İPOTEK ALTINDA

Konya Emlakçılar Odası Başkanı Sedat Altınay, artık konut alımının ipotekle gerçekleştiğini söyledi. Konut satışlarının son yıllarda artmasını bankaların kredi vermesinden kaynaklandığını belirten Altınay, “Bu artış vatandaşın konut alırken kredi kartı kullanmasından kaynaklanıyor. Örneğin 100 bin liralık bir dairenin 25 bin lirasını kendisi ödüyor. 75 bin lirasını da konut kredisi çekerek ödüyor. Banka ipotek koyarak konut satışı gerçekleşiyor. Kira fiyatları da Konya'da her geçen gün yükseliyor. Vatandaş 500-600 lira kira ödeyeceğine 800 lira gibi bir para ile kendi evinin ücretini ödüyor. Konya'da bu şekilde ev alımı yüzde 70 oranında. Bankalar faizi de yüzde 0.84, 0.90 gibi oranda belirliyor. Geçen dönemde faiz oranı 0.76'a kadar düşmüştü. O dönemde konut satışları hızlanmıştı. Merkez Bankası faiz oranını biraz daha düşürürse konut satışları tekrar hızlanacaktır. Ancak, gelir düzeyine göre ev almaları konusunda vatandaşımızı uyarıyoruz. Geçim sıkıntısı içinde kredi ile ev almak doğru değil” dedi.

KREDİYLE ALDIĞI EVİ KİRAYA VERİYOR

Toluhan Emlak Yetkilisi Ali Yangöz ise, vatandaşın maaş gelirinden fazla kredi çektiğine dikkat çekti. Vatandaşın aldığı evi kiraya vererek, bankaya olan taksidini ödediğini belirten Yangöz, “Kira geliri bankaya olan borcunu karşılamıyor. Bunun sonucunda da ekonomik krize giriyor. Kredi ile evi alıp, başkasına kiraya vermek sorunu ortadan kaldırmıyor. Eğer birikmiş parası varsa balon ödeme yapabilir. Bu şekilde uzun bir süre ödeme de rahatlık sağlar. Ancak vatandaşımız nasıl olsa öderim diyerek kredi çektiği için zor durumda kalıyor” ifadelerini kullandı. Bu ödeminin cazip gibi görünmesine rağmen evi alan kişinin 120 ay boyunca kredi ödediğini kaydeden Yangöz, “10 yılın üzerinde her ay bankaya taksit ödeniyor. Kişi ev alma heyecanıyla hemen başvuru yapıyor. Belli bir zamandan sonra ev geçindirme telaşı ile taksit telaşı vatandaşı zor durumda bırakıyor. Özellikle gelir düzeyi düşük olan vatandaşlar, bankanın tuzağına düşmesin” diye konuştu.

İCRA DAVASI AÇILIYOR

Konut kredisinin hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Ömer Faruk Halıcı ise, “Bankalar vatandaşa kira öder gibi ev sahibi olmaları yönünde ikna kampanyası yapıyor. Uygun ödeme koşulları, düşük faiz oranı, güvenilir oluşu ve vadeli ödeme şekliyle vatandaş bu konut kredisine ilgi duyuyor. Ancak vatandaş, konutu ederinden fazla bir değerde almak zorunda kalıyor. Bu da konut piyasasının değerini yükseltiyor. Aynı şekilde vatandaş ödemelerini birkaç ay geciktirdiği zaman banka tarafından icra davası açılıyor. Bunun sonucunda vatandaş birikimlerini kaybediyor. Ödeme süresi yılları aldığı için de vatandaş ekonomik yönden ye birikimler sağlamakta güçlük çekiyor” açıklamasında bulundu.

BANKALAR EMLAKÇI OLDU

Ekonomik sebeplere göre de faiz oranın değiştiğini ifade eden Avukat Halıcı, şunları söyledi: “En büyük risk buradan kaynaklanıyor. 10 yıl gibi sürede kimse ne olacağını tahmin edemez. Bir diğer önemli sorun da vatandaşın dosya masrafını ve hayat sigortasını yaptırması konusunda banka baskı yapıyor. Tüketici yasaya göre hayat sigortasını yaptırmak zorunda değil. Tercihine göre bunu yaptırabilir. Tüketicinin haberi olmadan da banka bunu gerçekleştiriyor. Tüketiciye de bunun masraflarını ödemek zorunda kalıyor. Bunun avantajı ise ev sahibi öldüğünde mirasçılara borç kalmıyor. Bankalar artık bu şekilde emlakçılık yapıyor. Vatandaş ödeyemediği için banka konut sahibi oluyor. Bu şekilde de yeniden ihaleye çıkarıp konut satışını yapıyor.”

MEHMET AKİF SÜTÇÜ merhabahaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri