İntihar Değil “Şehadet”

İntihar Değil “Şehadet”

Filistin direnişinde Batı medyasının "intihar saldırısı", Filistinlilerin ise "istişhadi eylem" (şehadet eylemi) olarak adlandırdığı eylemler, fıkhi boyutuyla sıkça tartışılmaktadır. Cihad, çağın şartlarına ve gereklerine göre yeni savaş metotlarıyla yapılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken, kullanılan metodun İslam’ın yasaklar dairesine girmemesidir. Batı literatüründe "şehadet" kavramı olmadığı için bu eylemler intihar olarak adlandırılmakta ve bu yanlış kavramsallaştırma Müslüman zihinleri de etkilemektedir. Ancak bir amelin meşruiyeti sosyolojik veya psikolojik bunalımlarla değil, yalnızca şer'i delillerle ölçülebilir.

Ayet, Hadis ve İslam Tarihinden Deliller Cihadın gayesi ölmek değil, düşmanı zayıf düşürmek veya İslam kuvvetlerini korumaktır. Ancak bu gaye, mücahitlerin kendi canlarını feda etmesiyle gerçekleşecekse, bu durum intihar değil kahramanlıktır.

Kur'an-ı Kerim: Allah yolunda canını feda edenler ve verdikleri söze sadık kalanlar (Ahzab, 33/23; Bakara, 2/207) övülmüştür.

Uhud Savaşı: Hz. Peygamber'i korumak amacıyla yedi ensarın kesin ölümü göze alarak müşriklerin arasına dalıp sırayla şehit olmaları.

Bedir Savaşı: Umeyr ibnu'l-Humam'ın, cennete girme arzusuyla elindeki hurmaları fırlatıp atarak şehit olana kadar düşmanla çarpışması.

Yemame Savaşı: Bera ibnu Malik'in, Müslümanların kaleye girebilmesi için kendini bir tulum içinde düşman surlarından içeri attırıp kapıyı içeriden açarak ölümü göze alması.

Bera ibnu Azib ve Ebu Eyyub el-Ensari gibi sahabeler, bir kişinin kalabalık bir düşman ordusuna tek başına saldırmasını "kendini tehlikeye atmak" olarak görmemiş; aksine bunu Allah yolunda savaşmak olarak nitelendirmişlerdir.

İbnu Arabi, İmam Nevevi, İmam Gazali, Şeybani ve Kurtubi gibi fıkıh alimleri; niyetin halis olması, düşmana zarar verilmesi ve Müslümanlara cesaret kazandırması şartıyla bir mücahidin kendini feda ederek kalabalık düşman gruplarına saldırmasının caiz ve övgüye değer olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.

Günümüzün otorite kabul edilen alimleri ve kurumları da aynı görüşü paylaşmaktadır:

Yusuf el-Karadavi: Bu kahramanca eylemleri "terör" veya "intihar" olarak adlandıranların zihinlerinin Batı ve İsrail propagandasıyla yönlendirildiğini belirtir.

Prof. Dr. Acil Casim en-Neşemi: Eylemin intihar sayılmaması için üç şart öne sürer: Amacın Allah'ın dinini yüceltmek olması, düşmana zarar verecek daha etkili başka bir alternatifin bulunmaması ve eylemin bireysel hislerle değil cemaatin faydası gözetilerek yapılması.

Ezher Alimleri ve Diğer Alimleri: Ortak fetvalarında, İslam'ın kutsal topraklarını işgalden kurtarmak için kendini feda eden gençlerin, intihar etmiş sayılmayacağını ve şehitlerin en üstünleri arasında yer alacaklarını ifade etmişlerdir.

İslam fıkhında "intihar", kişinin Allah'ın rahmetinden ümidini keserek kadere isyan etmesi ve dünya sıkıntılarından kaçmasıdır. Filistin'deki eylemler ise Allah rızası ve İslam topraklarının kurtuluşu için yapılan bilinçli fedakarlıklardır. Dini meselelerde insanların bilgisizce kendi şahsi fikirlerini öne sürmek yerine, Kur'an'ı, Sünnet'i ve ilim ehlinin açıklamalarını referans almaları gerekmektedir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri