Gaziantep’te terör örgütü tarafından bombalı bir aracın infilak ettirilmesi ile 9 kişi hayatını kaybetti. Terör örgütünün sivillere yönelik gerçekleştirdiği bu hain plan onların insanlıktan nasiplerini almadıklarını gösterdi.
Gaziantep şehir merkezinde meydana gelen bomba yüklü aracın infilak ettirilmesi sonucu meydana gelen patlamada 4’ü çocuk olmak üzere 9 kişi hayatını kaybederken, 66 kişi de yaralanmıştı. PKK terör örgütünün düzenlemiş olduğu hain tuzak, teröristlerin artık dağda Türk askeri ile çatışmak yerine şehirlerde oturan sivil vatandaşların hayatına kast etmeye çalıştığının bir göstergesi oldu. PKK terör örgütünün sivil vatandaşlara yönelik yaptığı ilk bombalı saldırı olmayan Gaziantep patlaması halktan ve sivil toplum kuruluşlarından büyük tepki çekmeye başladı.
Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı ve Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Latif Selvi, terör örgütünün meydana getirdiği olayların arkasında başka güçlerin olduğunu söyledi. Selvi, “Geçtiğimiz gün Gaziantep’te meydana gelen patlamanın benzerleri 1970’li yıllarda da meydana gelmişti. O zaman bu patlamayı gerçekleştirenlerin arkasındaki asıl güçleri hepimiz gördük. Şimdi de bu yaşanan üzücü olaylara karşı vatandaşlarımız kendi tepkilerini göstermeliler ama bunu yaparken de sağduyulu olmalılar. İnsanlarımız tepkilerini sağduyudan uzak bir şekilde gösterdikleri zaman bu terör örgütünün istediği şekilde bir davranış oluyor” dedi. PKK terör örgütünün artık dağda savaşamadığını söyleyen Latif Selvi, “PKK yıllardır uluslar arası güçlerin taşeronluğunu yapıyor. PKK bazen önceden engellenmesi mümkün olmayan davranışları gerçekleştirebiliyor. Bu yüzden insanlarımız tepkilerini gösterirken sağduyudan uzak olurlarsa PKK terör örgütü bu eylemlerine devam edecektir, kendisine güç bulacaktır. PKK artık dağda askerimiz ile savaşmaktan kaçıyor. Bunun yerine şehirlere gelerek sivil halkın canına kast edecek eylemler gerçekleştiriyor” diye konuştu. Latif Selvi PKK’nın sivil halkın canına kast etmeye yönelik gerçekleştirdiği eylemlerin arkasındaki güçlerin düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Artan terör olaylarına Kamu-Sen’de tepki gösterdi. Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Sadi Eriş Konya halkının terör olaylarına karşı duyarlı olduğunu söyledi. Eriş, “Konya en çok şehit veren illerden bir tanesi. Geçtiğimiz aylarda ne zaman bir şehit olsa Konya’dan da ne yazık ki bir şehidimiz çıkıyordu. Konya halkı sadece kendi ilinden verilen şehitlerde değil, yurdun her tarafından şehit haberleri geldiği zaman tepkisini gösteren bir halk. Artık insanlar bayramlarda televizyonlara bakamaz oldular. Bayramda şehit haberi duyup da bayramımız kötü geçmesin diyerek televizyonlara bakılmaz olundu. Televizyonlara bakan birçok kişi de şehitlerimizin haberlerini duyunca ağlamaktan başka bir şey yapamıyor” dedi. Terörün ağlayarak bitirilemeyeceğini söyleyen Sadi Eriş, “Terör saldırısı sonrası şehit haberlerimiz geldiği zaman insanlarımız ağlayarak ve sokaklara dökülerek tepkilerini dile getiriyor. Çünkü ellerinden başka bir şey gelmiyor. Siyasi iradelerde insanlarımızın sokaklara dökülmesine izin vermek istenmiyor, taşkınlık yapılmasın deniliyor. Onlar ellerinden bir şey gelmediği için bunu yapıyorlar, ama siyasiler yapmaları gereken birçok şey olduğu halde bu konuda gayretlerini tam anlamı ile gösteremiyorlar” diye konuştu. Eriş, Şırnak’ta askeri aracın devrilmesi sonucu şehit olan ve yaralanan askerlerin köy halkı tarafından taşınmasının bu ülke içinde birlik ve beraberlik olduğu mesajının verildiğini, o insanların da diğer insanlardan bir farkı olmadığını dile getirdi.
Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Gaziantep’te 9 kişinin yaşamını yitirdiği, 66 kişinin ise yaralandığı hain terör saldırısını kınadı. Çocuk yaşlı demeden mübarek Ramazan Bayramı’nda Gaziantep’te sivil halkı hedef alan hain saldırının terörün gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Büyükhelvacıgil, Türkiye’nin acısını paylaştıklarını belirtti. Büyükhelvacıgil, Türkiye’nin geleceğe emin adımlar ile yürüyeceğini söyleyerek, “Milletimizin birlik ve beraberliğini, ülkemizin istikrarını hain saldırılarla bozacağını düşünenler, bunu asla başaramayacaklarını, aksine milletimizin beraber yaşama duygusunun bugünlerde daha çok perçinleneceğini bilmelidirler. İnsanlık dışı terör saldırıları asla hedefine ulaşamayacaktır. Türkiye, milletimizin güçlü milli manevi bağlarıyla, ülkemizin çalışkan sanayici ve işadamlarıyla, çiftçisiyle, köylüsüyle, sahip olduğu tüm değerleriyle geleceğe emin adımlarla ilerleyecektir” ifadelerini kullandı.
Türk-İş Konya İl Temsilcisi Necati Kökat, yaşanan olaylar karşısında siyasilerin yaptığı tartışmaların sorunlara çözüm olmadığını belirtti. Halkın birlik ve beraberlik istediğini vurgulayan Kökat, “Türkiye, bir Ramazan ayı ve Ramazan Bayramını yürek yakan şehit haberleri ve siyasetçilerin birbirlerine karşı yönelttikleri dozajı hiç azalmayan çekişmeli söylemleri ile geçirmiştir. Yaşadığımız iç ve dış sorunlara karşı sağlıklı politikalar üretilebilmesi için ülke siyasetini şekillendiren faktörlerin asgari düzeyde de olsa bir diyalog ve uzlaşma zemininde buluşmaları gerekmektedir. Türk siyasetini şekillendiren siyasi parti liderlerinin bu güne kadar her konuda olduğu gibi, bugün de gerek Suriye meselesi, gerekse terörle mücadele konusunda birbirlerine karşı sergiledikleri çatışmacı üslup, Türkiye’de ciddi bir enerji kaybına yol açmakta, yaşanılan siyasi tartışmalar sorunların çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı gibi, halkımızın moralini bozmaktadır. Türk halkı, bugüne kadar yaşanan tüm felaketler karşısında sımsıkı kenetlenmeyi bilmiştir. Gerek yanı başımızda yaşanan iç savaş ve bize yansıyan negatif etkileri; gerekse bu iç savaşla şiddeti artan ve şekil değiştiren terör meselesi bugün Türkiye için çözümünde toplumsal barışı gerekli kılan en önemli meselelerdir. Halkımız bugün her zamankinden daha fazla Hükümetten ve özellikle TBMM’de grubu olan siyasi partilerden birlik ve beraberlik içinde çözüm üretmelerini beklemektedir” diye konuştu.
Aktif İşadamları ve Sanayiciler Derneği (AKTİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Soner Cesur da terör örgütünün gerçekleştirmiş olduğu hain saldırıyı kınadı. Ülkenin birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlerin emellerine ulaşamayacaklarını belirten Cesur, “Geçmişte olduğu gibi bugün de, insanlık değerlerinden nasibini almamış terör odaklarına verilecek en güzel cevap, milli ve demokratik değerlerimize ve ülkemizin bütünlüğüne sahip çıkmaktır. Millet olarak, siyasi iradesiyle, askeriyle, güvenlik güçleriyle, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla birlik ve beraberlik içinde hareket edelim. Ulus olarak tek vücut olmalıyız ve bu tür saldırılar karşısında hep birlikte terör belasını kınamalı ve lanetlemeliyiz” dedi. Terör örgütü üyelerinin insanlıktan nasibini almadığını belirten Cesur, “Sevgi, saygı, kardeşlik, dostluk ve yardımlaşma duygularının pekiştiği, birlik ve beraberliğin perçinlendiği, sevinç ve neşe günleri olan Ramazan Bayramı’nda böyle bir saldırı gerçekleştirilmiş olması terörün insani duygulardan uzak bir anlayışa hizmet ettiğinin en açık göstergesidir. Böyle kutsal bir mübarek ayın içerisinde hain PKK tarafından terör saldırıları sürdürülmekte, terörün yarattığı acı yüreklerimizi kanatmaktadır. Terör örgütü emellerinde asla muvaffak olamayacaktır, olması da mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Ülkenin dört bir yanından gelen şehit haberleri en çok şehit yakınlarının canını yakıyor. Şehit aileleri izlenen politikalar ile terörün bitirilemeyeceğini söylüyor.
Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Cafer Çelik, son günlerde meydana gelen terör olaylarının hükümetin izlemiş olduğu yanlış politikaların bir sonucu olduğunu dile getirdi. Ramazan ayı boyunca nerede ise her gün şehit haberlerinin geldiğini söyleyen Çelik, “Ramazan Bayramı’nda da terör örgütü mensupları bayramı kana bulamaya devam ettiler. Bu olayların artmasının en büyük nedeni, 2009 yılında yapılan Kürt açılımının başlatılmış olması oldu. Bu açılımla Habur’dan silah bırakarak davul ve zurnalar eşliğinde gelen teröristlere taviz üstüne taviz verildi, bu günde o tavizlerin sonuçlarını görüyoruz. Yapılan açılım ile terörün azalması beklenirken maalesef daha da arttı. Artık sadece dağdaki askerler değil, şehir merkezinde oturan sivillerde hedef haline geldi. 4 yaşındaki masum çocuğu öldürmeye kadar işi götürdüler” dedi. Terörün bitmesi için devletinde çaba göstermesi gerektiğinin dile getiren Çelik, “Habur’dan eli silahsız olarak oynaya oynaya gelenler geçtiğimiz gün Şemdinli’de milletvekilleri ile buluştular. Cumhurbaşkanı, Başbakan, muhalefet partileri Gaziantep’te hayatını kaybedenlerin cenaze törenine katılacaklar. Bu iş sadece cenaze törenine katılarak orada ‘terörü kınıyoruz, lanetliyoruz’ deme ile bitirilemez. Hükümetin yapması gereken meclisi bir an önce toplamalı ve terör örgütünün uzantısı olan milletvekillerinin milletvekilliğini düşürmelidir. Sadece cenaze törenlerine katılmakla, oradan terörü lanetliyoruz demekle terör bitirilmez” diye konuştu. Cafer Çelik, milletinde şehit haberlerine karşı duyarsızlaştığını dile getirerek, “Toplumumuzda insanlar kadar STK’larda gelen şehit haberlerine karşı duyarsız olmaya başladı. Şehir merkezinde ve kenar mahallelerde hiçbir yerde evlere asılı olan bayrakları göremiyoruz. Böyle günlerde en önemli olan şeylerden bir tanesi de evlere bayraklar asmaktır. Şehit Aileleri Derneği olarak bize de hiçbir sivil toplum kuruluşundan ‘sizin yapacağınız bir gösteri var mı? biz de size destek verelim’ ya da ‘biz şehitler ile ilgili bir program yapacağız sizde katılır mısınız?’ diye soran kuruluş olmuyor” ifadelerini kullandı.
Gaziantep’de yaşanan terör olaylarına MAZLUMDER’de sessiz kalmadı. MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, sorumluların mutlaka ortaya çıkarılıp cezalandırılması gerektiğini savundu. MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, “20 Ağustos 2012 tarihinde Gaziantep’te otobüs durağı önünde bomba yüklü bir araç uzaktan kumanda ile patlatılmış, 9 sivil insanımız hayatını kaybetmiş onlarcası da yaralanmıştır. Haksız yere bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek olduğuna inanıyor ve bu çirkin katliamı yapanlara soruyoruz; o sivil insanları, o masum bebekleri hangi suçlarından dolayı öldürdünüz?. Yeryüzünde sivil insanları, çocukları yakarak öldürmeyi haklı gösterebilecek bir dava yoktur ve olmamalıdır. Sivil insanları öldürerek ideolojik amaçlarını gerçekleştireceğini düşünen insanlar kimler ise, sivil insanları öldürmeyi haklı gören ideolojiye militan yetiştirenler kimler ise üzerlerine gidilmeli, bulunmalı ve insanlık adına en ağır cezalarla cezalandırılmalıdır.Eylemi yapanlar kadar eylemin gerçekleşmesinde ihmali olanlar var ise onlarda tespit edilmeli ve hukuk çerçevesinde hesap sorulmalıdır” dedi. Argun, eylemi gerçekleştirileceği istihbaratının alındığı halde neden yakalanmadığını, işi çözüm üretmek olan idarecilerin toplumun duyguların galeyana getirmekten vazgeçmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
MÜSİAD Konya Şube Başkanı Aslan Korkmaz, son dönemde artan terör eylemlerinin üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olduğunu söyledi. Korkmaz, “Özellikle Gaziantep şehrimizde sivil insanları hatta çocukları hedef alan saldırı, ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunun bir parçasıdır. Milletimiz, insanlarımızı ayrıştırmak isteyen hainlere karşı sağduyulu olmalıdır” dedi.
Türk halkının son dönemde artan terör olaylarına karşı sağduyulu olması gerektiğini ifade eden Korkmaz, “Ülkemiz üzerinde son dönemde özellikle yabancı odaklı oyunlar oynanmak istenmektedir. Milletimiz üzerinden oyun oynamak isteyenlerin kumandasıyla hareket eden terör örgütü insanlarımızı birbirine düşürme isteğine bu zamana kadar ulaşamamıştır. Son dönemde artan terör olayları bunun bir göstergesidir. Asker, sivil demeden gözü dönmüşçesine halkımıza karşı yapılan bu saldırılar ülkemizin gelişmesini, büyümesini ve refahının artmasını hiçbir zaman engelleyemeyecektir. Gaziantep şehrimizde sivilleri hedef alanlar insanlıktan nasibini almamış kişilerdir. Halkımızda ülkemiz üzerinde oynanan bu oyunun farkında olmalı ve sağduyu ile yaklaşmalıdır. Unutmamak lazımdır ki, Türk milleti birlik ve beraberlik içerisinde terör belasının üstesinden gelmeyi başaracaktır. Bu vesile ile yaşanan terör saldırılarında hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileklerimi sunarken yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum” diye konuştu.
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Konya Şube Başkanı Yakup Yıldırım millet olarak ayakta durma zamanı olduğunu belirtti. Yıldırım, “Bütün dünya şunu görmelidir ki bu olay herhangi bir şekilde hak arama olayı değildir. Bu tamamen insanlıktan nasibini almamış, bütün insanlık duygularını kaybetmiş insanların kasten masum insanlarımızın canına kast eden organizeli bir şekilde yaptıkları terör olayıdır. Türk milleri olarak hepimiz bugünlerde sapasağlam durarak metanetimizi korumalı, provakatif hareketlere gelmemeliyiz. Millet olarak hangi düşüncede, hangi farklılıkta olursak olalım, hepimiz bu terör olayına karşı dimdik durmalıyız” dedi. Terör örgütüne ve teröre bulaşanlara, bayram günü insanlık dışı cinayetleri işleyenlere karşı herkesin çok açık ve net tavır koyması gerektiğini vurgulayan Yıldırım "Hepimizin böyle günlerde sapa sağlam durması gerekir. Teröre ve terör örgütüne, onları destekleyenlere verebileceğimiz en iyi cevap millet olarak, hep beraber hangi düşüncede, hangi siyasi akımda, hangi farklılıkta olursak olalım, böyle bir olay karşısında hepimiz kol kola, saf safa olmalıyız. Hepimizin terör belasına karşı dimdik durarak bu terör olayına karşı bir cephe oluşturmamız birliğimizin, beraberliğimizin en büyük göstergesidir” diye konuştu.
MUSTAFA ÖZÇELİK