528 kişinin idamına karar veren mahkemenin, darbe yönetiminin emrinde olduğunu belirten AGD Şube Başkanı Mehmet Parlak, Mısır'da verilen idam kararının insanlık suçu olduğunu söyledi.
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) üyesi bir grup, Mısır'da 529 kişiye idam karanı verilmesini protesto etti. Şerafettin Camisi önünde toplanan AGD üyesi bir grup, "Rabia" işaretinin yanı sıra darbe ve idam karşıtı pankartlar taşıyarak, "Zulme sessiz kalmayacağız", "Defol Sisi, seninleyiz Mursi", "Allah'ın gazabı zalimleri bulacak" şeklinde sloganlar attı. Grup adına açıklama yapan derneğin Konya Şube Başkanı Mehmet Parlak, Mısır'da verilen idam kararının insanlık suçu olduğunu söyledi. Kararı veren mahkemenin, darbe yönetiminin emrinde olduğunu belirten Parlak, "Haklarında idam kararı çıkan kişilerin tek suçu, o gün seçilmiş hükümete karşı yapılan darbeyi protesto etmekti. Bu idam kararının hiçbir şekilde insan hakları, adalet ve özgürlüklerle ilgisi yoktur. Temel hak ve hürriyetlerin ayaklar altına alındığı bir karardır.Bu idam kararlarının hiçbir şekilde insan hakları, özgürlükler ve adaletle bir ilgisi yoktur. İnsanların temel hak ve hürriyetlerinin ayaklar altına alındığı bir karardır. Yaşanan bu hukuk dışı süreçte Batı’nın sessiz kalması elbette ırkçı emperyalizmin izlediği stratejinin bir gereğidir. Zaten aynı güçler darbe sürecine de destek vermişlerdir. Mısır’da olup bitenleri sadece bir hukuk skandalı olarak değerlendirmek elbette yanlıştır. Yaşanılan süreç, yeryüzünün enerji kaynaklarını yağmalayarak, kendinden olmayan insanları ücretli köleler haline getirerek, kendilerine itaat etmeyenleri de imha ederek mevcut dünya düzenini işleten ırkçı emperyalizmin örtülü işgalinin yansımasıdır. 529 kişi ile ilgili verilen idam kararı bu coğrafyanın insanlarının bağımsızlığını hedef alan bir karardır Anadolu Gençlik Derneği olarak biz yeryüzünde ezilen, sömürülen, yoksul ve yoksun bırakılan ve insanlarının oluk oluk kanı akıtılan tüm toplumların bütün bu zulümlere karşı ortak bir irade beyanıyla bir araya gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Hakkı üstün tutan bir anlayışla yeni bir dünya kurulmadığı müddetçe bu zulümler engellenemeyecektir. Üç günlük iktidar ve çıkar hesapları ile bu ideali terk etmenin vebalini kimse ödeyemez. Hepimizin üzerine düşen zalimlerin karşısında ve mazlumların yanında yer alışımızda sahici olmaktır” dedi.
Parlak, Mısır'da yaşanan sürecin daha da kötüye gitmemesi için idam kararının geri çekilmesi gerektiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Alınan bu kararın Mısır'ı iç savaşa sürükleme ihtimali bizi endişelendirmektedir. İsrail'e komşu olan ülkelerdeki karışıklığın tek kazananın İsrail olduğu ortadadır. ABD ve İsrail ile dost olan ülkelerin yaşanılan süreçle ilgili bir tepki koyamaması ya da ortaya konulan tepkinin cılız kınamalardan ibaret olması da bu oyunun bir parçasıdır. Bu idam kararları mutlaka durdurulmalıdır. Ülkemizdeki tepkiler uluslararası platformlara taşınmalı, uluslararası toplum Mısır'a baskı yapmalıdır. İslam ülkeleri bu konu ile alakalı net bir diplomasi izlemelidir." Konuşmaların ardından kefen giyen grup üyeleri, Sisi'nin temsili idam sehpasına asılan maketini ateşe verdi. Grup, daha sonra yapılan duanın ardından dağıldı.
HALİD ŞEN