İnsanlar tam bir cinnet hâlinde!

.
Cenabı Allah’ın, “Eşref-i mahlûkat (En şerefli,  çok aziz) olarak yarattım” buyurduğu insanoğlu, kendisine bahşedilen bu övgü ile taban tabana zıt işler yapıyor. Başka bir deyimle, şirazesi bozulan bazı insanlar ülkemizin çeşitli yerlerinde olduğu gibi, şehrimizde de Müslüman’da asla bulunmaması gereken fiilleri işlemekten çekinmiyor. Bu durum kelimenin tam anlamıyla ancak cinnet hâli (şuur ve davranış bozukluğu, delilik, çılgınlık) olarak tarif edilebilir. Mevlâmız insanları böyle bir hâlden muhafaza etsin, ancak son günlerde katı yürekli, cani ruhlu bazı insanlar büyük küçük, kadın erkek demeden 100’den fazla yakın cana kastettiler. İzahını yapmakta güçlük çekilen kanlı olaylar herkese “Bunlar insan olamaz. Ne yazık ki insanlık cinnet geçiriyor” dedirtti.

Mayıs ayında Türkiye, Mardin’in Bilge köyünde eli silahlı bir grubun, 9’u çocuk, 16’sı kadın olmak üzere aynı soyadı taşıyan 44 kişiyi kurşuna dizmesi ile sonuçlanan olayla çalkalanırken, İstanbul’da 17 yaşındaki bir kızın başı kesilerek çöp kutusuna atılması duyanların kanını dondurdu. Bu korkunç cinayeti kızın arkadaşı Cem Garipoğlu isimli gencin işlediği ve bir TIR şoförüne 200 Euro vererek Rusya’ya kaçtığı ileri sürüldü. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde ortadan kaybolan 4 yaşındaki Muhammet Fırtına’nın 45 gün sonra evlerinin yakınındaki ekin tarlasında çürümüş cesedi bulundu. Geçen hafta babası, annesi, babaanne ve dedesinin bir TV kanalına çıkmalarıyla inanılamaz şekilde aydınlanan bu olayda anne Dilber’in, bir adamla yaşadığı yasak aşkı gören çocuğunu öldürdüğü ortaya çıktı.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde gece evine gitmekte olan Metin Hallaç isimli polis memuru, gizli ellerin tetiğini çektiği bir tabancadan çıkan kurşunlarla hayatını kaybetti. İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde Atakent sitesinde oturan Hasan Hüseyin Aydın isimli tekstilci ayakları ve elleri bağlanmış hâlde otomobilinin bagajında ölü bulundu. Çok geçmeden Bingöl’ün Karlıova ilçesinde de akraba olan 2 aile arasında arazi anlaşmazlığı sebebiyle çıkan kavgada 3, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde araca yol vermeme tartışmasının kavgaya dönüşmesi sonucu 2 kişi öldü. Bunlara çeşitli il ve ilçelerde hemen her gün elini kana bulayanların karıştığı cinayetler eklenirken, Konya halkı 3 gün önce 33 günden bu yana aranmakta olan 4 yaşındaki Beyza Çökekoğlu’nun korkunç bir cinayete kurban gittiği haberinin şaşkınlığını yaşadı. Cinayet Masası dedektifleri, annesi tarafından Alavardı mahallesi’nde evlerinin yanında bulunan markete yumurta ve ekmek almaya gönderilen Beyza’nın, bitişik komşuları Kezban Uslu tarafından öldürülerek cesedinin kuzinede yakıldığını belirleyip, eve yaptığı baskında katil kadını gözaltına alarak, çocuğun yanmış kemiklerini ele geçirdi. Küçük yaşta çocuğu ölen kadının, bedensel engelli bir çocuğunun da olduğu ve kıskançlık nedeniyle cinayeti işlediğinin tahmin edildiği öne sürüldü.

Günlerdir her yerde, hatta Alavardı civarındaki çöp kutularında aranan küçük Beyza’nın bulunması için dua eden, ancak TV’lerden öğrendiği acı haberle yürekleri yanan Konya halkı, aynı gün Adana’da meydana gelen olayda aynı aileden 8 kişinin hunharca öldürülmesiyle bir defa daha sarsıldı. Maddî sıkıntı çektiği bildirilen Yüksel ailesinin 3’ü çocuk olan 8 ferdinin evin büyük oğlu Murat tarafından katledildiği çok geçmeden ortaya çıktı. Annesi, babası, hemşire olan kız kardeşi, erkek kardeşi ile eşinin yanısıra, küçük kardeşleri ve yeğenlerini gözünü kırpmadan kurşuna dizen Murat’ın, eski bir astsubay olduğu ve yabancı uyruklu bir kadınla evlendiği için yıllar önce ordudan atıldığı belirtildi.

Bilindiği gibi, 2001 yılında Ebru Çiftçi adında 11 yaşında bir kız çocuğu ile 2006 yılında Endüstri Holding Başkanı Mustafa Ertekin’in 9 yaşındaki yeğeni Emine Dudu Ertekin birdenbire kaybolmuş, şehrin dörtbir yanına Ebru’nun resimli kayıp ilanları yapıştırıldığı hâlde yıllarca haber alınamamıştı. Nihayet, 2 çocuğu Ali Kemal Tufan isimli bir şahsın öldürdüğü belirlenmiş, tutuklanarak cezaevine konulduğunun ertesi günü cezaevindeki hücresinde ölü olarak bulunmuştu. Şehrimizde son yıllarda çocuk kaçırma ve öldürme olayları artarken, Cinayet Bürosu yetkilileri son 6 yıla ait faili meçhûl cinayet kalmadığını ve cinayet olaylarında belirli bir azalma olduğunu kaydetti. Buna göre Konya’da meydana gelen cinayetlerde 2003’te 42, 2004’te 30, 2005’te 27, 2006’da 25, 2007’de 29, 2008’de 21 ve 2009’un ilk 5 ayında 6 olmak üzere toplam 180 kişinin hayatını kaybettiği haber veriliyor.  

Bu sütunda birkaç defa işaret ettiğim gibi, 1945-1970 arasında meydana gelen 4 cinayetin aylarca konuşulduğunu, çocukluğumda Küçükkumköprü yöresindeki bağımızın yakınındaki bir bağda üzüm puştalarını belleyen amelelerin gece gelerek evin gelinini bilezikleri için öldürdükleri, bunun üzerine halkın korkudan gece sokağa çıkamadığını anlatırlardı. 60’lı yıllarda da Hasan Balıkçılar ile besici Kürt Şemsettin, yanlarında çalışan işçiler tarafından öldürülmüş, Sarayönü yolu üzerindeki “Haydar Kuyusu” na atılan bir cesedin failleri de ele geçirilmişti. Bu nedenle, yıllarca şehirde başka cinayete rastlanmadığı için Konya “Huzur şehri” olarak anılır olmuştu. Günümüzde cinayet olayında azalma olduğu söylense de cinnet geçirerek elini kana bulayanlar sebebiyle geçmişi mumla arar olduk. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri