İnsan Yalnız Değildir

.
Yalnızlık diye bir şey var mıdır bilemedim. Varsa nedir yalnızlık? Niye insan yalnız olduğunu hisseder bazen? Yalnızlığın rengini seçemedim. Bilmiyorum, belki de mordur. Hani mor hem sevinci hem hüznü ifade edermiş ya, o yüzden… Öyleyse biz yalnızlığı bazen mutluluk, bazen hüzün olarak tanımlarız. Kimi zaman ihtiyaç, kimi zaman bunalım…

“Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsallarda.” Pelikanları bilirsiniz; hani o boyunları uzun ama öne eğik olan, ayaklarına kadar gelen boyunları olan kuşlar. Selvi boylu kuşlar. Nazlı..hem nazlı hem de boyunları bükük. Bu yüzden şair öyle demiş.

Ne ilgisi var şimdi pelikan hüznünün yalnızlıkla? Niye olmasın ki, boynu büküklük yalnızlık değil midir?

Yalnızlık deyince de akla genelde hüzün gelir. Peygamberimize hüzün peygamberi denmesinin sebebi de yalnız bırakılması…

Ama aslında insan yalnız değildir. “Allah seni ne unuttu ne de terk etti.” Unutulmadın hiçbir vakit, hatırlanmadığın hiçbir an yok. Hiçbir sözün, hiçbir bakışın, hiçbir eylemin unutulmadı. O seni ne unutur ne de terk eder.

O kadar ucuz mu sandın kendini? Yo yo asla öyle değil. “Biz insanı eşrefin en şereflisi olarak yarattık.” En şerefli, Allah’ın var ettiği en güzel sanat. O’nun sıfatlarının azıcığını üzerinde taşıyan sen, baksana bir kendine. Bir resim yapıyorsun, bir sanat ortaya koyuyorsun, sonra onu tutup bir kenara atıyor musun? Hiç emeğini yok saydın mı? Saymadın, O da yok saymaz. O seni özel yarattı hem de, senden başka sen yok yeryüzünde. Şifren sensin, robot değilsin. Aynın yok, yaklaşık yedi milyar insanın içinde teksin, müstesnasın. Allah seni o kadar müstesna yaratacak da yalnız mı bırakacak?!

Yalnızlık diye bir şey yok da yalnız hissetme var kendini bazen. Bazen yapayalnız hissedersin, hiç kimse yokmuş gibi, üzerine karanlıklar iner, daralır nefesin…dışarıda kar yağar, senin yüreğine yağmur… Dışarısı pürüzsüz güzelliğe bürünür, sen sellerle boğuşursun…

Bazen de dışarıda ne olduğu önemli değildir; tek eş, çilekeş kaldırımlar. Kalabalıklar içinde sessiz kaldırımlarla sessizliğe eş olursun. Etrafın gürültü, ama sen yalnız. Ama sen sinik. Kaldırıp başını, sevmekten bile korkarsın.

Ama ben pelikan kuşu olmayı isterdim. Pelikan kuşu gibi, boynu eğik, hüzünle yürümek isterdim kumsallarda. “Ve sigara külü kadar yalnızlık.” Hafif bir üfleyişle uçup giden, dağılıp yok olan…

“Ama üzgünüz beyefendi? Sen ne pelikan kuşusun, ne de sigara külü.”

“Ama ben pelikan kuşu olmak istiyorum.”

“Saçmalama! Şimdi düşünmeden konuştun işte. Pelikan kuşları hep birbirine benzer. Sen kendine benzeyen biri olsun ister misin? Özel olmazsın ki, hiç düşünmedin mi? Seni özel sayan biri olmaz ki, bir sevgili olsan sana benzeyen bir sürü sevgili olacak. Ama senin gözlerin, gülüşün, bakışın… Hep sana özel, özel seviliyorsun, özel biliniyorsun.”

“Aa evet, ben bu nazardan bakmamıştım, haklısınız galiba. Tamam, ben insan kalmak istiyorum. Tamam tamam! Bir daha böyle saçmalamak yok.”

İnsansın ama pelikan hüznü olacak tabi, hüzün de olacak, yalnızlık ta olacak, tevazuuyla aczini bilip boynunu bükmek de olacak. İnsan olduğun için duygularını bazı canlıların duruşuna benzetebilirsin. Mesela hülyalarını bir yakamoz esintisine benzetebilirsin… Her şeyde vardır bir güzellik. Doğanın güzelliklerini toplayıp kendi edebiyatını yeniden yazabilirsin. Kendi edebini tüm nazlı güzelliklerle, tüm tatlı renklerle yeniden bürüyebilirsin.

Böylece yalnız da hissetmezsin kendini. İnsan da güzellik varsa, sevgi varsa kendini yalnız hissetmez ki!

Güzel yaratıldın şaşkın âdem. Ama bırak şaşkınlığı da yeniden formatla kendini hadi. Sen yalnız değilsin. Ve seni yalnız bırakmayan, seni, senin tahmin edemeyeceğin kadar, aklının ermeyeceği kadar önemsiyor. Aman dikkat; “Allah(c.c) seni ne unuttu, ne de terk etti.”

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri