İnsan aklı yetmez

Dr. Agil Şirinov, Konevinin akıl konusunda düşüncelerini anlattığı sempozyumda Koneviye göre insan aklının Allahın özünü kavramaya yetmediğini sadece nesneleri kavrayabildiğini belirtti

Dr. Agil Şirinov, Konevi’nin akıl konusunda düşüncelerini anlattığı sempozyumda Konevi’ye göre insan aklının Allah’ın özünü kavramaya yetmediğini sadece nesneleri kavrayabildiğini belirtti

 

 

Meram Belediyesi Konevi Araştırma Merkezi (MEBKAM) tarafından düzenlenen II. Uluslararası Sadreddin Konevi sempozyumunun son gününde araştırmacılar verdikleri bilgilerle Konevi’nin bilinmeyen yönlerine ışık tutular.

 

Konevi’nin yaşamından, tasavvuf öğretisine sunduğu katkılardan, dönemindeki birçok âlimle olan ilişkisine kadar birçok konuda verilen bilgilerle dinleyiciler 3 gün boyunca Konevi’yi bilinmeyen yönleriyle tanıma fırsatı buldu.

 

Dr. Zohra Aliyeva, Sadreddin Konevi’nin yaşamı boyunca doğuda gelişecek tasavvufa büyük katkılar sunduğunu ve İbn-i Arabi ile Celaleddin-i Rumi arasında önemli bir halka olduğunu söyledi. Konevi’nin çalışmalarıyla tasavvufun dünyaya daha hızlı yayılmasının sağlandığını ifade eden Dr. Zohra Aliyeva, “Konevi vahdeti vücut felsefesinden yola çıkarak insanı yaratan Allah’ı bulmaya çalışmıştır. Bu anlamda tamamen İslam’a bağlı kalarak yaşamıştır. Dönemin Tusi felsefesini mantık kurallarından geçirerek yorumlamıştır. Bu anlamda Konevi’de Allah düşüncesi rasyonel bir nitelik kazanmıştır. Diğer taraftan ise yaratanı anlamak için ise mantığı veya aklı değil hakkı hak olarak görmekte bulmuştur. Konevi, tasavvufi görüşlerinde tamamen İslam'a bağlı kalmıştır. Daima delillerini Kur'an, hadis ve eski sufilerin sözlerinden vermiştir. Böylece tasavvufi görüşle İslam’ın savunucusu olmuştur” dedi.

 

Dr. Agil Şirinov ise dönemin önemli iki ilim adamı Nasiruddin et-Tusi ile Sadreddin Konevi arasındaki farklı anlatmıştır. Dr. Agil Şirinov, iki arasındaki en büyük farklın aklın kullanılmasında olduğunu aktararak, Tusi’nin Allah’ı akıl yoluyla kavranabileceğini belirtirken, Konevi’nin dünyayı ve insanları yaratan Allah’ı insan aklının anlamaya gücünün yetmeyeceğini belirtmektedir. Şirinov, “Konevi göre sınırlı olan aklın mutlak olan aklı kapsayamayacaktır. Hakkı bilmenin yolu hakkı anlamaktır. Ancak bu bile hakikatin yaratıcısını anlamaya yetmeyecektir. İnsan akları nesneleri yani sıfatları idrak edebilmektedir. Tûsî ile mektuplaşmalarının da ana tartışma ekseni bu konudur. Sadreddin Konevî, bu mektuplaşmalarda, Allah'ın akıl yoluyla bilineceği düşüncesini reddetmekte, Allah’ın hakikatinin yalnızca kendisi tarafından bilineceğini öne sürerek filozofların tezlerini yadsımaktadır. Allah’ın özü ve esas nitelikli insan için her zaman bilinmez olarak kalacaktır. Sonsuzluk sonlu bir bilgiyle bilinemez. Allah mutlak varlık ve birliktir. Dolayısıyla Allah hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir. Ona verilecek varlık düzeyinde tek uygun isim varlık nuru (Nur-ül-Vücud)'dur. Allah’ın varlığı her zaman mutlak özü ile birlikte düşünülmelidir, ancak insan bunu gerçekleştiremez” diye konuştu.

 

Doç. Dr. Abdullah Kartal ise Konevi’nin Osmanlı düşüncesine etkisi konusunda bilgi verdi. Konevi’nin düşünce ve tasavvufi bilgilerinin Osmanlı döneminde yaygınlaşmasının Abdullah Bosnevi ile başladığını aktaran Kartal, Bosnevi’nin Konevi’ye ait eserleri Türkçeye çevirerek Osmanlı aydını ve toplumu içinde anlaşılmasına olanak sunduğunu kaydetti. Bu sayede tasavvufi kültürün daha da geliştiğini ifade eden Kartal, “Çünkü Bosnevi, eserleri çevirmeden önce Osmanlı toplumu Arapça ve farsça okumakta zorlanıyor ve anlamakta güçlük çekiyordu. Diğer yandan eserlerin Türkçeye çevrilmesiyle bu eserlerin okunmasının artmasıyla tasavvufi gelenek artmaya başladı. Böylece Konevi’nin düşünceleri Osmanlı’yı etkilemeye başladı” dedi.

 

MERHABA

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri