Çocuğun direnişi, çocuk on sekiz ay ile iki yaşından sonra hayatı tanıma ve keşfetmeye yönelir. Bunun yanında dili de gelişir ve bu yaşta en çok kullandığı dil “ ben, bana,benim, hayır dır.” O artık ülkeleri fethedecek kraldır. Ev de herkese karşı sınırlamalara direnmekte, hayat ile savaşa başlamakta. İki yaşına kadar sakin, neşeli, söz dinleyen, yönetilmesi kolay olan çocuk, baş kaldırma, direnişe geçme, huysuz dayanılmaz bir çocuk olup, ele avuca sığmaz olur. Her şeyi kendi istediği gibi yapmak ister. “Yapma” dediğin zaman öfkelenir. Beni dinlemiyor, diye öz saygısına karşı bir tehdit gören ana ve baba bu durum karşısında paniklemektedir. Caddede kaldırımda alış veriş merkezlerinde çok görülür. Kendini yere atan, bağıran tepinen, ağlayan çocuklar görürsünüz, anne ve baba öfkelenir sinirlenir. Bir şey almak ve almamak için sebep bulmuştur çocuk, aslında çocuk ebeveynin sabrını denemektedir. Ben bilinci ve özgür olma bilincini denemektedir. Her belediye otobüsüne bindiğimizde “küçük oğlum benim niye biletim yok, bana niye bilet almıyorsunuz.” Diye konuşmakta, bileti ben atacağım tartışması yapmaktaydı. Kendini kabul ettirme derdindedir. Bu dönemde çocuklar; bilinçli palanlar yapmasıyla birlikte, düşündüğünü tam olarak anlatma yeteneği de gelişmemiştir. Çocuk rahat bırakılsa, çocuk kendini yeteneklerini sergileyecek ve yeteneklerini geliştirecek bundan da keyif ve haz alacaktır. Ve yaptığı kum havuzunu göstermek için yanınıza koşacaktır. Ben hatırlıyorum küçük oğlum balkondan kâğıtları atıp onların uçmalarını çok seviyordu. Hatta kâğıt attığında bizim bakmamız için bizi balkona çağırıyordu. Yapma diye anlatıyordum. Yine aynısını yapıyordu. Alacağım en iyi önlem ona alternatif sunup, ona uçurtma alıp parkta uçurtma uçurmasıdır. Çocuk direniş gösterdiği durumlarda konuşmalı alternatifler sunmalı.
Dördüncü yaşlarda çocuk her söylenene itaat etmez. Sorgulama dönemi de diye biliriz. “Bu neden böyle niye yapayım.” Her söyleneni sorgulamaya başlar. Kuracağı dünyayı düzene koymak ister. Bu dönemde hayal kurma en üst seviyede olur. Masal dünyası çocuğudur. Olayları kendi istediği şekilde olmasını, istediği için, önünde engel gördüğü zaman, inat ve direnişe geçer.
Çocuk çeşitli direniş gösterileri sunacaktır. Ağzına aldığı lokmayı yutmaz, yapma dersin duymazlıktan gelir. Anne ve babanın söylediğine aldırmaz. Konuşmalara katılır. Siyah desen, ak der. Tartışma çıkarır. Didişme, çekişir. Çocuğun bu durumundan, korkmamalı, çocuk artık kendi görüşlerini üretmeye girmiştir. Annenin giydirdiği kıyafeti giymez. Kendine göre haklılık payları vardır.
Açık direniş dört yaşından sonra yavaşlar. Çocuk artık konuşmayı öğrenmiş. Kendini daha iyi anlatma yollarını kavramış. Ana babayı iyice tanımış, ana babanın isteklerini, kelime sayısı çoğaldığı için daha iyi anlar olmuştur. Ana baba çocuğu daha iyi tanımış olduğundan, inatçılık ve direniş açık olarak yavaşlamış olur. Çocuklar kendilerini ileri sürecekleri, ön plana çıkacakları yeri kendileri tayin eder.
Çocuklarda bu direniş sebepleri; hiç yokken işine karışılması, ödevi yaparken başka iş verilmesi gibi durumlarda, arkadaşı veya evdeki biri tarafından sürekli engel olan aynı kişinin çıkması durumunda ona karşı direniş gösterir. Bu da genelde anne ile çocuk arasında olur. Sürekli çocukla anne ilgilendiği için, direnişle en çok anne ile karşılaşır.
Direnişler ileriki yaşlarda bıraksalar da devam etmektedir. Okulda kendini ileri süren çocuk öğretmenin sözlerine direniş gösteren söz dinlemeyen kurallara uymayan çocuk, evde gayet sakin ve olumlu davranışlar göstermektedir. Bazı çocuklarda evde kendilerini ileri sürmektedir, evde söz dinlemez ama çocuk okulda gayet uslu kurallara uyar. Arkadaşları tarafından sevilir. Misafirliğe gidince imrenilecek bir çocuk olabilir.
Dört yaşından sonra yavaşlasa da kaybolmaz. Hayat boyunca devam eder. Bu direniş ve inat şekilleri değişir, ebeveynin sözlerini duymazlıktan, görmezlikten, sorunu anlamazlıktan, umursamazlıktan gelmektedir. Bazen bu ergenlik döneminde iki üç yaş arasındaki direniş su yüzüne çıkabilir. Kendi bağımsızlık savaşını başlatır çevreye karşı ve başını belalarla sokar. Bu zamanda ebeveyn destek olmalıdır. Anne ve baba bir şeyler söylemese de onlara karşı gereksiz tavırlar almaktadır çocuk. İşte bu durumda anne ve baba sabırlı olmalı çocukla konuşmalıdır.
Dördüncü yaşlarda çocuk her söylenene itaat etmez. Sorgulama dönemi de diye biliriz. “Bu neden böyle niye yapayım.” Her söyleneni sorgulamaya başlar. Kuracağı dünyayı düzene koymak ister. Bu dönemde hayal kurma en üst seviyede olur. Masal dünyası çocuğudur. Olayları kendi istediği şekilde olmasını, istediği için, önünde engel gördüğü zaman, inat ve direnişe geçer.
Çocuk çeşitli direniş gösterileri sunacaktır. Ağzına aldığı lokmayı yutmaz, yapma dersin duymazlıktan gelir. Anne ve babanın söylediğine aldırmaz. Konuşmalara katılır. Siyah desen, ak der. Tartışma çıkarır. Didişme, çekişir. Çocuğun bu durumundan, korkmamalı, çocuk artık kendi görüşlerini üretmeye girmiştir. Annenin giydirdiği kıyafeti giymez. Kendine göre haklılık payları vardır.
Açık direniş dört yaşından sonra yavaşlar. Çocuk artık konuşmayı öğrenmiş. Kendini daha iyi anlatma yollarını kavramış. Ana babayı iyice tanımış, ana babanın isteklerini, kelime sayısı çoğaldığı için daha iyi anlar olmuştur. Ana baba çocuğu daha iyi tanımış olduğundan, inatçılık ve direniş açık olarak yavaşlamış olur. Çocuklar kendilerini ileri sürecekleri, ön plana çıkacakları yeri kendileri tayin eder.
Çocuklarda bu direniş sebepleri; hiç yokken işine karışılması, ödevi yaparken başka iş verilmesi gibi durumlarda, arkadaşı veya evdeki biri tarafından sürekli engel olan aynı kişinin çıkması durumunda ona karşı direniş gösterir. Bu da genelde anne ile çocuk arasında olur. Sürekli çocukla anne ilgilendiği için, direnişle en çok anne ile karşılaşır.
Direnişler ileriki yaşlarda bıraksalar da devam etmektedir. Okulda kendini ileri süren çocuk öğretmenin sözlerine direniş gösteren söz dinlemeyen kurallara uymayan çocuk, evde gayet sakin ve olumlu davranışlar göstermektedir. Bazı çocuklarda evde kendilerini ileri sürmektedir, evde söz dinlemez ama çocuk okulda gayet uslu kurallara uyar. Arkadaşları tarafından sevilir. Misafirliğe gidince imrenilecek bir çocuk olabilir.
Dört yaşından sonra yavaşlasa da kaybolmaz. Hayat boyunca devam eder. Bu direniş ve inat şekilleri değişir, ebeveynin sözlerini duymazlıktan, görmezlikten, sorunu anlamazlıktan, umursamazlıktan gelmektedir. Bazen bu ergenlik döneminde iki üç yaş arasındaki direniş su yüzüne çıkabilir. Kendi bağımsızlık savaşını başlatır çevreye karşı ve başını belalarla sokar. Bu zamanda ebeveyn destek olmalıdır. Anne ve baba bir şeyler söylemese de onlara karşı gereksiz tavırlar almaktadır çocuk. İşte bu durumda anne ve baba sabırlı olmalı çocukla konuşmalıdır.