İKT, Arap Sermayesi ve Konya Ekonomisi

.

1969 yılında Fas’ın Başkenti Rabat’ta 24 İslam Ülkesinin Dışişleri Bakanlarınca alınan karar gereği 1970 yılının Mart Ayında Cidde şehrinde kurulan İslam Konferansı Teşkilatı bugün 57 İslam Ülkesinin üye olduğu, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi Uluslararası Tüzel Kişiliğe sahip dev bir Siyasi ve Ekonomik Organizasyondur.
Bu dev organizasyonun ekonomik ve siyasi faaliyetlerini düzenleyen kurullar vardır. İslam Konferansı Teşkilatı Ülkeleri toplamda yaklaşık bir buçuk milyar insan nüfusu barındırmaktadır. Bu ülkelerin yıllık Milli Hasıla toplamı da 5 trilyon dolara yaklaşmaktadır. Bu ülkelerin yaptıkları doğrudan dış yatırımlar toplamı da 200 milyar dolar civarındadır.
İslam Konferansı Teşkilatının esas sermaye gücünü petrol zengini Arap Ülkeleri, İran, Türkiye ve Müslüman Pasifik Ülkeleri oluşturmaktadır. İslam Konferansı Teşkilatı’na bağlı çeşitli ekonomik karar alma organları bulunuyor. İSEDAK olarak bilinen Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi belirli zamanlarda toplanıyor ve ülkeler arası Ticari İşbirliği konularında görüş ve önerilerde bulunuluyor, kararlar alınıyor. Mesela İslam Ülkeleri Arasında Tercihli Ticaret Sistemi olarak bilinen ve 1991 yılında karar alınıp 2002 yılında yürürlüğe giren ticari anlaşmada İSEDAK kurullarında alınmıştır.
İslam Konferansı Teşkilatı 3 trilyon dolara yaklaşan Dış Ticaret Hacmi ile dev bir ekonomik yapı arzediyor.. Ama maalesef biz Türkiye olarak, bu teşkilatın bazı ülkelerinde bulunan bu güçlü sermayeyi bir türlü ülkemize çekemedik. Belki son yıllarda izlenen Ticari ve Siyasi Proje Birliktelikleri bu sermayenin biraz da olsa Türkiye’ye doğru kaymasına yol açıyordu ki, sanırım bu yakınlaşmadan ve sermaye akışının Türkiye’ye yönlenmesinden korkanlar tarafından Arap Baharı denen Siyasi Kargaşa Projesi ile engellenme yoluna gidiliyor. Türkiye’nin coğrafi ve ekonomik olarak Ortadoğu’ya açılan kapısı olma konumuna gelen, nerede ise sadece sınırların kaldırılma aşamasına gelinen Türkiye-Suriye İlişkilerinin geldiği nokta bugün hepimiz şaşırtıyor ve endişelendiriyor.
Türkiye hemen yanı başında bulunan, zengin petrol yataklarına sahip ve dolaysısı ile çok güçlü sermaye yapısı olan Ortadoğu Ülkeleri ile bir türlü istenilen ticaret hacmine ve yatırım önceliğine sahip olmadı. Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn v.b. Petro-dolar zengini ülkelerin trilyonlarca doları İngiltere, ABD, Fransa ve Alman Bankalarına ve dolayısı ile de Sermaye Piyasalarına ve yatırımcılarına hayat vermeye devam ediyor. Ne demek istediğimi 2004 yılında Amerika’da gösterime giren ve gösterimi belirli bir süre yasaklanan FAHRENHEİT9/11 Belgeselini seyredenler daha iyi anlayacaklardır. Bugün Suriye’de yaşanan içler acısı dramda bu güçlerin o bölgede inisiyatifi kaybetme yada kaybetmeme mücadelesi yüzünden olmaktadır.
Arap Sermayesinden, daha doğrusu petrol rezervlerinin tüm imkanlarından sonuna kadar faydalanma yoluna giden ve gitmeye çalışan Batı Ekonomisinin Sermaye ve Yabancı Yatırımcı çekme stratejisini Türkiye ve Bölge olarak, hatta Konya Şehri olarak bizler neden yapmıyoruz, yada yapamıyoruz acaba? Türkiye olarak Ulusal Ekonomi Politikası Yönlendiricileri bu işin stratejisini elbette geliştiriyorlardır. Ama biz Konya olarak ne yapmalıyız ki şehrimize hem Arap Sermayesini, hem de Arap Turizmini çekelim. Bu konuda çok önemli vizyoner girişimler yapılmalı, bu girişimlere tüm Konya’mızın kamu kurum ve kuruluşları ile önde gelen özel sektör firmaları destek vermelidirler.
Konya İslam Konferansı Teşkilatı için ikinci bir CİDDE şehri neden olmasın. Konya’yı bu konuma getirecekhem siyasi güç, hem ekonomik güç ve hem de ileri görüşlü kurum yöneticileri mevcut. Konya İslam Ekonomi Forumu Toplantısı’nın Konya’da her yıl düzenli olarak toplanması, bu foruma İslam Konferansı Teşkilatı Ticaret Bakanlarının, İslam Teşkilatı Konferansı Ticaret Odası Yetkililerinin, İKT Sanayi Odası, İKT Ticaret Borsası, İKT Ziraat Odaları Temsilcilerinin bu toplantılara katılması sağlanmalıdır. İslam Konferansı Teşkilatı Belediye Başkanları toplantıları Konya’da yapılabilmelidir. İslam Konferansı Teşkilatı Üniversiteleri ve Konya Üniversiteleri İşbirliği ve bilimsel çalışma anlaşmaları yapmalıdırlar.
Konya İslam Ülkeleri Ekonomi Forumu kurulmalı, bu foruma Konya’mızın tüm kuruluşları ve önderleri iştirak etmeli ve Konya artık Uluslararası Ekonomi Forumları, toplantıları, kongreleri düzenlemelidir. Konya; Ortadoğu Ticaret Odaları Merkezi’nin, Ortadoğu Sanayi Odaları Merkezi’nin, veya Avrasya Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği’nin, İslam Konferansı Teşkilatı Tarım Merkezleri Birliğinin, İslam Konferansı Teşkilatı Büyükşehir Belediyeleri Birliklerinin kurucuları, birlik merkezleri, toplantı ve karar merkezleri olmalıdır. Yabancı Sermaye, Arap Sermayesi, Yabancı Yatırım ancak bu tür Uluslar arası İktisadi Forum ve Kongre Kulisleri ile çekilir.
Türkiye Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun Konyalı olması ve Konya’ya çok önem veriyor olması, diğer kurumların başında kendisini çok iyi yetiştirmiş dünyayı çok iyi bilen ve izleyen vizyoner yöneticilerin bulunması, iyi kadrolara sahip dört üniversitenin bulunması, çok zengin yerel ekonomik kaynaklara sahip olması, çok zengin tarihi ve kültürel zenginliklere sahip olması Konya’mızın ekonomi alanında Uluslararası Tanınırlığını ve Prestijini artıracak, hem de yabancı yatırımcıların, yabancı sermaye sahiplerinin dikkatini çekecektir.
2023 Konya Vizyonumuzda Konya’mızın mutlaka birkaç alanda Uluslararası Kuruluşlar Merkezinin başkenti olması hedefi yer almaldır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri