İsveç'in Lingköping kentinin 33 yaşındaki Kululu Belediye Başkanı Muharrem Demirok, babası Hamza Demirok'un 1974 yılında Konya'nın Kulu ilçesinden birçok Türk işçi gibi İsveç'e çalışmak için geldiğini, kendisinin de 1976'da başkent Stockholm'de dünyaya geldiğini ifade etti. Annesinin İsveçli olduğunu, kendisinin de İsveçli bir kadınla evlendiğini anlatan Demirok, ilk, orta ve lise tahsilini Stockhom'de tamamladığını, Lingköping Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümünü bitirdikten sonra Avustralya'da 6 ay mastır yapıp Amerika'da çalıştığını, son olarak da Lingköping'e dönüp siyasete atıldığını anlattı.
Muharrem Demirok, liberal sağ görüşlü bir siyasi partide, parti yetkililerinin isteği üzerine göreve başladığını, eski Belediye Başkanı Göra Gustavsson'un görevi genç birine bırakmak üzere istifa etmesinin ardından, 600 delegenin tümünün desteğiyle belediye başkanlığına seçildiğini belirtti. Lingköping halkının kendisine büyük destek verdiğini ve Türk olmasının bugüne kadar hiçbir dezavantajını görmediğini vurgulayan Demirok, ''Bir gün bir Türk gazeteci arkadaşım, benim belediye başkanı olduğumu Türkiye'de haber yaptı, bu haber adeta patladı'' dedi. İsveç'in bir kentinin belediye başkanı ve akrabalarının yarıdan fazlası Konya'nın Kulu ilçesinde bulunan bir Türk olarak, Türkiye'nin gelişmesine katkı sağlamak istediğini dile getiren Demirok, şunları kaydetti: ''Şu anda Türkiye ile ilgili üzerinde çalıştığım net bir proje yok, ancak benim amacım Türkiye'nin büyük şehirleri ile çalışmak ve onlara yardımcı olmak. Belediye olarak, dünyanın en gelişmiş biyo termik santrallerine sahibiz. Türkiye'de mükemmel enerji potansiyeli var. Bu konuda Türkiye'ye yardımcı olabilirim. Bu enerji potansiyeli üzerine projeler üretilirse 10-15 senede Türkiye'nin dışa bağımlılığı kalkar, kendi enerjisini kendi üretir ve hatta dışarı satmaya başlar. Bu konuda tecrübelerimizle katkı sağlayabiliriz.'' Demirok, şu an 2010'da İsveç'te yapılacak olan milletvekili seçimlerine hazırlandığını, parlamentoya girdiği takdirde parti içindeki konumundan dolayı daha yüksek yerlerde görev yapabileceğini sözlerine ekledi.
"BAŞÖRTÜSÜNÜ İNANCIM GEREĞİ TAKIYORUM"
Belçika'da pazar günü Avrupa Parlamentosu seçimleriyle eşzamanlı düzenlenen bölgesel seçimlerde, Fransızca konuşan toplumun Merkez Hümanist Partisi'nden (CDH) Brüksel parlamentosuna milletvekili seçilen Konyalı Mahinur Özdemir, başörtüsünden ziyade fikirleri ve icraatlarıyla gündeme gelmek istediğini söyledi. Annesi Emirdağlı, babası Konyalı olan Özdemir, partisinin göçmenlere ve Müslümanlara yönelik ayrımcılıkla mücadele konusundaki politikalarının şekillenmesinde pay sahibi oldu. "Başörtüsünü inancı gereği taktığını" belirten Özdemir, başörtüsü tartışmalarının yoğunlaştığı dönemde görüştüğü CDH Partisi Başkanı Milquet'den "diğer milletvekillerinden farklı muamele görmeyeceği" yönünde güvence aldığını ve Valon Yeşiller (ECOLO) partisinin de başörtülü seçilmesini desteklemesiyle hem CDH yönetiminin hem kendisinin daha da rahatladığını anlattı. Mahinur Özdemir, milletvekilliği görevinde sadece kendisine oy verenlere değil halkın her kesimine, "dil, din, ırk ayrımı yapmadan en iyi şekilde hizmet etmeye çalışacağını" vurguladı. Özdemir, Belçika'da okul yönetimlerine bırakılan başörtüyle eğitime genelde izin verilmemesi sebebiyle ortaya çıkan "gettolaşma ve marjinalleşmeyle" de mücadele edeceğini bildirdi.
Mahinur Özdemir, "Önyargıları yıkmak gerekiyor. Başörtüsünün altında bir insan var, bir beyin var. Başörtüsünden ziyade toplumun gerçek sorunlarıyla gündeme gelmek daha önemli. Başörtülüleri bir tarafa itmek yerine toplumun her kesimine saygı ve hoşgörüyü nasıl güçlendirebiliriz, bunlar tartışılmalı. Halkın işsizlik, eğitimsizlik ve konut ihtiyacı gibi gerçek sorunlarına çözüm üretmeye çalışmalıyız" şeklinde konuştu.
Özdemir, Türkiye'de başörtülü milletvekili olmamasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine "Türkiye'nin içişleriyle ilgili konuşmak istemiyorum. Sonuçta Türkiye'ye manevi bir bağım var ama ben Brüksel milletvekiliyim, Brüksellileri temsil ediyorum" dedi.