İSMİLLİ ÇİFTÇİLERİN İFLASI
Nüfusunun yüzde 90’ının çiftçilik yaptığı İsmil Beldesi son günlerde bankaların haciz kıskacına girerken bankalara kredi borcu olan çiftçileri ‘sarı taksi’ korkusu sardı. Bölgede çiftçilik yapan kesimin yüzde 80’ine yakının icralık olduğunu ifade eden İsmil Belediyesi ve Karatay Ziraat Odası Başkanı Lütfü Topbaş, “Bankalar çiftçimizin evindeki beyaz eşyanın yanı sıra çardaktaki büyük ve küçükbaş hayvanlara varana kadar kamyonlara yükleyip götürdü” dedi.
ÇARDAKLAR TAMAMEN BOŞALDI
Topbaş, sadece İsmil Beldesi’nde yaşanan haciz olayları ile çiftçilerin aile huzurlarının bozulduğunu ifade ederken, “Çiftçinin kaderine terk edilmesi kredi, tohum, elektrik borçlarını ödeyememesi çiftçiyi haciz ile karşı karşıya getirdi. Özellikle hafta sonları beldeye gelen icra memurları çiftçinin korkulu rüyası haline geldi. Haciz yoluyla malları haczedilen çiftçilerin çardaklarında tek bir hayvan kalmadı. Bu durum çiftçinin iflası demek” diye konuştu.
ARAZİ DE ÇARDAKLAR DA BOŞ
Tohum borcu nedeniyle icralık olduğunu söyleyen çiftçi Ömer Helvacı, özel bankaların sürekli baskı uyguladıklarından ve icra işlemlerini başlattığından yakındı. Helvacı, “İsmil’de tohum borcu olmayan yok. Bizim tek istediğimiz, en azından tarladaki ürünlerimiz kaldırılana kadar mühlet verilmesi. Tarihte hiçbir zaman çiftçinin çardağındaki inek haciz edilmemişti. Sonunda bunu da gördük. Bizim efendiliğimiz filan kalmadı” dedi.
ÇARDAKLAR TAMAMEN BOŞALDI
Topbaş, sadece İsmil Beldesi’nde yaşanan haciz olayları ile çiftçilerin aile huzurlarının bozulduğunu ifade ederken, “Çiftçinin kaderine terk edilmesi kredi, tohum, elektrik borçlarını ödeyememesi çiftçiyi haciz ile karşı karşıya getirdi. Özellikle hafta sonları beldeye gelen icra memurları çiftçinin korkulu rüyası haline geldi. Haciz yoluyla malları haczedilen çiftçilerin çardaklarında tek bir hayvan kalmadı. Bu durum çiftçinin iflası demek” diye konuştu.
ARAZİ DE ÇARDAKLAR DA BOŞ
Tohum borcu nedeniyle icralık olduğunu söyleyen çiftçi Ömer Helvacı, özel bankaların sürekli baskı uyguladıklarından ve icra işlemlerini başlattığından yakındı. Helvacı, “İsmil’de tohum borcu olmayan yok. Bizim tek istediğimiz, en azından tarladaki ürünlerimiz kaldırılana kadar mühlet verilmesi. Tarihte hiçbir zaman çiftçinin çardağındaki inek haciz edilmemişti. Sonunda bunu da gördük. Bizim efendiliğimiz filan kalmadı” dedi.
‘Sarı taksi’ korkusu
Bir zamanlar milletin efendisi olan çiftçiler, devlete olan borçları yüzünden evdeki eşyalarının yanı sıra ahırdaki hayvanlarının bile haciz edildiği bir çaresizliğe terk edildi
İSMİL’DE ÇARDAKLAR BOŞALDI
Bankalara olan kredi, MEDAŞ’a olan enerji, Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tohum ve esnafa olan el borcu yüzünden haciz kıskacı içerisine giren çiftçiler çaresiz kaldıklarını söyledi. İsmil’e günlük birkaç haciz memurunun geldiğini söyleyen İsmil Belediye Başkanı Lütfü Topbaş, “Geçtiğimiz yıllarda yağışların az düşmesi nedeniyle tarlasından beklediği mahsulü alamayan çiftçi, yeni dönemde tarlasını yeniden ekebilmek için banka kredisi kullanmış veya harmanını kaldırdığında ödemek kaydıyla tohum ve gübre almıştı. Özellikle de özel bankaların sürekli baskı uygulamasının ardından beldeye her gün birkaç icra memuru gelmeye başladı. Özel bankalar tarafından çiftçimizin evdeki beyaz eşyalarından tutun da ahırındaki hayvanlara varıncaya kadar haczedildi. Bu yüzden İsmil’de büyükbaş veya küçükbaş hayvan kalan az sayıda çardak kaldı. Diğerleri tamamen boşaldı” dedi.
SIRA TARLALARI HACİZ ETMEDE
Bir çiftçinin evindeki eşyalarının yanı sıra ahırındaki küçük ve büyük baş hayvanlarına varıncaya kadar haczedilmesinin tarihte görülmeyen bir olay olduğunu da dile getiren Topbaş, “2009 yılı için çiftçilerimiz gerçekten umutlu idi. Ancak bankaların icra işlemine başlaması bütün umutlarımızı bitirdi. Yani 2009 yılında umutla beklenen bereket haciz yolu ile ortadan kalktı. İsmil Beldesi’nde yaşanan bu olay çiftçinin genel profilini ortaya koyuyor. Çiftçimiz yağışların iyi olmasına güvenerek bankadan kredi çekti ve ihtiyaçlarını giderdi. Özellikle özel bankalar bir süre sonra çiftçiye yaptırım uygulamaya başladı. Umudunu tarlasındaki mahsule bağlayan çiftçilerimizin tek isteği, bankaların borçlarını ödeyebilmek için kendilerine belli bir süre mühlet vermeleri” diye konuştu.
ARAZİLERİN YÜZDE 70’İ BOŞ
Çiftçinin ekim gücünün kalmaması yüzünden tarlalarının büyük bölümünü ekmediğini de dile getiren Topbaş, “120 bin dönüm olan İsmil’de arazinin yüzde 70’i boş. Çünkü çiftçinin tarlasını ekecek gücü kalmadı. Tarlasını eken çiftçilerde gerek bankalara gerek değişik kurumlara olan borcu yüzünden çaresiz. İsmil nüfusunun yüzde 90’nı çiftçi. Ne kadar acıdır ki bu çiftçilerin de yüzde 80’ni icralık. Bu kesinlikle kabul edilecek bir durum değil” dedi. Topbaş, çiftçinin kurtulması için hükümetin acil tedbir almasını da isterken, “Hükümet durmadan ekonomi paketi açıklıyor ama bu pakette ne hikmetse çiftçiyi kurtaracak hiçbir şey yok. 6–7 sene önce çiftçiye verilen tohum desteği icra yoluyla alınmaya başlandı. Hükümet, Ziraat Bankası, MEDAŞ, Tarım Kredi Kooperatifleri, tohumluk gibi borcu olan çiftçiler için gereken ödeme kolaylığını göstermeli. Çiftçinin tutunacak dalı olan ahırdaki hayvanını, ekecek tarlasını haciz edersen bunun vebalini nasıl ödersin” diyerek çiftçinin içinde bulunduğu durumu gözler önüne serdi.
ÇOBAN PARASINI BİLE VEREMİYORUZ
İsmil’de çiftçilik yapan Ömer Helvacı ise kendisinin bankalara kredi borcu olmadığını ancak tohum borcu yüzünden köyün tamamına yakının icralık olduğunu söyledi. Helvacı, “İsmil’de çiftçinin yaşadığı sıkıntı ortada. Eskiden her evin bahçesinde bir koyun sürüsü olurdu. Şimdi çardaklar bomboş. Çünkü hepsi ya satıldı ya haciz edildi. Bir zamanlar hayvan dolu olan çardaklar bu gün kaderlerine terk edildi. Borcunu ödeyemeyen çiftçi neyi var neyi yok satıp gitti. Kalanlarda böyle borçlar ile uğraşıyor. Hükümet bizim ayakta kalmamızı istiyorsa mazot, gübre gibi çiftçinin ihtiyaçlarında vergi oranlarını düşürmeli. Taban fiyatını yüksek tutmalı. Aksi halde çiftçi yok olup gedecektir. Çiftçinin yok olması ise Türkiye’de tarımın dış güçlerin eline teslim edilmesi” diyerek sorunlarını dile getirdi.
İSMİL’DE SARI TAKSİ KORKUSU
Helvacı, İsmil’e hemen her gün sarı taksiler ile icra memurlarının geldiğini de hatırlatırken, “Özellikle hafta sonları en az 10 tane icra memuru geliyor. Çiftçinin evindeki eşyalardan tutun da ahırdaki hayvanlarını bile kamyonlara yükleyip götürüyor. Haciz edilen hayvanlar ile diğer eşyaları ise Konya girişinde bir depoya götürülüyor. Borcunu ödeyip mallarını geri alan kimse yok. Haciz edilen özellikle büyükbaş hayvanlar nasıl besleniyor ne zaman ve nasıl satılacak kimsenin bilgisi yok. Ziraat Bankası, Halkbank ve Denizbank gibi bankaların icra memurları geliyor malları yükleyip götürüyor. Bu durum çiftçilerin sosyal yaşantılarını da etkiledi. Yaşanan bu olaylar yüzünden birçok arkadaşımızın evde huzuru kalmadı. Bizler milletin efendisi olan çiftçileri hiçbir zaman bu kadar aciz ve çaresiz görmedik” diye konuştu.
ALİ SAİT ÖGE