Huzur Arayanlara (2) (Reçete Hazır- Tatbikat Sende - Oku - Huzur Bulursun)

Huzur Arayanlara (2) (Reçete Hazır- Tatbikat Sende - Oku - Huzur Bulursun)

Bugün insanlığın en büyük problemi huzursuzluk. Müslümanların, kalp huzuru bulabilmeleri için iki büyük düşmanla, nefs ve şeytanla mücadeleye devam etmesi gerekiyor.

O zaman sordular, kalplerin temizlenmesi ve huzuru bulmak için çare nedir? Ulema cevap verdi:
“1- Ahireti unutturan, geçici menfaatlerden vazgeçmek 2– Makam ve mevki sahibi olma hastalığından uzak durma 3-Rabbini unutturan şan, şöhret ve servetten uzak olma 4– Karşı cinse duyulan, yanlış isteklerden vazgeçmek.”

Fazla aranıp durmana gerek yok. Ehli Sünnet âlimlerimiz ( Allah (cc) onlardan razı olsun. ), bu dört temel esası bize bildirdiler. Cevabımızın ne olduğu, çok önemlidir ve kendimize, şu soruyu soralım, bu dört temel esasın biz neresindeyiz?

Cahiliye döneminde, müşrikler taştan, topraktan, tahtadan putlar yapar, onlara taparlar. Allah’a (cc) kendilerini bunlar ulaştırır zannederlerdi. Günümüzde, modern cahiliye dönemi yaşanmakta. İşin mahiyeti aynı, putlar değişti. Bunlar yıkıp, yok etmeden, parçalayıp toprağa gömmeden kalbi temizleyip, buyur Ya Rabbi, emrindeyim demeden hiçbir şey hâsıl olmaz. Yusuf Has Hacip der ki; “ Ey bilgili insan, nefsinin esiri olma. Nefsinin esiri olur, nefs seni esir ederse, karşılığında fidye olarak dinini ister.”

Ne kadar calib-i dikkat bir uyarı. Yani nefs diyor ki, Bana uy. Dininden vazgeç. Ne kötü alışveriş. Akıllı bir insanın yapacağı iş değil. İnsanlık tarihinde bunun acı örnekleri vardır.

Hz. Musa Peygamberimiz (as) döneminde karun da bel’am b. baura da Salih bir Müslüman kul iken, nefslerine uydular. Yani kötü alışveriş yaptılar. Kalpleri öldü. Her ikisi de şirk içinde dünyadan ayrıldı.
Demek ki mümin, her an uyanık halde olmalı. Tehlikeyi sezebilmeli. Bunun en iyi ilacı da, namaz ve tövbe-i istiğfardır. Nefsin ve şeytanın en fazla üzüldüğü şey, kulun Rabbine dua edip, secde etmesidir. Kul secdedeyken, şeytan ondan uzak olur.

Salih bir zata sordular; Kıyametin kopmasından daha büyük bir tehlike var mı? Evet var. Nedir? Cevap: Kalbin ölmesi, nefse ve şeytana uyulmasıdır.

Vehb B. Münebbih (ra) der ki; “ İnsanlar ne kadar tuhaf, bedeni ölenlere ağlıyorlar da, kalbi ölenlere ağlamıyorlar, oysa asıl felaket, kalbin ölmesidir.”

Peygamberimizden (sav) bir müjde ile yazıyı sonlandıralım; Peygamber torunu Hz. Hasan Efendimiz dedesinden naklen diyor ki; “Ölüm anında, bir müminin kalbinde korku ve ümit aynı anda bulunmaz. Allah (cc) korktuğunu alır umduğunu verir.“ Diğer bir hadisi şerifte Peygamberimiz (sav); “ Ey habibim, kullarıma söyle, çok çok La İlahe İllallah desinler, dillerini ıslatsınlar, o zaman ölüm anında korkmazlar.”
Allah’a (cc) hepimize son nefeste, diri kalp ve diri bir dille, La İlahe İllallah diyerek, umduğuna eren, bu dünya yolculuğuna son vermeyi hepimize nasip etsin. Âmin.

Hoşça kalın. Allah'a emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri