Herkes biliyor ama

Süleyman Küçük

Yazının ana fikrini en başta söylemek belki daha hayırlı olacak.

“HERKES HER ŞEYİ BİLİYOR”

Ama bilmez gibi davranıyor.

Ya da görmezden gelmek işine geliyor.

Bizim toplumumuzdaki en büyük sıkıntılardan belki de en başta geleni bu her şeyi bildiği halde bilmezlikten gelme davranışıdır.

Konu aile içinde olunca kardeşimizin ticarete varıncaya kadar ruh halini hatta üst üste yaptığı hatalarını bildiğimiz halde bilmezden gelme halimiz var.

Çocuklarımızın ailelerine, milletine ve memleketine zararlı olabilecek birçok davranışını gördüğümüz halde hatalarını küçümsemek gibi bir vurdumduymazlığımız var.

Arkadaşlarımızın iyi ve kötü hallerini bildiğimiz halde nemelazımcılık hastalığımız yüzünden görmezden gelme tavrımız var.

Bunlar kişisel gibi görünebilir.

Toplumsal sorumluluklarımıza gelince;

Dini hayatımızdan başlayarak her yanımız dökülüyor neredeyse.

Namaza çağırdığımız aile efradımızın namazı savsaklamasına çoktandır ses çıkarmadık.

Cami cemaatine alıştırmaya çalıştığımız çocuklarımızın namaz vakti kendilerine hiç yoktan meşgale bulmasına arkamızı döndük.

Cami cemaati olarak övündüğümüz Ehli Sünnet Mezhebinden olma halimizin yerinde yeller esmeye başladı.

Camide bile yapılan bidatler ses çıkaramadığımız için moda gibi yayılır oldu.

Ezandan kamete kadar şehadet kelimelerini telaffuzlarımızın eksik harflerle okunmasına kılımız bile kıpırdamıyor artık.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin başta namaz olmak üzere ibadetlerindeki vahim derecelere varan eksiklik ve aksaklıkları “kılsınlar da nasıl kılarlarsa kılsınlar” ifadeleriyle örter olduk.

Velhasıl toplumumuzdaki iç denetim hepten yok oldu diyebiliriz.

Müslümanlığı kimseye bırakmıyoruz ama yasakları ayak altına almakta, hatta haramları kendimiz için mubah hale getirmekte bir sakınca görmez olduk.

Ama sorsan en iyi Müslüman biziz ve dünya üzerinde İslam’ın en mükemmel uygulandığı ülke de bizim ülkemiz demekten geri durmuyoruz.

Fakat İslam’ın “İyiliği emretme ve kötülükten sakındırma” emrini işimize geldiği gibi uygulamakta üstümüze yok.

Dinin bütün mefhumlarını teker teker aşındırmada müsteşriklerden de geri kalır tarafımız yok.

Üç aylar mevsiminin ilki olan Recep ayını bitirdik.

İkincisi olan Şaban ayını da ortalamak üzereyiz.

Güya Ramazan ayına da ufaktan ufaktan hazırlanıyoruz.

Ramazan da tutacağımız oruçlarla ve vereceğimiz zekatlarla da kendimiz affettireceğiz ümidindeyiz.

Hadi bakalım. İNŞAALLAH..

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.