Hz. Mevlana’nın ve ailesinin Konya’ya gelişlerinin 784. yıl dönümü dolayısı ile yapılan etkinlikler devam ediyor. Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi ile Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırma Enstitüsü’nün ortak olarak düzenlediği Türkiye Mevlevihaneleri konulu konferansta konuşan Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler tüm coğrafyalardaki Mevlevihaneleri anlattı. İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programa çok sayıda vatandaş katıldı. Şimşekler, birçok ilde Mevlevihanelerin bulunduğunu söyleyerek, “Şu anda günümüzde Afyon, Eskişehir, Bursa, Gelibolu, Muğla, Tokat, Çorum ve daha birkaç ilimizde de Mevlevihane bulunuyor. Biz arkadaşlarımızla bu Mevlevihanelerin birçoğuna araştırma yapmak için gittik. Gidemediğimiz yerlere de bu yaz giderek oralarda incelemelerde bulunmayı düşünüyoruz” dedi. Mevlevihaneler hakkında bilgi veren Şimşekler, “Balkanların tamamında, Kahire’de, Lefkoşa’da, Mekke, Medine gibi şehirlerde toplam 140’a yakın Mevlevihane var. Bunlardan 14 tanesi bin bir gün çile çekilen yerlerdir. Günümüzde bin bir gün çile çekme yanlış anlaşılıyor. Dervişler bin bir gün boyunca aç ve susuz kalmıyor orada, sadece 18+3 gün o da en fazla çile çekilen gün sayısı. Burada önce okuma yazma, daha sonra da sema, Kuran, hadis, mesnevi okuma öğretilirdi. Buraların işlevleri arasında, edebiyat, konservatuar, mimarlık gibi eğitimler de yer alıyordu. Buraların merkezi de Konya’dır. Konya’da çile çeken Mevleviler, diğer yerlere dede olarak gönderiliyordu” dedi. Şimşekler Daha sonra Afyonkarahisar ve Kütahya Mevlevihanelerinden bahsederek, “Afyonkarahisar Mevlevihanesi Mevlana’nın da bizzat gidip ziyaret ettiği yerlerden birisidir. Konya’dan sonra gelen en önemli Mevlevihane’dir. Bugün bir müze halinde görev yapmaktadır. Afyonkarahisar’a gelen ziyaretçilerin burayı da mutlaka ziyaret ettiği de söylendi bize. Müzenin girişinde 2 hanım Mevlevihane figürü bulunuyor. Bu iki hanım babaları öldükten sonra Mevlevihane’de sözü geçen ve en önemli etken olmuştur. Kütahya Mevlevihane’sini de Sultan Veled’in ziyaret ettiği söyleniyor. Buranın önünde bir semazen figürü var. Şu an cami olarak kullanılıyor. Ama camiden Mevlevihane olmaz. Mevlevihaneler hem camidir hem de Mevleviliğin öğretildiği yerdir. Sembolik olarak semahane kısmında sema yapılabiliyor. Çevresinin durumu da biraz kötü olduğu için biz buranın çevresinin düzeltilmesi için de yetkililere ricada bulunduk” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA ÖZÇELİK