Her Şey Çıkarsa Aradan Kalır Seni Yaradan

Her Şey Çıkarsa Aradan Kalır Seni Yaradan

Yazımıza her zaman ki gibi; ‘selam duâsı’yla başlayalım;
‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’
Efendim kaldığımız yerden devam edelim;
“Kuş yüksekte uçar, gölgesi de toprak üstünde uçarak koşar.”
Kuşlar havada uçarken, onların gölgeleri de kuşlarla birlikte uçarlar ama asıl kuş göklerdedir, gölgesi ise aşağıdadır.
“Ahmak avcı o gölgenin arkasından o kadar koşar ki yorulur, dermansız ve tâkatsız kalır.”
Kuş havada uçarken, gölgesini kuş sanır. Ahmak da gölgenin peşinden koşar. Dünyâda bütün nimetler âdeta cennetten bir gölgedir. Dünyâdaki hazlar, lezzetler cennet saadetinin buradaki gölgesi gibidir. İşte insanlar da, o gölgenin yâni cennetin gölgesinin peşinden koşarlar, koşarlar tâki takatsiz kalana kadar, yalancı lezzetlerin ardına takılır, kalırlar. Halbuki onlar gerçek mutluluktan, asıldan habersizdirler. Asıl mutluluk ebedi, sonsuz âlemdedir. Ahmaklar dünyâda geçici mutluluk olan gölgelerin peşindedirler. Böylelerinin emekleri ne kadar didinseler de, boşa gider.
“O ahmak o gölgenin havadaki kuşun aksi olduğundan habersiz, o gölgenin nerede olduğundan habersiz. Ahmak gölge tarafına ok atar, durur, ok attıkça ok kutusu (ve cesedi) boşalır.”
Ahmak avcı, kuşu avlamak için gölgeye yâni boşluğa ok atar durur, ok boşa gidince üzülür. Aynen bunun gibi biz de dünyâda nice sahteliklere, boşa ok atar dururuz. Burada anlatılmak istenen şudur ki, pek çok ahmak, dünya zevklerinin kendisine fayda vereceğini sanır, bunun için ne emekler sarf eder yâni okları boşuna tüketmiş olur. Bunların peşinden koşarken yorulur, hakikatten de uzak kalır.
“Gölge avlamak için harâret ve gayretle ok atıp duran ahmak, ok kutusu gibi ömrünü de boşalttı, hayattan döğünüp gitti. Allâh’ın gölgesi, bu gölge avcısının terbiye edicisi olursa gölgeden ve hayâlinden kurtulur.”
Bu beyit için şârihler, beyitteki kuş, Cenâbı Hakk’ın esmâ-ı ilâhisi ve sıfatıdır, diyorlar. Gölge ise onları temsil eden eşyâdır, buyuruyorlar. Kuşu bırakıp da, gölgenin peşinden gidenler, zâhire görünene takılanlardır. Gölgenin peşinden ömür boyu koşup duranlar, ömürlerini sahteliklere heder etmiş olurlar. Yâni insana hayatta bir defa bahşedilen ömür sermâyesini dünyâya harcayanların, doğrusu âkıbetleri güzel olmaz. Dünyâda yaratılan ne varsa, Hak Teâla ve Tekaddes hazretlerinin esma tecellilerinden ibârettir. Hayat senaryosunun içinde vâr olan herkes, Cenâbı Hakk’ın kendisi için yazdığı kaderi yaşamaktadır. Ve kişiler kendi senaryosu içinde ahmak avcı da olabilir, hakikatin peşinden de gidebilir. Allah Teâlâ bizleri dünyâda ahmak avcılar gibi gölgelerin peşine düşüp, ömrünü boşa harcayanlardan eylemesin inşallah.
“Allâh’ın gölgesi, Allâh’a köle, teslim olandır. O köle bu âlemin ölüsü ve rûhânî cihânın dirisidir.”
Cenâbı Hakk’a köle olan, hayâtını O’nun emir ve irâdesi doğrultusunda yaşayanlar, Yüce ve Aziz olan Rabb’in himâyesi ve gölgesi altındadırlar. Ebediyete âit olmayan haller ve dünya ile sınırlı olan durumlar aynı ölü gibidir. Ancak Hakk’ın irâdesi Hayydır. Bu sebeple; ‘Ölmeden önce ölünüz.’(el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafa, 2:29) sırrı gereğince, bu hadisi şerifte anlatılmak istendiği üzere, insan nefsini, şehvetini, hırs ve tamahını öldürsün anlamındadır. Dolayısıyla bu şekilde davranan kişi dünyâda âdeta yaşayan bir ölü gibi kendini her türlü aşırılıktan muhafaza eder. Fakat Cenâbı Hakk’ın emirlerine karşı ise son derece istekli, şevkli, canla-başla Hakk’a kulluğunu yerine getiren insan, tıpkı Hakk’ın dirisi olur yâni böyleleri ebedi hayâtın cihangiri olur. Bunlar irfan sâhipleridir ve bu durumda olanlar, iki cihanda gurur kaynağıdır.
Beyitte ‘Allâh’ın gölgeleri’ Peygamber aleyhissalâtu vesselâm’ın mübârek ifâdeleriyle adâletli pâdişahlar için kullanılmıştır. İşte bu şekilde kendi varlığıyla, Haktan ve hukuktan yana tavır sergileyenlere yüce Rasul aleyhisselam ‘Allâh’ın gölgesi’ tâbirini kullanmıştır. Yine böyleleri; âdil hükümranlar, adâlette uyan hâkimler, gönlünü Hakk’a adayan erenler, bu âlemde ‘Allâh’ın gölgesi’, gerçek halifesi sayılırlar.
Cenâbı Hak ile aradaki perdeyi yırtıp gerçek rabıtaya ulaşanlara ne mutlu! İşte ‘Allâh’ın gölgesi’ onlardır. Ne diyor büyükler; ‘Her şey çıkarsa aradan, kalır seni Yaradan.’
Efendim bugünlük te bu kadar olsun. Sizlere güzel bir Cuma diliyorum.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri