Kitap okuma kampanyasında büyük başarı elde edildiğini ancak, gelinen noktanın yeterli olmadığını ifade eden Saim Açıkgözoğlu, kampanyanın amacının daha çok ve kaliteli okumayı artırmak olduğunu söyledi. 2010 yılı mayıs ayında süresi bitecek olan kampanyaya devlet kurumları, gönüllü kuruluşlar, meslek odaları, medya kuruluşları ve ticari kuruluşların da paydaş olarak katıldığına dikkat çeken Açıkgözoğlu, “Toplumumuzda daha çok ve daha kaliteli okumaya karşı duyarlılığın artması için, insanlarla birebir temasta bulunanların, bu doğrultuda üzerilerine düşen görevleri yapmaları, insanlığa ve toplumumuza büyük katkı sağlayacaktır. Bu amaç doğrultusunda kampanyamıza destek veren tüm kişi ve kurumlardan isteğimiz, kendilerine, ailelerine, yakın ve uzak çevrelerine, daha çok ve daha kaliteli kitap okuma konusunda tavsiyelerde ve teşviklerde bulunmalarıdır. Kitap okumayı tavsiye eden kişi de etrafındakiler üzerinde daha etkili olabilmek için sürekli olarak kaliteli kitap okumalıdır. Çünkü onlar sizi örnek alacak, sizin davranışlarınıza önem verecek. Sonuçlara baktığınızda başarıyı göreceksiniz” diye konuştu. Kitap okumayı alışkanlık haline getirip daha kaliteli kitaplar okumanın getireceği faydalara değinen Açıkgözoğlu, “Kitap okuduğumuz takdirde aklımızın daha iyi çalışacağı, beynimizin daha genç kalacağını, sorunları daha kolay çözeceğimizi ve insan olarak, toplum olarak, ülke olarak etkinliğimizin artacağını göreceğiz” dedi.
TATİLDE KİTAP OKUYUN TAVSİYESİ
Kitap okuma oranını artırmak için özellikle okul çağındaki çocukların teşvik edilmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Açıkgözoğlu, “Kitap okuma ile geçen zamanların en güzel zamanlar olduğu anlatılmalıdır. Onlara, kitap okuma yönünde tavsiye ve teşvik içeren konuşmalar yapabilirsiniz. Mümkünse onlara küçük kitaplar hediye edebilir veya öğrenme başarılarını küçük kitaplar ile ödüllendirebilirsiniz. Görev yerlerinizde çocukların, gençlerin ve diğer insanların ödünç alıp okuyup geri getireceği küçük kitaplardan oluşan seyyar emanet kitap paketleri bulundurabilirsiniz. Üç beş günde okunabilecek, görev yerinizin şartlarına uygun küçük kitaplardan oluşan, halka açık kitaplıklar oluşturabilirsiniz. Yanınızda daima bir kitap bulunsun. Onu okuyacak bir fırsatınız her zaman bulunacaktır. Günde birkaç dakika bile olsa kitap okumayı asla küçümsememeliyiz. Kitapla dolaştığınızı ve okuduğunuzu gören insanlar, gençler, çocuklar size imrenebileceklerdir. Günde 10 dakika veya haftada 100 dakika kitaplarınız ile konuşmayı kendinize hedef seçebilirsiniz. Bu ayda bir kitap okumak demektir” ifadelerini kullandı.
ZAMAM ZAMAN TELEVİZYONU KAPATIN
Ailelere, günlük veya haftalık olarak kendilerine okuma zamanları ayırmaları tavsiyesinde bulunan Saim Açıkgözoğlu, “Ailelere, kitap okumak için ayırdıkları zaman dahilinde televizyonlarını kapatmalarını öneriyoruz. Asıl olan günde 10 dakika diye başlayıp, bu zamanı artırabilmektir. Bir defasında çok okumak ve sonra bırakmak veya düzgün yürümüyor diye terk etmekten uzak kalmalıyız. Böylece okuyan ve konuşan aileler yaygınlaşacaktır” dedi.
RASİM ATALAY
TATİLDE KİTAP OKUYUN TAVSİYESİ
Kitap okuma oranını artırmak için özellikle okul çağındaki çocukların teşvik edilmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Açıkgözoğlu, “Kitap okuma ile geçen zamanların en güzel zamanlar olduğu anlatılmalıdır. Onlara, kitap okuma yönünde tavsiye ve teşvik içeren konuşmalar yapabilirsiniz. Mümkünse onlara küçük kitaplar hediye edebilir veya öğrenme başarılarını küçük kitaplar ile ödüllendirebilirsiniz. Görev yerlerinizde çocukların, gençlerin ve diğer insanların ödünç alıp okuyup geri getireceği küçük kitaplardan oluşan seyyar emanet kitap paketleri bulundurabilirsiniz. Üç beş günde okunabilecek, görev yerinizin şartlarına uygun küçük kitaplardan oluşan, halka açık kitaplıklar oluşturabilirsiniz. Yanınızda daima bir kitap bulunsun. Onu okuyacak bir fırsatınız her zaman bulunacaktır. Günde birkaç dakika bile olsa kitap okumayı asla küçümsememeliyiz. Kitapla dolaştığınızı ve okuduğunuzu gören insanlar, gençler, çocuklar size imrenebileceklerdir. Günde 10 dakika veya haftada 100 dakika kitaplarınız ile konuşmayı kendinize hedef seçebilirsiniz. Bu ayda bir kitap okumak demektir” ifadelerini kullandı.
ZAMAM ZAMAN TELEVİZYONU KAPATIN
Ailelere, günlük veya haftalık olarak kendilerine okuma zamanları ayırmaları tavsiyesinde bulunan Saim Açıkgözoğlu, “Ailelere, kitap okumak için ayırdıkları zaman dahilinde televizyonlarını kapatmalarını öneriyoruz. Asıl olan günde 10 dakika diye başlayıp, bu zamanı artırabilmektir. Bir defasında çok okumak ve sonra bırakmak veya düzgün yürümüyor diye terk etmekten uzak kalmalıyız. Böylece okuyan ve konuşan aileler yaygınlaşacaktır” dedi.
RASİM ATALAY