Hayvancılık sektörünün güçlü çözüm ortağı: ÇÖĞENLER YEM

Besi ve damızlık hayvan üreticilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap veren Çöğenler Yem, Türkiye’de alanında en büyük 20 fabrika arasında olmanın gururunu yaşıyor.Firma aynı zamanda ISO ikinci 500 listesine girerek şehrimizi en iyi şekilde temsil ediyor.

Üretimin Yıldızları yazı dizimizde, farklı sektörlerden istihdam oluşturan, şehrin gelişimine katkı sağlayan firmaları tanıtmaya devam ediyoruz. Bu hafta yem sektörünün güçlü aktörlerinden olan Çöğenler Yem’i konuşacağız. Ürün çeşitliliği ile sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilen Çöğenler Yem, son 10 yılda yaptığı yatırımlarla çok daha güçlü hale geldi. Firmanın geçmişi ve geldiği noktayı firma sahibi Celal Küçükçöğen ve sorumlu müdür Nuri Şimşek ile konuştuk.

SEKTÖR SON 20 YILDA BÜYÜDÜ

1977 yılında başladığı serüveninde geldiği noktaya kadar birçok sıkıntı ve tecrübeler yaşayan sektörün duayen isimlerinden Celal Küçükçöğen, daima ufkunu genişletecek alanlara yatırım yapmış. Ürün çeşitliliğine büyük önem veren Küçükçöğen, yetişmiş personelleriyle yol almaya gayret etmiş hep. Temelleri 1977 yılında atılan Çögenler Yem Fabrikası’nın hikâyesini Celal Küçükçöğen, şöyle anlatıyor:

Sektöre yem ve tarım ürünleri alım satımı yaparak başladım. Uzunca süre bu alanda faaliyet gösterdim ve birçok tecrübe edindim. Daha sonra sektördeki gelişmeleri de göz önünde bulundurarak 1997 yılında bugün faaliyetlerine devam eden Çöğenler Yem Fabrikası’nı kurduk. Sektörün ihtiyaçlarını belirledik ve ona göre yatırımlarımıza yön verdik. O dönemki adıyla fenni yem kullanım oranı düşüktü ama zamanla hayvanların gelişime yaptığı katkıyı fark eden üreticiler yem kullanımını artırmaya başladılar. Özellikle 2002 yılından itibaren yem sektörü büyük bir gelişim gösterdi. Refah seviyesinin artması et ve süt ürünlerinin tüketimini artırdı. Yurt dışından güzel ırklar ve damızlıklar getirildi. Daha fazla verimlilik hedefi ön plana çıktı. Böylece hayvancılık artış gösterdi. Buna paralel olarak da yem sektörü büyümeye başladı. Yurtdışından gelen yem firmalarıyla birlikte bizim de uluslar arası bilgi alışveriş imkanımız arttı. Sektörün yeniliklerini yakından takip etme fırsatımız oldu. Bugün günlük bin ton kapasiteye sahip bir tesis haline geldik.

ÜRETİCİNİN İHTİYACINA GÖRE ÜRETİM

Küçükçöğen, firma olarak her zaman üreticinin ihtiyaçlarını ön planda tuttuklarını dile getirerek, hayvanların verimliliğini artıracak yem çeşitliliğine önem verdiklerini ifade etti. Sahada gezen teknik personellerimiz, hayvanların tüm verilerini takip ederek ona göre ürün öneriyor diyen Celal Küçükçöğen, “Özellikle büyük baş hayvan sektöründe alanında uzman personellerimiz üreticinin ihtiyaçlarını teknik veriler ışığında belirliyorlar. Kaskas et verimliliği, kas mozaik yapı gelişimini, süt verimliliğini ve üreme kalitesini takip ediyorlar ve ona göre ürünler geliştirmemize olanak sağlıyorlar. Biz de ürettiğimiz tamamlayıcı yemler ile üreticilerin birim fiyattan en iyi verimi almalarını sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

İNSAN SAĞLIĞI İLK SIRADA

Yeni dönemle birlikte insan sağlığa zarar verecek ürünlere yönelik devletin birçok önlemler aldığını ve çok titiz davrandığına dikkati çeken Küçükçöğen, bu bağlamda hayvan yemlerinin de dolaylı olarak insan sağlığı için büyük önem taşıdığına vurguladı. Ürettikleri ürünlerde insan sağlığına zarar verebilecek maddelere kesinlikle kullanmadıklarını, hayvanlardan elde edilen besin maddelerinden geçişini de önlediklerini anlatan firma sahibi Celal Küçükçöğen, “Hayvanın sağlıklı ürün vermesini dolayısıyla da insanların sağlıklı ürünler tüketmesini sağlıyoruz. Bu konuda çok titiziz. Kesinlikle yemlerimizde insan sağlığına zarar verebilecek ürünler kullanmıyoruz” diye konuştu.

ÜRETİM 4 KAT ARTTI

Çöğenler Yem Fabrikasının sorumlu müdürü Nuri Şimşek’le de sektörün gelişim sürecini, ürün çeşitliliğini ve üretim aşamasında izlenilen yolları konuştuk.

Son 15 yılda yem sektörünün önemli bir ivme kazandığını anlatan Ziraat Mühendisi Nuri Şimşek, 2000 yılında ülke genelinde 6,5 milyon ton yem üretimi yapılırken 2018 yılında bu rakamın 24 milyon tona çıktığını belirterek yaşana büyümeyi gözler önüne serdi.

DÜNYA İLE REKABET EDEBİLİYORUZ

Ülkedeki protein tüketiminin artması, devletin hayvan üretimini teşvik etmesi gibi faktörlerle birlikte hayvancılık sektörünün hızla büyüdüğünü söyleyen Şimşek, “Bu büyümeyle birlikte yem sektörü de büyümeye başladı. Yabancı şirketler ülkemize yatırımlar yapmaya başladı. Üreticiler yurtdışından kaliteli damızlıklar ve ırklar getirdiler. Yerli firmalar olarak bu yenilikleri yakından takip ederek reaksiyon gösterdik ve dünya devi firmalarla rekabet edebilecek konuma geldik. Yatırımlarımızı yaptık, AR-GE’ye büyük önem verdik. Uzman personeller yetiştirerek, sektörün ilerleme sürecini yakından takip ederek, ürünler geliştirdik” dedi.

LABORATUAR İLE ÜRÜN DENETİMİ

Konya’daki ilk ürün laboratuarlarından birisini kurduklarını ve gelen hammaddenin tüm analizlerini yapabildiklerini söyleyen Şimşek, bunun kaliteli yem üretmek için çok büyük önem taşıdığını söyledi. Gelen hammaddenin içeriğini bilirseniz ürettiğinin yemin kalitesini ve içeriğini de bilirsiniz diyen Şimşek, “Aldığımız hammaddenin protein, nişasta ve diğer mineral değerlerini bilmek bizim için önemli. Bu sayede ürettiğimiz yemin içerik ve kalitesini de bilimsel veriler ışığında takip etmiş oluyoruz. Laboratuarı kurduktan sonra AR-GE alanında da ufkumuz açıldı, ihtiyaca göre yem çeşitliliğini artırma şansı yakaladık” diye konuştu.

EKİPLERİMİZ SÜREKLİ SAHADA

Sahada gezen, üreticinin hayvanlarının gelişimini anı anına takip ekipleri sahip olduklarını anlatan Nuri Şimşek, “Üreticilerle birebir görüşmeler yapıyor, hayvanların tahlillerini, gelişim süreçlerini yakından takip ediyoruz. Besi hayvanlarının kaskas et ve kas mozaik yapısının daha verimli hale gelmesi için özel yemler üretiyoruz. Her hayvanın gelişim sürecinde farklı yemler kullanılabiliyor. Kimisinin protein oranı, kiminin nişasta oranı dikkate alınarak yemler üretiyoruz ve üreticiye veriyoruz. Böylece hayvanlarına verdikleri yemden en üst düzey performansı almış olmalarını sağlıyoruz” dedi.

Hayvan üreticilerinin hazırladığı kaba yemlere göre tamamlayıcı yemler ürettiklerine dikkati çeken Şimşek, “Üreticinin yonca, arpa, mısır, küspe gibi ürünlerden oluşturduğu kaba yeme göre bizde tamamlayıcı yemler üretiyoruz. Böylece kendi ürettiği yemden maksimum verimi almasını sağlıyoruz” şeklinde konuştu.

SEKTÖRDE İLK 20 İÇERİSİNDE

Çöğenler Yem Fabrikasının sektörde geldiği noktayı da konuştuğumuz Sorumlu Müdür Nuri Şimşek, yem sektörünün en büyük 20 firmasından biri olmanın gururunu yaşadıklarını kaydetti. Türkiye’nin toplam yem ihtiyacının yüzde 20’sinin büyükbaş-küçükbaş yem ihtiyacının ise yüzde 25’inin İç Anadolu Bölgesi’nden karşılandığına dikkati çeken Şimşek, “Bölgenin en güçlü ili de Konya. Çok büyük üretim kapasitesine sahibiz. Çöğenler Yem olarak bugün toz yem üretiminin yanında 4 pres makinemizle pelet yem üretimi de yapıyoruz. Bu anlamda sektörün büyük oyuncularından birisi konumundayız” diyerek, firmanın üretim ve Pazar payının büyük ölçeklere ulaştığını söyledi.

Günlük bin ton yem üretebilen Çöğenler Yem Fabrikası, 20 bin metrekarelik alan üzerinde üretim faaliyetlerini sürdürüyor. 5 bin metre kapalı alana sahip tesiste 65 teknik personel istihdam ediliyor. Tesiste aynı zamanda laboratuar faaliyetleri de sürdürülüyor.

GÜNLÜK BİN TON ÜRETİM

Son birkaç yıl öncesine kadar tam kapasite çalışan fabrika, bugün günlük 600-700 ton seviyelerinde üretimini gerçekleştiriyor. Müdür Nuri Şimşek bu konuyla ilgili de şunları söyledi:

Günlük bin ton yem üretimi yapabilecek kapasiteye sahibiz ve çok uzun süre tam kapasite çalıştık. Son dönemlerde ise günlük 600-700 ton civarında üretim gerçekleştiriyoruz.

Hayvancılık sektöründe yaşanan ithal et olayı sektörü etkiledi. Yem girdileri artarken et ve süt fiyatları istenilen oranlarda artmayınca birçok üretici hayvanlarını kestirme yoluna gitti.

Tarım sektöründe damızlık hayvan kesilirse üreme durur. Üç kuşak hayvanı kesmiş olursunuz. Tekrar yerine koyabilmek için en az 3 yıl sürer. Bu da bizim sektörümüzü ve hayvancılık sektörünü olumsuz etkiliyor. Eğer bu süreçler atlatılırsa yeniden tam kapasite üretimimize devam edeceğimize inanıyorum.

DEPOLAMAYA ÖNEM VERİYORUZ

Depolama konusunda da ciddi yatırımlar yaptıklarını ve önümüzdeki dönemde bu alanda yeni yatırımlar planladıklarını belirten Şimşek, hammaddeyi sağlıklı bir şekilde muhafaza etmenin yem kalitesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Hammaddesi iyi muhafaza ederseniz, iyi bir yem elde edersiniz diyen Şimşek, “Önümüzdeki dönemle lisanslı depoculuk alanında yatırım yapmayı planlıyoruz. Mevcut fabrikamızda büyük bir silo depo sistemine sahibiz ancak daha fazla hammaddeyi saklayabilmek adına Ereğli Yolu üzerinde yeni depolar yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde şartlar elverirse ve sektör gelişimini sürdürürse bu planımızı hayata geçireceğiz” şeklinde anlattı.

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri