Konevi-Der "Kur'an ve Müslümanlar" isimli konferans düzenlendi. Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen konferansı Kayseri Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Zeki Duman verdi. Katılımın yoğun olduğu konferans açılışında konuşan Konevi-Der Başkan Yardımcısı Ramazan Sönmez, insanların Kur'an-ı Kerim'in içeriğinden habersiz olduğunu belirterek, "Kutsal kitabımız olan ve insanlara rahmet olarak gönderilen Kur'an-ı Kerim'i anlamak zorundayız. Günümüz insanı Kur'an-ı Kerim'i anlaması ve onu sahiplenmesi için neler gerekiyorsa üstümüze düşen görevi yapmalıyız" dedi.
YOLLARIN EN DOĞRUSU KUR'AN YOLUDUR
Ramazan Sönmez'in konuşmalarından sonra "Kur'an ve Müslümanlar" konferansını veren İlahiyatçı Prof. Dr. Mehmet Zeki Duman, Kur'an-ı Kerim'in anlamakla bitmeyeceğini, hayatın merkezine konması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Duman, "90'lı yıllarda Kur'an-ı Kerim'i anlayarak okumamız gerekiyordu. Bu dönemde Kur'an-ı Kerim'i anlayabilir miydik sorusu gündemdeydi. Ama günümüzde insanlar artık Kur'an-ı okuyor, hatta tefsir de okuyorlar. Bu nedenle biz Kur'an-ı Kerim'i anlama faslını geçtik bundan sonra Kur'an-ı Kerim'i hayatımızın merkezine koymamızın zamanıdır. Kur'an'a göre yaşamımızı şekillendirmeliyiz. Burada Müslüman insanların hakkını da vermeliyiz. İnsanlarımız Kur'an-ı Kerim konusunda çok titiz ama yaşama noktasında sıkıntılarımız var. Bu noktada da gerekli tedbirleri kendimizde alarak Kur'an yolunda tam olarak yaşamalıyız. Çünkü yolların en doğrusu Peygamber Efendimizin yoludur. Yani Kur'an yoludur" dedi.
"Hıristiyanların bayramı olan yılbaşının kutlandığı şu saatlerde bazı gafil müminlerin de bu kutlamalara katılıyor. Bilinçsizlik mümine yakışmaz. Bizim dinimize göre hiç bir ehemmiyeti olmayan yılbaşının kutlanmaması gerekir" diyen İlahiyatçı Prof. Dr. Duman, yılbaşını kutlayan müminler gibi gaflete düşülmemesi gerektiğini söyledi.
KUR'AN-I OKUYAN VE AMEL EDEN 4 KISIM MÜMİN VARDIR
Yüce yaradıcının Kur'an-ı Kerim'i okuyanları 4'e ayırdığını dile getiren Prof. Dr. Duman, "Bu 4 kategorinin 1. kısmında; Kur'an-ı Kerim'i okuyan ve amel eden mümin yer alır. Bu kısımdaki mümin turunçgile benzer, kokusu da hoş tadı da hoştur. 2. kısımda; Kur'an okumayan ama amel eden mümindir. Bu mümin ise hurma gibidir. Kokusu yoktur ama tadı güzeldi. 3. kısımda; Kur'an okuyan ama amel etmeyen mümin yer alır. Bu mümin münafık, fâcirdir. Bu mümin Allah'ı tanıyor, helal ve haramı biliyor ama uygulamıyor. Bu insanın kokusu güzel ama tadı acıdır. Kategorinin 4. kısımda ise Kur'an okumayan ve amel etmeyen mümin bulunur. Bu mümin fâsıkdır. Hem Kur'an okumuyor hem de amel etmiyor. Ama Müslüman. Bu insan Ebu Cehil karpuza benzer. Ne kokusu güzeldir ne de tadı tatlıdır. Allah (CC) bizi ilk iki kısım müminlerinden eylesin. Müslümanlar olarak bu dört kategorinin hangi kısmında olduğumuzu sorgulayarak kendimize çeki düzen vermeliyiz. Peygamber Efendimiz, müminlere ya Kur'an-ı Kerimi öğreten ol ya da öğrenen ol ama sakın ha 3.'sü olma diyor" diye konuştu.
KURTULUŞ KUR'AN-I KERİM'E GÖRE AMEL ETMEKTEDİR
Kur'an-ı Kerim'in dünyaya rahmet olarak gönderildiğini ve insanlığın kurtuluşunun kapısı olduğunu hatırlatan Kayseri Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Zeki Duman, sözlerini şöyle tamamladı: "Kur'an-ı Kerim'i okumayı bilmeyen insanlar öğrenmeye ve Kur'an'a göre amel etmeye çalışması gerekmektedir. Mümin Kur'an yolunda çalışmalıdır. Bizim kurtuluşumuz Kur'an'dır. Kur'an-ı Kerim'e göre yaşamalıyız. Yoksa tadı acı müminlerden oluruz. Kur'an yüce yaradıcımızın kelamıdır. Kur'an'nın önemini biliyoruz ama titiz davranmazsak unutuyoruz. Kurtuluş tutanağımız olan Kur'an-ı hiç bir zaman geri plana atmamalıyız."
MUSTAFA AKÇA