BÜYÜK İMAMI TANIDINIZ MI?
Muhyiddin Arabi, Şeyh-ül Ekber, Müctehit imam. Arap asıllı. İspanya Endülüs’te doğdu. Şam’da vefat etti. Mezarı Şam’dadır. Hırkasını Abdülkadir Geylani Hz.lerine hediye etti. Konya’ya geldi. Selçuklu Sultanı ile görüştü. Konya’da, Sadrettin Konevi’yi yetiştirdi. Birçok hatırası var. Birkaçını teberrüken zikredelim:
1- Hristiyan bir filozof kendisiyle tartıştı. Kuranı Kerimde İbrahim suresinde nemrudun Hz. İbrahim’i ateşe attırdığı, ateşte yanmadığı konusuna itiraz etti. Muhyiddin Arabi (ra), ikimizde elimizi ateşe sokalım. Muhyiddin Arabi, Bismillah, dedi. Elini ateşe soktu. Eli yanmadı. Bu hali gören, hristiyan filozof iman edip, Müslüman oldu.
2- İstanbul’un fethini haber verdi. Gaybı Allah’tan (cc) başka kimse bilmez. Peygamberler de bilmez. Ancak Allah’ın (cc) bildirdiği Peygamberler ve bazı Salih Müslümanlara istediği zaman bildirir.
3- Kabrinin mechul olacağını ancak ‘Sin’ ile ‘Şın’ birleşince, kabrinin bulunacağını söyledi. Yıllar sonra, Yavuz Sultan Selim, Şam’ı fethetti. Yani Selim’in ‘se’ si ile Şam’ın ‘şe’ si birleşmiş oldu. Kabri bulundu. Bugünkü türbesi yapıldı. Çok önemli eserler yazdı. En önemlilerinden ikisi; Futuhât-ı Mekkiyye ve Füsus-ul Hikemdir. Futuhat-ı Mekkiyesindeki nasihatlerinden bir bölümü:
Akıllı insan, kalbine gelen düşüncelerin Allah’tan mı, şeytandan mı geldiğini bilir.
İnsanın topladığı mal, kendinin değil. Yediği, giydiği ve infak ettiği kendinindir.
Hayâ hayırdır. Hayâ imandandır. Hayâ iyilik getirir.
Kalp, kulda Allah’ın nazar ettiği (baktığı) yerdir. Şeriat insanın içine değil, dışına bakar.
Şeriat iddia makamıdır. (Mahşerde iddiaya delil isterler. Yani yaptığın amellerden sorulur.)
Davranış dili, söz dilinden daha etkilidir. Yani insan hal ve hareketleri ile İslam’ı yaşar ve haliyle İslam’ı tebliğ etmiş olur. Bu durumun etkisi, sözle olandan daha etkilidir.
YENİ MÜSLÜMAN OLAN AŞİRET REİSİ HZ. HALİD’E (RA) PEYGAMBERİMİZİ BİZE ANLAT
Onun özelliklerini anlatmaya, gücüm yetmez. Aşiret reisi tafsilat istiyoruz. Hz. Halid (ra) Peygamberimizin üstün ahlakından, yaşayışından, insanlara muamelesinden, adaletinden ve tevazuundan bahsetti ve devamla, kısaca söylemek gerekirse, gönderilen (Peygamber), gönderenin (Allah (cc)) kadrince olur.
Peygamberimizi, Allah resul olarak gönderdiğine göre, onun şanı Allah katında yücedir. Nitekim Kuranı Kerimde Peygamberimizin güzelliklerini yüce şanını anlatan, birçok ayeti kerimeler mevcuttur.
KUL TÖVBE EDİNCE NE HASIL OLUR
İnsan, beşer olarak hata işler. Bu durumda yapılacak en iyi iş pişmanlıktır. (Pişmanlık tövbedir.) Tevbe-i Nasuhta, bir daha aynı günaha dönmemek üzere, yapılan tövbedir. Rabbimiz bizi, her zaman yaptığımız hata ve günahlara karşı, bir iyilik yaparak günahlarımızı affedeceğinin beyan etmektedir. Kul elini açıp, tövbe edince, Ya Rabbi günah işledim. Affet, ben acizim deyince, Hafaza meleklerine ve o kişinin azalarına günahlarını unutturur. Mahşerde günahlarına Allah’tan başka şahit yoktur. O halde bize düşen, ömrümüzün her saniyesini tövbe ederek, geçirmek günahlarımızın yalnız Allah’la bizim aramızda kalmasına sebep olur. Ulemamız farz namazlarından sonra, kılınan en makbul namazın, gece seherlerde kılınan namazdır(teheccüd namazı) buyurdular. O zaman, sabah namazından önce kalkıp, ikişer rekatlı teheccüd namazı kılıp, elimizi açıp, boynumuzu büküp tövbe-i istiğfar etmek ve buna bir ömür boyu devam etmek, bu konuda yazılacak en iyi reçetedir.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.