Hayatın İçinden Kısa Kısa - 68

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 68

ECDADIMIZDA İLME VE ALİMLERE HÜRMET NASILDI?

Yıldırım Beyazıt, oğlu Şehzade Süleyman’ı medreseye gönderdi. Şehzade, derslere karşı ilgisizdi. Hocası, onu cezalandırdı. Şehzade, hocasını babasına şikâyet etti. Yıldırım Beyazıt, hocaya sordu neden cezalandırdınız? Cevap çok manidardı: “Sultanım, gelecekte şehzademiz bu devletin idaresine talip olacak, onun cahil kalması, millete zarar verir. O hâlen ilim ve hal erbabı değildir. Ben onu yetiştirmeye, gerekirse cezalandırmaya memurum.”

Yıldırım Beyazıt, haklısın hocam, siz gerekirse beni de cezalandırırsınız. Sizin gibi hocalar oldukça, biz cihana hükmederiz. Tarihi eserlerimizde, bu ve buna benzer olaylar anlatılmaktadır. Yeri geldikçe biz de örneklerini yazmaya devam edeceğiz.

YAVUZ SULTAN SELİM HAN MISIRDAN NE GETİRDİ?

Yavuz Sultan Selim, Mısır seferi dönüşünde Kutsal Emanetleri (hususen Peygamberimizin (sav) kullandığı eşyaları) Topkapı sarayında, bir daireye koyup, başına 40 hafız görevlendirdi. Kesintisiz 24 saat Kuranı Kerim okundu. Kendisi de ilk okumayı başlattı. Bu okuma işlemi, yüzyıllardır kesintisiz devam etti. Halen okunmaya devam ediliyor. Yüce Sultan, kabrin cennet olsun. Mahşerde görüşüp, tanışıp sohbet etmeyi, Cenabı Hak nasip etsin. Bizden istemek, Rabbimizden vermek. Neden olmasın?
Hz. Peygamber (sav) buyurmadı mı; "Mahşerde, kişi sevdiği ile beraberdir.” Bizler de Rabbimizi, Peygamberimizi (sav), onun yolunda giden sultanlarımız, alimlerimizi, Salih kullarını seviyoruz. Allah (cc) vaadinden dönmez. Peygamberimizin (sav) sözü de haktır. Biz de onlara güvenerek, iyilerle haşır olmayı istiyoruz. Bize çok görme Ya Rabbi.

NEFS TERBİYESİNDE HZ. ÖMER (RA)

Zeyd B. Sabit (ra) anlatıyor; “Hz. Ömer (ra) halife iken, yolda yamalı elbise ile gördüm. Ağlayarak evime döndüm. Bir müddet sonra, yola çıktım. Onunla karşılaştım. Sırtına bir su kırbası koymuş gidiyordu. Onunla yürüdüm. Yaşlı bir adamın evine vardı. Su kırbasını, onun su kaplarına boşalttı. Hz. Ömer’le (ra) evine döndük. Sordum, bu ne hal? Şöyle cevap verdi; “Sen gittikten sonra, Rum ve Fas elçileri geldi. Bana, hilafetin hayırlı olsun, bütün halk senin faziletinden, adaletinden bahsediyor diye iltifatta bulundular. Kendimi beğenir gibi oldum. Nefsimin burnunu sürtmek için, o yamalı elbise ile, sırtımda su kırbası ile o fakire su götürdüm. “

Bu olayı dikkatle derin derin düşünerek, onlar nasıldı? biz nasılız? sorusuna cevap bulalım.
Mezhep imamımız Ahmed B. Hanbel, Allah (cc) ona rahmet etsin ne güzel söylemiş; “İnsanın en ahmak olanı, kendisini medh edenden hoşlananıdır. “Teşhis ve tespit o kadar güzel ki, anlamak isteyene, her şey içinde mevcut. İmamımıza Allah (cc) rahmet etsin. Bizlere de şefaatçi kılsın. Âmin.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri