BÜYÜKLERİMİZİN AİLE YAPISINA BAKIŞLARI NASILDI?
Erzurumlu Muhammed Faruk Küçük Bey anlatıyor; “Yıl 1973. Yer İstanbul Tahtakale. Alemdar beyin yazıhanesinde, Üstadımız Mahmud Sami Ramazanoğlunun (ks) yanındayız. Sami Efendi hazretleri (ks) o işyerinin muhasebesini tutuyordu. Üçümüz otururken, genç bir kişi geldi. Aile sorunum var, sormak istiyorum. Mustafa Alemdar Bey ayrıldı. Ben de ayrılmak istedim. Bana sen otur dedi. Oturdum. O zaman ben, genç yaştayım. Gelen genç adam, ailesinden şikâyete başladı. Üstadımız, elinde bir kalem ve kâğıt söylenenleri not ediyor, şikayetlerini dinliyordu. Notlar aldı ve sonra sordu, Eşin kadınlık görevini yapıyor mu? Evet. İffetini koruyor mu? Evet. Günlük ev hizmetlerini yapıyor mu? Evet. Çoluk çocuğuna bakıyor mu? Evet. Namazını kılıp, ibadetlerini yapıyor mu? Evet. Tesettüre dikkat ediyor mu? Evet. Önündeki notları değerlendirdi ve genç adama şöyle dedi, Evladım, senin ailen yapacaklarının, yüzde seksenini yapmış. Sen yüzde yüze layıksın. Gayret edersen, bu yüzde yüze çıkar. Eşine sahip çık. Kadınlar bize Allah’ın (cc) emanetidir.
Üstadımız, aile hayatının sağlam bağlarını, ne güzel anlattı. Bu hatırayı eşinizle birlikte okumanızı tavsiye ederiz. Mutlaka beşer olarak, kadınlarımızın ve erkeklerimizin birtakım hataları olur. O hataları beraber gidermek durumundayız. Allah (cc) hepimize, mutlu, saadet dolu bir hayat nasip etsin. Bu günlerde buna ne kadar çok ihtiyacımız var. Eğitim hayatımızda bu ve benzeri büyük Üstadlarımızın hayat hatırları, neden okutulmaz hala anlamış değilim. İftiharla ifade edeyim ki, bu olayın geçtiği işyerinde Üstadımız Sami Efendi Hazretlerinin (ks) elini öpmek, duasını almak nasip oldu.
ÜMMETİN BİRLİĞİNİN ÖNEMİ
Üstadımız Sami Efendi Hazretleri (ks) sohbetlerinde Nuru’l Lami adlı Arapça eserden sohbet yaparlardı. Bu eserde ümmetin birliğinin faydaları anlatılırdı.
Ali Ulvi Kurucu hocamız anlatıyor; “Konya’dayım. Rüyamda Sami Efendi Hazretleri (ks) bana bu eseri Türkçeye çevirmemi istedi. Üstadın bu uyarısına, çok memnun oldum. Aynı gecenin sabahı Konya’da iken Sami Efendi Üstadımızın (ks) damadı Ömer Kirazoğlu (ra) Bey, ben kendisine rüyamı anlatmadan, bana Sami Efendi Hazretlerinin selamı var, Nuru’l Lami adlı eseri Türkçeye çevirmen konusunda ısrar ediyorlar dedi. Ben biraz da hayret ettim. Hem alem-i mânâda, hem de damadı vasıtasıyla bir tercüme teklif ediliyordu. Allah’a (cc) sonsuz şükürler olsun ki, Üstadımızın tavsiyesiyle eseri tercüme ettim ve asırlar boyunca parlayan nur adıyla yayınlandı. Genç yaşlarında bu eseri okumak, bir çok Müslümana nasip oldu.
Allah’a (cc) sonsuz hamd olsun ki, haberi gönderene, rüyasında ikaz edene, haberi şifahi getirip iletene, tercüme eden Ali Ulvi hocamıza Allah (cc) rahmet etsin. Malum olduğu üzere, Ali Ulvi Hoca efendinin babası, İbrahim Efendi ve ailesi Cennet’ül Baki’de metfundur. Hacı Veyiszade Mustafa Efendi’nin de yeğenidir. Günümüzde İslam dünyasının içinde bulunduğu şartlar, kitabın bir kere daha okunmasını elzem kılmaktadır.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.