Hayatın İçinden Kısa Kısa - 45

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 45

SEYDİŞEHİR İLÇESİNİ KURAN ZATI TANIYOR MUSUNUZ?;

Bu büyük veli Seyyid Harun Veli (ra) hz.leri Horasan’da doğdu. Amcasının vefatı üzerine, Horasan emirliğine getirildi. Manevi bir işaretle emirliği bırakıp, Diyar-ı Rum (Anadolu) da bir şehir kurması söylendi. Tacı, tahtı bırakarak bir kısım talebeleri ile yola çıktı. Üzerlerinde bir bulut takip ediyordu. Şimdiki Seydişehir’in dağlık eteğine gelince, bulut durdu. Çadırını orada kurdu. İslam’ı tebliğe başladı.

Soyu Peygamber Efendimize (sav) dayanır. Anne tarafından Veysel Karani (ra) hz.leri ile akrabadır. Bir ara Konya’ya geldi. Meşhur hoca Ahmet Fakih (ra) kabrini ziyaret etti. Ahmet Fakih (ra) adından da anlaşılacağı üzere, büyük bir âlim ve sufi idi. Vefatından önce, talebelerine bir gün Seyyid Harun Velinin (ra) kendi kabrini ziyaret edeceğini haber vermiştir.

Nasıl ki Peygamberler (as), Allah’ın (cc) izni ile mucizeler gösterdiler. Allah’ın (cc) veli kulları da, yine Allah’ın (cc) izni ile keramet gösterirler. Ama asıl olan keramet değil, istikâmettir. Yani Kitap ve Sünnete bağlılıktır.

Cenabı Hak Hud süresi (112) ayetinde mealen; “ Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana emredildiği gibi dosdoğru ol.” Yeri gelmişken, şu temel prensibi ifade edelim. Peygamberlere (as) gelen vahye, şeytan müdahale edemez. Allah (cc) buna izin vermemiş, şeytanı da bundan men etmiştir. Velayette ise şeytan müdahale edebilir. Onun içindir ki, şeytan bazı Salih Müslümanı doğru yoldan saptırmıştır.

Kitap ve Sünnete muhalif olan hiçbir keramet kabul edilmez, reddedilir. Zaten büyük veliler de mecbur kalmadıkça, kerametin görülmesini istememişlerdir. Biz Müslümanlar olarak, Allah (cc), Peygamber (as), Ehl-i Beyt, Ashab-ı Kiram ve onları sevenleri seviyoruz. Ahirette, inşallah onlarla buluşacağız.
Her mahallin manevi bir bekçisi vardır. Seydişehir’in de bekçisi, kurucusu Seyyid Harun Veli (ra) ve Muhammed Kudsi (ra) (Memiş Efendi) dir. Kabrini ziyaret edin. Allah’ın (cc) sevgili kullarının ölüm sonrası da tasarrufu vardır. Ziyaretinizde, büyüklerimizi vesile ederek Rabbimizden isteyiniz. Harun Veli (ra) hz. leri, Evlad-ı Resülden olduğuna göre, akan sular durur.

HZ. PEYGAMBER (SAV) ALİMLERİ NASIL UYARDI?;

Peygamber (sav) buyurdular ki; “Allah (cc) kimin ilmini artırırsa, ona müsavi olarak takvasını (Allah’tan (cc) korkusunu) artırır. Şayet ilmi arttığı halde, takvası artmıyorsa Allah’tan (cc) uzaklığı artar.”

Peygamberimizin (sav) işaret buyurduğu temel esas bu. İlim, amel içindir. Eğer ilim sahibi, kendisi, ilmiyle amel etmeyip, başkalarına söyler, kendisi yapmazsa, bu kişileri dehşetle uyarıyor. Çünkü ahirette bu ilim sahipleri Allah’ın (cc) huzurundan kovulurlar. Muhtelif Ayet-i Kerimelerde, ilmiyle amel etmeyenler uyarılır. Başkalarına tavsiye edip, kendilerini unutanlar tehlikededir.
Sahabe Kiram Efendilerimiz, bir ayet inince, Peygamberimizin (sav) bir hadisini duyunca, onunla amel edinceye kadar Peygamberin (sav) huzuruna gelmezlerdi. Hanımlar eşlerini çarşıya uğurlarken, bize haram olandan getirme. Az ama helal olsun. Akşam eşleri dönünce, Ayet-i Kerime indi mi? Peygamber (sav) ne söyledi? Diye sorarlar, öğrenirler ve onunla amel ederlerdi. Allah (cc) Sahabilerden ve eşlerinden razı olsun. Âmin.
Biz bugün okumada, öğrenmede, amelimizde de eksiğimiz çok. Tamamlamaya gayret edelim. Çoğu yapamıyorsak, azdan vazgeçmeyelim.

Cehalet Müslümanın vasfı olamaz. Allah (cc) hepimizi, ilmiyle amil olan kullarından eylesin. Âmin.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri