HZ. PEYGAMBER (SAV) DÜNYAYI NASIL ANLATTI?;
Peygamberimiz (sav) ; “ Bir yolcu, yolda giderken yoruldu. Bir bölgede dinlendi. Terini sildi. Kalktı ve yoluna devam etti. İşte insanın, dünyada kaldığı süre, o dinlenme zamanı kadardır.”
Aman Ya Rabbi, Hak Peygamber (sav) ne güzel anlattı. Kısa, öz ve anlaşılır.
Hakikaten öyle değil mi? Gelen gidiyor. Kalan var mı? Yok.
Veysel Karani’ye (ra); Bize nasihat et dediler; “ Babalarınız, dedeleriniz, anneleriniz, nineleriniz, onların anne ve babaları hep gitmediler mi? Gittiler. Siz onlardan nasihat almazsanız, başka neden nasihat alacaksınız?"
Özetle: Dünya değirmen. Malzemesi insan. Öğütüyor da öğütüyor. Ne zamana kadar? Rabbimizin emri ile İsrafil’in (as) suru üfürüp, kâinatın helak olmasına kadar. Aslında kıyameti beklemeye gerek yok. Kişi ölünce, onun küçük kıyameti kopar. Kıyametin büyüğü de, hepimizin başına gelecek olan mahşer hayatıdır.
HAFIZ SADİ ŞİRAZİ (RA) O DA DÜNYAYI ŞÖYLE ANLATTI;
Hafız Şirazi (ra), Muhabbetullah ve Muhabbet-i Resullullah ile dolu bir insan. O diyor ki; “ Kişi gülzâra (dünya) girdi. Bir gül kopardı. Koklamak istedi. Kervancı başının (Azrail’in (as)) sesi duyuldu ‘ Yükünü bağla, yola devam.’ “
Büyük sufi diyor ki, sen dünyaya geldin. Dünyanın yalancı güzelliklerine daldın. Azrail (as) peşinde. Aniden seni aldı. Huzura götürdü. Çünkü insanın dünyaya gelişi, ahirete gitmek içindir. Dünya, kundakla-kabir veya beşik ile mezar arasında bir yolculuk. İnsan bu kervanın, sade bir yolcusu. Büyük sufi aslında diyor ki, Dünyaya geldin. Dikkatli ol. Dünya zevkleri seni aldatmasın. Her sayılı günün bir bitimi vardır. Senin için de öyle. Sen de dünyaya geldin. Öleceksin, tekrar dirileceksin ve Allah’ın (cc) huzurunda hesap vereceksin. Bu hesaba hazır ol. Uyanık ol. Hakikaten öyle değil mi? Akşam bizimle sohbet eden birinin, sabah ezanlarıyla ölüm selâsı verilmiyor mu?
PEYGAMBERİMİZİN (SAV) MERHAMETİNİ, BÜYÜKLÜĞÜNÜ ANLATAN ŞU OLAYI DİKKATLİ OKUYUN;
Peygamberimiz (sav) mescidde Sahabilerle beraber bulunuyordu. Bir fakir geldi, açım, beni doyurun dedi. Peygamberimiz (sav) evlerine haber gönderdi, yiyecek yoktu. Peygamberimiz (sav) Sahabilere sordu, bu açı kim doyurur? Ensardan Ebu Talha (ra), ben Ya Resul Allah. Evine götürdü. Hanımına sordu. Yiyecek neyimiz var? Çocuklar için az bir şey. Çocukları uyut, kandili söndür. Biz de yer gibi yapalım, misafir doysun. Öyle de yaptılar. Olanı, Cebrail (as) Peygamberimize (sav) haber verdi. Ebu Talha (ra) sabah namazına geldi. O söze başlamadan Peygamberimiz (sav) ona; “ Allah (cc) akşam yaptığınızdan razı oldu.”
Bu kıssada dikkat çeken 3 husus var; 1-Peygamberimiz (sav) fakir için, önce kendi evinden, sonra Sahabilerden yardım istemesi. 2-Hem Peygamberin (sav) hem de Sahabi evlerinin yiyeceklerinin ne kadar az olduğu. 3-Sahabinin cömertliği.
Allah (cc) Peygamberimizin (sav) ahlakından, Ebu Talha’nın (ra) cömertliğinden, cömertlik istiyoruz. İstemek bizden, vermek cömert olan Rabbimizden.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.