Hayatın İçinden Kısa Kısa - 39

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 39

DÜNYAYI BİR DE PEYGAMBERDEN (SAV) DİNLEYELİM;

Hz. Peygamberimiz (sav); “ İnsanoğlu, dünyada iki şeyin kıymetini bilemez. Biri sağlık. İki zaman.” Hastalanınca sağlığın, İhtiyarlayınca gençliğin kıymetini bilmek, aslında çok geç kalmaktır. Gözünü, kulağını, ayağını, elini sonradan kaybedenlere bir sor bakalım. Saçları bembeyaz, nur gibi olanlara sor. Her şey daha dün gibi. Peygamber Efendimizin (sav) bütün Hadislerinde olduğu gibi, bu Hadisi de mucize niteliğindedir.

Hz. Nuh Peygamberimiz (as) 950 yıl yaşadı. 250 yaşında, Peygamberlik geldi. 700 yıl da tebliğ yaptı. Ancak kendisine, gemiye aldığı kadar 40-50 kişi iman etti. Cebrail (as) kendini bir ziyaretinde, “ Sen Ulü-l Azim Peygambersin. Senden sonrakilere dünyayı bir anlat. Çok güzel bir konak yapmışlar. Bir kapısından girip, bir kapısından çıkıyoruz.” Kendisine ikamet için güzel bir ev yapalım deyince, kamışlardan yapılmış, örtülü evi göstererek bu dünya için, bu kadar yeter. Peygamberimizin (sav) ve Nuh Peygamberimizin (as) bu izahları, dünyayı anlamamıza yeter ve artar.

ÖLÜM, AYRILIK VE HESAP NASIL OLACAK?;

Hz. Aişe (ra) validemiz kendisine Peygamberimizin (sav) şöyle dediğini anlattı; “ Cebrail (as) bana geldi. Şöyle haber verdi, 1-Ne kadar yaşarsan yaşa, öleceksin. Yani ölümsüz dünya yok. 2- Kimi seversen sev, ayrılacaksın. Fani olanları değil, baki olanları sevin. Dünya fani, ahiret baki. 3- Ne yaparsan yap, hesap vereceksin.” Mademki yapılanlardan sorgu var. O zaman akıllı insanın işi, iyi işler yapmak, helale-harama dikkat etmek, şüphelilerden sakınmak gerekir. Kısa ifadesiyle, adam olmak gerekir.

Konyalı Fahri Efendi (ra) hocamız, talebesi Hacı Veyis Zâde Mustafa Efendi (ra) ile beraberken talebeleri geldi. Hoca Efendilerinden dua istedi. Hacı Veyis Zâde Mustafa Efendi (ra), (ben de şahidim) âlim ol, fazıl ol, hafız ol, iyilerden ol diye uzatınca, Hocası Fahri Efendi (ra), Mustafa oğlum ne uzatırsın, adam ol, de hepsine yeter. İşaret edilen adamlık, Kuran ve Sünneti yani Allah (cc) ve Resulünün (sav) istediği gibi, adam olmak.

Yolumuzu aydınlatan bu değerli insanlar, dünyadan geldi geçtiler. Onlar sırasını savdı. Sıra bizde Kitaplarımızda şöyle bir olay anlatılır; “ Güzel bir belde vardı. Ağaçları, suları, insanları çok güzeldi. Adeta cennetten bir bahçe idi. Adam, beldeden bir süre dışarı çıktı. Dönünce baktı ki, sular kesilmiş, ağaçlar kurumuş ve insanlar yok olmuştu. Kalanlara sordu, ne oldu? Cevaben, O iyi adamlar, iyi atlara bindiler gittiler. Şimdi, bizim halimizi, bu kıssa güzel anlatmaktadır.

Ne gelir elden ki, Rabbimiz nizamı böyle kurdu ve bizlere emir buyurdu ki, sizin hepinizi, yeniden yeni şekliyle yaratıp, mahşerde toplayacağım. İşte o toplantı gününde buluşmak hasret ve dileğiyle.

RAHMET PEYGAMBERİ (SAV) İHTİLAFLARI NASIL ÇÖZDÜ?;

Müşrik kabileler, aralarında işbirliği yaparak Kâbe-i Muazzama’yı tamir ediyorlardı. Tamirat bitince, Hacer-ül Esved’i yerine koyma hususunda, aralarında niza çıkmış. Neredeyse kabileler arasında savaş çıkacaktı. İçlerinde biri, bir teklif getirdi. ‘Kâbe’ye ilk gelen, hakem olsun.’ İlk gelen, Peygamberimizdi (sav). Durumu ona anlattılar. Peygamberimiz (sav) genişçe bir bez getirmelerini ve Hacer-ül Esved’i ortaya koymalarını, kabile reislerinin hepsinin, bezin birer ucundan tutarak, Hacer-ül Esved’i, Kâbe’nin yanına getirdiler. Peygamber Efendimiz (sav) mübarek elleriyle, Hacer-ül Esved’i, şimdi olduğu yere koydu. Kabile reisleri, çok memnun oldular. Böylece büyük bir cidal önlenmiş oldu.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri