MÜSLÜMAN KARI KOCA NİMETE NASIL KAVUŞTU?
Tefsirlerimizde şöyle bir olay anlatılır; “Eski kavimlerden Peygamberlerinin birine, Allah (cc) şöyle vahiy etti: “ Şu iki kulumun ömrünün yarısını fakir, yarısını da zengin yaşatacağım. Onlara sor, fakirliği gençliğinde mi, yoksa yaşlılığında mı istiyor? Adam, Peygamberden (as) izin istedi. Hanımıyla istişare etti. Hanımı, gençken zenginliği istiyordu. Adam ise, yaşlılığında zenginliği istiyordu. Müzakerelerden sonra Peygambere (as) cevap verdiler. Zenginliği, gençliğimizde istiyoruz. Hanım, beyine şu şartı koştu, her ne kadar kendimize harcarsan, bir o kadar ve fazlasını da, nimete şükür olarak sadaka vereceksin. Yıllar böyle geçti. Devamlı sadaka veriyorlar, bir miktar kendilerine harcıyorlardı. Yaşlandılar, süre doldu. Fakirleşmeleri gerekiyordu. Peygamber (as) sordu, Ya Rabbi, süre doldu hikmeti nedir? Hala zenginler. Allah (cc) cevap verdi, “ Kulum, bütün nimetlerime şükür etti. Onu müjdele. Geri kalan ömrü de, zenginlik içinde olacak. “
Özetle anladıklarımız; 1-Şükür, nimeti artırır. 2- Zekât vermek, malı azaltmaz çoğaltır. 3- Ölüm zamanı, öne alınmaz ve tehir edilmez. Ancak ömür bereketlenir. 4- Saliha Hanım iyidir. Güzeldir. Dünya nimetlerindendir. Hz. Peygamber (sav) buyurdular; “ Bana dünyada 3 şey sevdirildi. 1- Gözüm nuru namaz. 2- Güzel koku. 3- Saliha Hanım. “
Değerli okuyucu, hanımlarınızı şikâyet etmeyin. Onların hatalarına rağmen, mutlaka iyi tarafları vardır. Eksiklerini, biz tamamlayalım. Kısaca, onlara iyi söyleyip, iyi olalım. Peygamberimiz (sav) veda hutbesinde “ Kadınlar size emanettir. Onlara iyi muamele edin.” emrini unutmayalım.
HELAL LOKMANIN ÖNEMİ;
(Okursan, faydalı olur)
Rabbimiz, Kuran-ı Kerimde, Peygamberimiz de (sav) Hadis-i Şeriflerinde, helal lokmanın önemi üzerinde durmuşlardır. Bize emir sigasıyla, “ Size verdiğimiz rızıktan helal olanı yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. “ (Araf süresi. 31) buyurulmuştur. Peygamber Efendimiz (sav) de, “ Rızkın en hayırlı olanı, el emeğiyle kazanılandır. “ buyurmuşlardır. Bize düşen görev, bu ve benzeri emirleri okuyup, öğrenmek rızkımızı helal yoldan kazanmak ve Allah’ın (cc) verdiğine razı olmaktır.
Peygamber (sav) hayatından bir örnek; “ Bir Sahabi geldi. Geçim sıkıntısı içinde olduğunu söyledi. Peygamber (sav) Efendimiz, o günün şartlarında, bir balta alıp gel, dedi. Baltaya kendi mübarek elleriyle, sap taktı. Bununla git, ormandan odun kes, gel, sat. Rızkını kazan. Rızkın en hayırlısı, el emeğiyle olandır ve devamla az da olsa, bu kazancından sadaka ver.”
Hz. Peygamberimizin (sav) bu al-i cenab hareketi, umarım bizlere örnek olur.
EY KULUM, BEN SENİNLEYDİM, SEN KİMİNLEYDİN?
Vaiz efendi, kürsüde mahşerde sorulacak soruları sıralıyordu. Nereden kazandın? Nerede harcadın? Ömrünü nasıl geçirdin? İbadetlerini yaptın mı? Haram helallere dikkat ettin mi? Sorular art arda geliyordu. Vaazı dinleyenler içinde, İmam Şibli de (ra) vardı. Yumuşak bir üslupla, vaiz efendiye, sorunun birini unuttun hocam, diyerek ‘ Ey kulum, ben hep seninleydim sen kiminleydin? ‘
Alınacak hisseler çok önemli.
“Nerede olursanız olun, Allah (cc) sizinle beraberdir. “ el Hadid (1)
“Biz, ona şah damarından daha yakınız. “ Kaf (16)
“Şunu iyi bilin ki, Allah (cc) insan ile kalbi arasına girer. “ Enfal (24)
Bu ayetler ışığında, Allah (cc) her zaman bizimle beraberdir. Bizi görür. Bizim dünya gözüyle Rabbimizi görmemiz mümkün değil. Ehlisünnet âlimlerimiz ittifakla, cennetteki Müslümanların Rabbimizi göreceğine itikat ettiler. Biz de böylece inanıyor ve iman ediyoruz. Ya Rabbi, bize ahirette cemalini göster. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.