Hayatın İçinden Kısa Kısa - 236

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 236

RÜYADA YENEN DAYAĞIN HATIRASI

Ebu Hasan İbni Harezm anlatıyor: İbni Harezm bir alimdir. Talebe okutmaktadır. Bir gün İmam Gazali’nin (ra) İhya Ulumiddin adlı eserini okudu. Kendine göre beğenmedi. İtirazlar koydu. Neticede elindeki kitabı yakmak istedi. O gece rüyasında İbni Harezm kendi talebe okuttuğu camiye girdi. Caminin içinde Peygamberimiz (sav) oturuyordu. Sağında ve solunda Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) vardı. İmam Gazali de (ra) elinde İhya kitabı ile ayakta duruyordu. İmam Gazali (ra) beni göstererek şu adam benim hasmımdır. Resullullah’ın (sav) huzurunda diz çöktü ve Peygamberimize (sav) kitabını verdi ve şöyle sordu Ya Resul Allah bu kitabın içinde senin sünnetine uymayan bir şey var mı? Peygamber Efendimiz (sav) baktı “Yok” dedi. Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer’e (ra) verdi. Onlar da baktılar. Onlar da çok güzel bir kitap dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) bana “Elbiseni soyun. Sırtını aç. İftira edenlere verilen had cezası sana verilecektir. “Sırtıma sopa vurulmaya başladı. Çok canımı yakıyordu 5. Sopaya gelince Hz. Ebu Bekir (ra) Efendimiz Ya Resul Allah İbni Harezmin de maksadı senin sünnetine tazim içindir. Öyle yapmaya çalışıyordu ama yanıldı. Uygun görürseniz affedin. Peygamberimiz de (sav) affetti. İmam Gazali de (ra) davasından vazgeçti. Sabah olunca İbni Harezm rüyasını talebelerine anlattı. Rüyada yediğim dayağın acısını hissediyorum. Sopaların izi sırtımda. Sırtını açtı. Talebelerine gösterdi ve tövbe etti.

Şimdi bu sahih rüyayı niye anlattık. Ehli Sünnet düşmanlarının İmam Gazali’nin (ra) kitaplarında sahih olmayan Hadislerin bulunduğunu söyleyerek Muhterem İmamımıza yani Ehli Sünnete hücum etmektedirler. Umalım ki bu olay bazılarının aklını başına getirir.

İmam Gazali (ra) Hz. lerinin vefatı ile ilgili sağlam kaynaklarımızda şöyle bir olay anlatılır: Hicri 505 Cemaziyelevvel ayının 14 Pazartesi gecesi zikir ve tesbih çekti ve Kuranı Kerim okudu. Abdestini tazeledi. Namazını kıldı. Kefenini istedi. Yüzüne sürdü. Başına koydu. Sonra dua etti. Ey benim Rabbim malikim emrin başım gözüm üzere olsun. Odasına girdi. Uzun süre çıkmadı. Yanına girince gördüler ki kefenini giymiş yüzünü kıbleye çevirmiş vefat etmişti. Vasiyeti üzerine mezarına Şeyh Ebu Bekir en-Nessac koydu. Şeyh mezardan çıkınca yüzünün rengi değişmişti. Sordular. Cevap vermedi. Israr üzerine şöyle anlattı: Cenazeyi kabre koydum. Kıble tarafından nurlu bir el uzandı. Hafiften bir ses bana Muhammed Gazalinin elini Muhammed Mustafa’nın (sav) eline koy. Ben de denileni yaptım. Yüzümün sararmasının sebebi buydu dedi. Şimdi bu olay bize büyük alim Gazali’nin (ra) Peygamber Efendimizle (sav) olan ünsiyetini göstermektedir.

İkinci bir olay da kitaplarımızda şöyle nakledilmektedir: Seyyid Mustafa anlatıyor: Ben Mescidi Nebevinin temizlikçisi idim. Her gün Peygamberimiz (sav) rüyamda görüyor her gördüğümde bana tebessüm ediyorlardı. Ben de ona sevinirdim. Bir gün Peygamberimizi (sav) üzgün gördüm. Çok üzüldüm. Peygamberimiz (sav) bana dönerek; “Üzülme. Bir kusur işlemedin. Benim ümmetimden benim ismimi taşıyan biri vefat etti. Üzüntüm ondandır.” Sonra öğrendim ki o gece İmam Gazali (ra) Hz. leri vefat etmişti.

Bu olay da bize Peygamberimizin (sav);” Peygamberler mal bırakmazlar. Bıraktıkları ilimdir. Ulema da onun varisidir.” Sözünü hatırlattı.
Biz burada Peygamber varisi büyük alim veli sufi bir zattan bahsediyoruz. Kati inanıyoruz ki İnşallah mahşerde onunla buluşacağız. Bu yazılarımız da tanışmamıza delil olacaktır.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri